Kıymetli okurlarım bu hafta sizlerle vergi mevzuatında YENİDEN DEĞERLEME olarak adlandırılan müessese hakkında öz ve önemli birtakım bilgileri paylaşmayı arzu ettim. Vergi mevzuatını her okuduğumuzda yeni anlamları ve durumları kavradığımızı düşünerek, umarım bu yazım ile birlikte yazımızın konusu oluşturan uygulama hakkında sizlerin düşünce yapısına yeni anlamlar katarız. Şimdiden yararlı bir yazı olması dileğimle…

Yeniden değerleme müessesesi nedir?
Yeniden Değerleme; basit bir anlatımla işletmelerin faaliyetlerini yürütmek amacıyla temin ettikleri ve muhasebe kayıtlarına ilk edinim bedelleriyle (maliyet bedeli) aldıkları; maddi ve maddi olmayan duran varlıklarını (taşınmazlar, makine-teçhizatlar, demirbaşlar, taşıtlar, haklar vb. duran varlıklar) yıllar içinde oluşan fiyatlar genel seviyesindeki artışlara paralel olarak muhasebe kayıtlarında da değerlerinin güncellenmesini sağlayan önemli bir müessesedir. Bu yolla, esasen işletmeler maddi veya maddi olmayan duran varlıklarını maliyet bedellerini enflasyonist etkilere karşı güncellemektedirler.

Yeniden değerlemeye ilişkin mevzuat gelişimi nasıldır?
Yeniden Değerleme uygulaması vergi litaratüründe esasen sürekli var olduğu düşünülen bir uygulama olmakla birlikte, vergi mevzuatımıza Enflasyon Düzeltmesi uygulamasının yürürlüğe girdiği 2003 yılına kadar uygulanmış olan, 2003 yılından itibaren yürüklükten kaldırılan ve 2003 ila 2022 yılları arasında ise enflasyon düzeltme koşulları oluşmadığı için enflasyon düzeltmesi yapılamadığından, iş dünyasının talepleri çerçevesinde ancak geçici  uygulamalar olarak karşımıza çıkan (Vergi Usul Kanunu Geçici 31’inci maddesi) ve uygulanması sonucunda vergi idaresine düşük oranlarda da olsa (% 5, % 2) yeniden değerleme vergisi olarak da ifade edilebilecek bir vergi yükü doğuran uygulama olmuştur. 2022 yılı başından itibaren ise enflasyon düzeltmesinin yapılmadığı/yapılmayacağı vergilendirme dönemlerinde kalıcı ve vergisiz bir uygulama olarak tekrar vergi mevzuatımızda Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 298/Ç maddesiyle yerini alan bir uygulama olmuştur.

Ayrıca gerek Geçici 31 inci madde uyarınca yeniden değerleme yapmamış olan ya da 31.12.2021 tarihinden önce Geçici 31 inci madde uyarınca yeniden değerleme yapmış olan mükelleflerin, duran varlıklarını 31.12.2021 tarihine kadar olan süreye tekabül eden enflasyonist etkileri arındırabilmek amacıyla yine vergili (%2) olan Geçici 32 inci madde uyarınca da yeniden değerleme yapılması imkânı getirilmiştir.

Bu iki paragrafta yaptığımız anlatımları şu şekilde özetleyebiliriz, 31.12.2021 tarihine kadar olan dönemde Geçici 31’inci ve Geçici 32 inci madde uyarınca vergili yeniden değerleme uygulamaları bulunmakta, 1.1.2022 tarihinden itibaren ise vergisiz yeniden değerleme imkânı bulunmaktadır.  Geçici 31 inci madde kapsamında yeniden değerleme yapmamış ve bu imkândan yararlanamamış olan işletmeler için geç kalınmış bir durum yoktur, bunlar için Geçici 32 inci madde uyarınca 31.12.2021 tarihine kadar olan dönem için vergili yeniden değerleme imkanı devam etmektedir.

Kimler yeniden değerleme yapabilir? Kimler Yapamaz?

