Avrupa Birliği’nde yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanırken, özellikle güneş enerjisindeki büyüme dikkat çekiyor. Eurostat verilerine göre AB’de yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 50’ye yaklaşırken, yeşil ekonomide en fazla gelir sağlayan alan ise atık yönetimi oldu.
İran’daki savaş ve küresel enerji piyasalarında artan jeopolitik gerilimler, Avrupa’nın enerji bağımsızlığı arayışını yeniden gündeme taşıdı. Bu süreçte yenilenebilir enerji kaynakları, AB ülkeleri için stratejik öneme sahip alanlardan biri haline geldi.
Yenilenebilir enerjinin payı yüzde 50’ye yaklaştı
Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği’nde yenilenebilir enerji kullanımı 2024 itibarıyla toplam enerji tüketiminin yaklaşık yarısına ulaştı. Avusturya ve İsveç gibi bazı ülkeler ise enerji ihtiyaçlarının yüzde 90’ını yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladı.
AB’de yenilenebilir enerji üretiminde en büyük payı yüzde 38 ile rüzgar enerjisi alırken, hidroelektrik yüzde 26 ile ikinci sırada yer aldı. Ancak en hızlı büyüyen alan güneş enerjisi oldu.
2008 yılında toplam üretimde yalnızca yüzde 1 seviyesinde bulunan güneş enerjisinin payı, 2024’te yüzde 23’ün üzerine çıktı. Uzmanlar, fotovoltaik güneş panellerinin önümüzdeki birkaç yıl içinde hidroelektrik üretimini geride bırakabileceğini belirtiyor.
En kârlı sektör atık yönetimi oldu
AB verilerine göre yeşil ekonominin en yüksek gelir sağlayan sektörü atık yönetimi olarak öne çıktı.
2023 yılında atık yönetimi sektörünün ekonomik çıktısı 200 milyar euroyu aşarken, bu rakam son 10 yılda yüzde 78 artış gösterdi. Böylece sektör, atık su yönetimi ve malzeme geri kazanımı gibi diğer çevreci faaliyetlerin yaklaşık iki katı büyüklüğe ulaştı.
Atık yönetimi aynı zamanda istihdam açısından da ilk sırada yer aldı. Avrupa genelinde bu alanda yaklaşık 1 milyon kişi çalışıyor.
Yeşil istihdam hızla artıyor
Eurostat verileri, AB’de yeşil ekonomide çalışan sayısının son 10 yılda 2 milyondan fazla arttığını ortaya koydu.
2014 yılında 3,6 milyon olan yeşil iş sayısı, 2023 itibarıyla 5,8 milyona yükseldi. Böylece sektörde yıllık ortalama büyüme yüzde 5,5 seviyesinde gerçekleşti.
Enerji tasarrufu alanı 800 binden fazla çalışanla ikinci sırada yer alırken, yenilenebilir enerji sektöründe yaklaşık 785 bin kişi istihdam edildi. Toprak ve yeraltı suyu koruma faaliyetlerinde çalışan sayısı ise 680 bine yaklaştı.
Şirketlerde “çevre lideri” dönemi
Yeşil dönüşüm sürecinde “environmental lead” yani çevre lideri pozisyonlarının da önem kazandığı belirtiliyor.
Bu görevde çalışan kişiler, şirketlerin çevresel etkilerini denetliyor, karbon salımını ölçüyor ve sürdürülebilirlik politikalarının uygulanmasını sağlıyor. Ayrıca döngüsel ekonomi uygulamaları geliştirerek çevresel ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor.
AB’de yeşil politikaların geleceği tartışılıyor
AB yeşil ekonomisi 2014’ten bu yana yıllık ortalama yüzde 8 büyüme kaydetti. Üye ülkelerin toplam yeşil ekonomi çıktısı 2023 yılında 1,33 trilyon euroya ulaştı.
Ancak 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından çevreci politikaların geleceği tartışma konusu oldu. Yeşillerin güç kaybetmesiyle birlikte daha muhafazakâr ve rekabet odaklı politikaların öne çıktığı değerlendiriliyor.
Bu kapsamda Avrupa Komisyonu’nun 2025 yılında sunduğu “Omnibus I” paketi dikkat çekti. Düzenleme ile şirketler üzerindeki çevresel yükümlülüklerin azaltılması hedeflenirken, bazı çevre örgütleri bunu “sadeleştirme adı altında kuralsızlaştırma” olarak değerlendirdi.
AB ayrıca “greenwashing” olarak bilinen yanıltıcı çevreci reklamları önlemeyi amaçlayan Green Claims Directive görüşmelerini de askıya aldı. Pestisit kullanımını azaltmayı hedefleyen düzenlemeler ile Doğa Restorasyon Yasası’ndaki bazı maddeler de yumuşatıldı.
Dünya