Müfettişlerin bu incelemelerdeki temel yaklaşımı “Hizmet fiilen alındı mı, alındıysa bu hizmet Türkiye’deki şirkete bir fayda sağladı mı?” sorusudur. Sadece bir sözleşme ve fatura ibraz etmek, incelemeyi geçmek için kesinlikle yeterli bulunmamaktadır.
Hizmetin fiilen alındığını ve hukuki tabiriyle “grup içi hizmetin varlığını” ispat etmek için mükelleflerin inşa etmesi gereken çok katmanlı bir savunma mekanizması (savunma dosyası) bulunmaktadır. Yapılması gerekenler ve toplanması gereken deliller aşağıda listelenmiştir:
* Hizmetin fiilen alındığının ispatı (Fiziki ve dijital deliller)
Müfettiş, faturanın arkasındaki emeği ve iş gücünü görmek ister. Bu nedenle aşağıdaki kanıtların geriye dönük olarak arşivlenmesi hayati önem taşır:
* E-posta ve haberleşme trafiği: Yurt dışındaki uzmanlar veya yöneticilerle yapılan, hizmetin ifasına ilişkin teknik, idari veya mali e-posta yazışmaları.
* Çıktılar, raporlar ve sunumlar: Grup tarafından Türkiye için hazırlanan pazar analizleri, fizibilite raporları, bütçe sunumları, aylık/yıllık performans raporları, hukuki görüşler veya İK strateji dökümanları.
* dijital ayak izleri (Log kayıtları): Eğer IT, ERP (SAP/ Oracle vb.) veya siber güvenlik hizmeti alınıyorsa; yurt dışındaki merkezin Türkiye’deki sistemlere uzaktan erişim sağladığına dair sistem log kayıtları, güncellemeler ve bilet (ticket) yönetim sistemi kayıtları.
* Toplantı tutanakları ve seyahat belgeleri: Yurt dışından gelen uzmanların katıldığı yönetim kurulu, strateji veya teknik toplantıların tutanakları (Mom); bu kişilerin Türkiye’ye gelişlerine ilişkin uçak bileti ve otel konaklama faturaları.
2 “Ekonomik ticari fayda” testi (Benefit test)
Hizmetin alınmış olması yeterli bulunmamakta; bu hizmetin Türkiye’deki şirketin ticari faaliyetine doğrudan katkı sağladığının veya maliyetlerini azalttığının ispatlanması beklenmektedir.
* Alternatif maliyet analizi: "Biz bu hizmeti yurt dışındaki grup şirketinden almasaydık, Türkiye'de üçüncü bir taraftan (danışmanlık firmasından) çok daha pahalıya alacaktık" ya da "Türkiye'de bu iş için ayrı bir departman kurup istihdam yaratmak zorunda kalacaktık ve maliyetimiz X kat artacaktı” argümanı rakamlarla desteklenmelidir.
* Mükerrerlik testi (Duplication): Türkiye'deki şirketin kendi bünyesinde zaten bir İK direktörü veya hukuk müşaviri varsa ve yurt dışından yine "İK/Hukuk yönetim ücreti" fatura ediliyorsa, müfettiş böylesi durumlarda ayrıntılı açıklama, belgeleme beklemektedir.
Yurt dışından alınan hizmetin, Türkiye'deki yerel kadronun yetki ve uzmanlığını aşan, "bölgesel veya küresel koordinasyon/strateji" seviyesinde olduğu netleştirilmelidir.
* Hissedar faaliyeti (Shareholder activity) ayrımı: Ana ortağın, sırf kendi yatırımını kontrol etmek, genel kurulu toplamak veya konsolide finansal tablolarını hazırlamak için yaptığı harcamalar “grup içi hizmet” olarak Türkiye’ye fatura edilmesi kabul edilmemektedir. Fatura edilen hizmetin hissedarın değil, doğrudan Türkiye’deki şirketin operasyonel ihtiyacı için yapıldığının kanıtlanması beklenmektedir.
3 Maliyet dağıtım anahtarlarının rasyonelliği
Grup içi hizmetler genellikle “Maliyet + Makul Kâr (Cost Plus)” veya “Maliyet Paylaşımı (Cost Sharing)” yöntemiyle fatura edilir.
* Dağıtım anahtarının mantığı: Ortak giderlerin (örneğin küresel bir yazılımın maliyetinin) ülkelere hangi kriterle dağıtıldığı (ciro oranı, personel sayısı, işlem hacmi vb.) net ve adil olmalıdır.
* Maliyet Havuzu (Cost pool) şeffaflığı: Yurt dışındaki ilişkili şirketten, fatura edilen tutarın içinde hangi maliyet kalemlerinin (personel maaşları, genel idare giderleri vb.) yer aldığına dair kırılımlı bir döküm (Cost Pool analizi) talep edilmeli ve dosyada saklanmalıdır.
Şayet şirket dışından alınan hizmetlerin maliyeti yansıtılıyorsa, bu üçüncü taraf hizmet maliyetleri ile ilgili detay bilgilere yer verilmelidir.
* Kâr marjının makullüğü: Eğer maliyetin üzerine bir kâr marjı (mark-up) ekleniyorsa, bu marjın (genellikle %5 ila %10 arası kabul görür) emsallere uygun olduğu transfer fiyatlandırması raporunda kıyaslama analizi (benchmarking) ile desteklenmelidir.
4. Şirketlerin atması gereken somut adımlar (Ne yapmalılar?)
1. Kapsamlı bir "sözleşme” hazırlayın: Sözleşmede hizmetin tanımı "Yönetim Hizmeti" gibi muğlak olmamalı; "X yazılımının altyapı desteği, Y pazarlama stratejisinin oluşturulması" gibi spesifik olmalıdır. *Faturaların mümkün olduğu kadar hizmet türleri veya hizmet birimleri itibariyle detaylandırılmış ve ayrı ayrı fiyatlandırılmış olması kolaylık sağlayacaktır.
2. Yıllık transfer fiyatlandırması raporu: Her yıl hazırlanan Kurumlar Vergisi ekindeki Transfer Fiyatlandırması Raporu'nda bu grup içi hizmetlere özel bir parantez açılmalı, yukarıdaki "Fayda Testi" ve "Emsallere Uygunluk Analizi" rapora detaylıca yazılmalıdır.
3. Proaktif dosyalama (Defense file): İnceleme başladıktan sonra geriye dönük e-posta veya log kaydı toplamak çok zordur. Her mali yıl kapandığında, o yıl alınan grup içi hizmetlere ilişkin deliller (sunumlar, yazışmalar, fatura kırılımları) bir klasörde (fiziki veya dijital) “Savunma Dosyası” olarak arşivlenmelidir.
Şayet hizmeti veren şirket maliyet paylaştırması yapıyorsa, bu şirketten hizmet alan grup şirketlerine yapılan dağıtımla ilgili (dağıtımın önceden belirlenmiş esaslara uygun olarak yapıldığını ortaya koyan)bir bağımsız denetim raporu varsa faydalı olacaktır. Yoksa da , rakam büyükse böyle bir özel amaçlı raporun talep edilmesi faydalı olacaktır,
4. Stopaj ve KDV boyutunu unutmayın: Alınan hizmetin niteliğine göre (gayrimaddi hak, serbest meslek faaliyeti, ticari kazanç) yurt dışına ödenen tutar üzerinden Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) da dikkate alınarak Stopaj ve Türkiye'de 2 No’lu KDV beyanı yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirildiğinden emin olunmalıdır.