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 298/Ç maddesinde yer alan düzenlemelere göre; 1.1.2022 yılından itibaren yapılabilecek yeniden değerleme uygulamasından; kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan kurumlar vergisi mükellefleri ile Türkiye’de yerleşmiş olan gerçek kişi gelir vergisi mükelleflerinden (tam mükellef gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri olarak ta ifade edersek yanlış olmaz) bilanço esasına göre defter tutan mükellefler (kollektif, adî komandit ve adî şirketler dâhil) yeniden değerleme uygulamasından yararlanabilir.

Bunun sonucu olarak, işletme hesabı esasında defter tutan ikinci sınıf tüccarlar, serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbapları, vergiye tabi ancak bilanço esasında defter tutmayan, zirai işletme hesabında defter tutan zirai kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri yeniden değerleme uygulamasından yararlanamamaktadırlar. Ayrıca enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler de yeniden değerleme uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

Neden yeniden değerleme yapmalıyız?

Yeniden değerleme uygulaması özü itibariyle işletmenin bir tarihte aldığı duran varlığın maliyet bedelinin artırılması sonucunu doğuran önemli bir uygulamadır.

Bu yönüyle işletmelerin duran varlıklarının maliyet bedeli, yeniden değerleme oranında, katsayısında (bu oran duran varlığın iktisap tarihi ile yeniden değerleme yapılacak tarihin arasındaki sürenin fazla olması durumunda bu oran veya katsayı da yüksek olacağından) artırılmaktadır. Bu artırım sonucunda oluşabilecek birkaç avantaj şunlar olabilir.

1) Yeniden değerleme sonrası iktisadi kıymetlerin değerlerinin yükselmesi sonucunda amortisman giderlerindeki artış nedeniyle vergi avantajı,

2)  Yeniden değerleme sonrasında iktisadi kıymetlerin değerleri arttığından, bu kıymetlerin satılması halinde karlılık ve dolayısıyla vergi yükünü azaltması avantajı,

3) Yeniden değerleme sonrasında oluşan değerleme farkının özkaynaklar hesap grubunda izlenmesi nedeniyle Özkaynakların yükselmesi ve şirketlerin teknik iflastan çıkma imkanına kavuşması avantajı,

4) Özkaynakların yükselmesi ve işletmenin borçlarının özkaynaklar tutarının altına düşmesi sonucunda, finansman gider kısıtlamasına tabi olmama ve bu nedenle kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınan tutarlarda azalma nedeniyle oluşan vergi avantajı,

5) Özkaynaklardaki yükselme nedeniyle, işletmenin ilişkili kişilerinden yapmış olduğu borç tutarlarının toplamının yıl içinde özkaynak tutarının 3 katının altında kalması sonucunda, örtülü sermaye sorgulamasını ortadan kaldırması ve ilgili borçlanmalar nedeniyle katlanılan finansman giderlerinin gider olarak dikkate alınabilmesi avantajı.

6) Özkaynakların yükselmesi nedeniyle, işletmelerin bilançolarının yapısının güçlenmesi nedeniyle banka ve kredi kuruluşlarından daha kolay kredi almasına sağlama avantajı.

Yeniden değerleme yapılırken nelere dikkate edilmelidir?

Sonda ifade edeceğimiz hususu en başta da söylemekte yarar var. Yeniden Değerleme hesaplamalarında mutlaka mali müşaviriniz veya yeminli mali müşavirinize danışmanızı öneririm. Zira bu yazıya sığmayacak incelikler ve hesaplamada dikkat edilmesi gereken hususlar var. Bu işin uzmanı olan mali müşavirler ile yeminli mali müşavirleriniz sizlere önemli derecede yardımcı olacaklardır…

Dikkat edilmesi gereken ana unsurlar şunlar olacaktır:

  • Yeniden değerleme zorunlu değildir, ihtiyaridir. İşletmenizin aktifinde bulunan duran varlıkların edinim zamanı, amortisman oranı ve söz konusu iktisadi kıymeti yakın bir zamanda satmayı düşünüp düşünmediğinize bağlı olarak yeniden değerleme yapmak sizin için önemli derecede avantajlar sağlayabilir. Bu işin uzmanları olan mali müşaviriniz veya yeminli mali müşavirinize danışarak, bu imkandan yararlanmanızın faydalı olup olmayacağını öğrenerek kararınızı vermenizi öneririm.
  • Yeniden değerlemeye tabi tutulacak iktisadi kıymetin; Geçici 31 maddenin 1-6 fıkraları ya da aynı maddenin 7 nci fıkrasında belirtilen ya da Geçici 32 inci maddeye göre yeniden değerleme uygulamasına tabi tutulmuş olup olmadığını mutlaka değerlendirin. Zira, Mükerrer 298 Ç ye göre yeniden değerleme yapılacak iktisadi kıymetin hesaplamaya esas başlangıç değerinin ve ilgili dönemler (Geçici 31 veya Geçici 32 bakımından) için kullanılacak yeniden değerleme oranının tespitinde bu çok önemli…
  • Mük.298 Ç de belirtilen yeniden değerlemeyi yapmazdan önce, mutlaka Geçici 32 inci madde uyarınca yeniden değerleme yapıp yapmayacağınıza karar veriniz. Pek çok durumda Geçici 32 inci maddeye göre yeniden değerleme yapmak lehe olabilir, ancak bu işlem için ödeyeceğiniz yeniden değerleme işlem vergisi ile elde edeceğiniz faydalar kıyaslandığında bazen Geçici 32 inci maddeye göre yeniden değerleme yapma imkanından yararlanmak istemeyebilirsiniz. Ancak şunu da mutlaka hatırlatalım; eğer önce mükerrer 298 Ç ye göre yeniden değerleme yaptıysanız bu iktisadi kıymet için Geçici 32 maddede belirtilen yeniden değerleme imkanınızı kaybedersiniz. Bu nedenle uygulamanın tüm yönlerini etraflıca tetkik ediniz. Bu konunun uzmanları olan mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler bu hesaplamaları sizler için kolaylıkla yaparlar…
  • Yeniden değerleme yaparken mutlaka yeniden değerlemesi yapılan iktisadi kıymete ilişkin amortismanları da aynı nispette yeniden değerlemeye tabi tutmayı unutmayınız. İktisadi kıymetin değerindeki artış ile amortisman hesabının değerindeki artış arasındaki fark tutarı duran varlık yeniden değerleme artışı fon hesabına kaydedilir.
  • Amortisman uygulamasına tabi tutulmayan boş arazi ve arsalar için, Geçici 31 ve Geçici 32 inci maddeler kapsamında yeniden değerleme yapılması mümkün iken Mükerrer 298 / Ç maddesinde kapsamında belirtilen yeniden değerleme ise yapılamaz, buna mutlaka dikkat…
  • Duran varlık yeniden değerleme değer artış fon hesabında oluşan tutarı sermaye hesabına eklemezseniz, iktisadi kıymetin satışı sırasında bunu dikkate almalısınız. Bu durumda duran varlık satış karı değer artış hesabı kadar fazla oluşur. Sermaye hesabına ekleyerek işletmenizin öz kaynak yapısını güçlendirebilirsiniz. Firmanızın öz kaynak yapısının güçlendirilmesinin avantajlarından bir önceki bölümde bahsettim, kayda değer avantajlar bulunuyor…
  • İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara isabet eden amortismanlar dâhil) yeniden değerleme kapsamına girmediğinden yeniden değerleme yaparken ve duran varlık yeniden değerleme artışı tutarını hesaplarken; bu tutarları duran varlık ve amortisman hesabından tenzilini yapmayı unutmayınız.
  • Amortismanın herhangi bir yılda ayrılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir. Bu nedenle yeniden değerleme işlemini yaparken, ayrılmamış olan amortisman tutarlarını amortisman hesabına ekleyerek mutlaka dikkate alınız.
  • Yapılacak yeniden değerlemede Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ilan edilen yeniden değerleme oranlarını kullanınız.
  • Yeniden değerleme işlemi sonucunda hesaplanan duran varlık yeniden değerleme artış fonu hesabını sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba naklederseniz ya da işletmeden çekerseniz nakil veya işletmeden çekilen bu tutarlar bu işlemlerin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur. Sermayeye eklerseniz, değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
  • Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması (satış, devir, işletmeden çekiş, tasfiye gibi) halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları, sermayeye ilave edilmemiş ise aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutularak satış kazancının hesabında dikkate alınması gereğini mutlaka göz önünde bulundurunuz.
  • Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilir.
  • Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.
  • Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmaz.
  • Enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluştuğu dönemlerde, Mükerrer 298/Ç de maddesi uyarınca yeniden değerleme yapılamaz.
  • Geçici 31 inci maddenin 1-6 fıkraları uyarınca yapılan yeniden değerleme işlemlerinde sadece TAŞINMAZLAR (boş arazi ve arsalar dahil) yararlanabilir iken aynı maddenin 7 nci fıkrası ve Geçici 32 inci madde uyarınca yapılacak yeniden değerlemelerden ise hem TAŞINMAZLAR (boş arazi ve arsalar dahil) hem de AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ KIYMETLER yeniden değerleme imkanından yararlanabilmesi mümkündür.

Mükerrer 298/Ç maddesi kapsamında yapılacak yeniden değerleme işlemlerinde ise AMORTİSMANA TABİ İKTİSADİ KIYMETLER (taşınmaz olsa dahi boş arazi ve arsalar amortismana tabi olmadığından bunlar hariç) yararlanabilmektedir.

En Yakın Yeniden Değerleme Ne Zaman Yapılabilir?

Yeniden değerleme işlemleri ya hesap dönemi sonunda ya da hesap dönemi içinde yer alan geçici vergi dönemleri sonunda olmak üzere yapılması mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle en yakın geçici vergi dönemimiz Ocak-Eylül/2022 aylarını barındıran 3’üncü geçici vergi dönemimizdir. Bundan önceki 2. Ve 1. Geçici vergi dönemlerinde de yeniden değerleme yapılması pek tabiiki mümkündü. Ancak ister yararlanmış olun ister yararlanmamış olun, 3. Geçici vergi döneminde 31.12.2021 tarihi ve öncesinde alınmış ve halen işletmenizin aktifinde kayıtlı olarak amortismana tabi bir iktisadi kıymetiniz var ise, bunları ve bunların amortismanlarını 3. Geçici vergi dönemi sonu olan 30.09.2022 tarihi itibariyle yeniden değerlemeye tabi tutabilirsiniz.

Gelir İdaresi Başkanlığı 2022 yılı 3 üncü geçici vergi döneminde yeniden değerleme yapacak işletmeler için yeniden değerleme oranını % 92,93 (yüzde doksaniki virgül doksanüç) olarak tespit etmiş ve bunu 61 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri ile (gib.gov.tr/node/161613)  30.09.2022 tarihinde ilan etmiştir. Yeniden değerleme oranının bu oranda açıklanmasını beklediğimizi Geçici vergi dönemlerinde uygulanacak yeniden değerleme oranlarının pratik yöntemle tespiti başlıklı yazımla (https://www.dunya.com/kose-yazisi/gecici-vergi-donemlerinde-uygulanacak-yeniden-degerleme-oranlarinin-pratik-yontemle-tespiti/667332) bu köşeden 27.08.2022 günü  sizlerle paylaştığımı da hatırlatmak isterim. Yöntem doğru, sonuç doğru…

Vergi uygulamasında yetki Vergi uygulamasında yetki

Bu geçici vergi döneminde de yeniden değerleme yapmak istemezseniz, bir yıllık hesap döneminizin sonu olan 31.12.2022 tarihi (özel hesap dönemi olan işletmelerde özel hesap döneminin sonu olan tarih) itibariyle de yeniden değerlemenin yapılması mümkün bulunmaktadır. Ancak bu yıl yapmadığınız yeniden değerleme imkanından gelecek yıl yapacağınız yeniden değerleme işleminde yararlanmanız mümkün bulunmaktadır. Her yılın hakkını o yılda kullanabilirsiniz… 

Dünya | Abdullah KİRAZ