SGK

Aynı işyerinde değişik tarihlerde aralıklı çalışan işçinin ihbar tazminatı nasıl hesaplanmalıdır?

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleş­mesini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır.

Abone Ol

Uygulamada işçinin aralıklı çalışmalarında ihbar tazmi­natı hesabı yönünden tam bir uygulama birliği yoktur([1]). Yargıtay’ın bazı ka­rarları, işçinin aynı işverene ait değişik işyerlerinde ve değişik tarihlerde fa­sılalı olarak çalışması halinde, iş sözleşmesi süreli fesih ile sona ereceği za­man ihbar tazminatı bakımından hizmetlerin birleştirilmesi ve tüm süre için hesaplama yapılması gerektiği yönündedir.

Nitekim Yargıtay’a göre de” İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleş­mesini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, ön­celikle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, “…Davacı işçinin işverenin değişik işyerlerindeki aralıklı çalışmaları 10 yıla yakın ara verilmeksizin gerçekleş­miştir. Bu durumda kıdem ve ihbar tazminatlarının zamanaşımına uğradığın­dan söz edilemez. İhbar tazminatı bakımından da hizmetlerin birleştirilmesi ve tüm süre için 8 haftalık ihbar tazminatı hesabı yapılması, ihbar tazminatı kurumunun amacına uygun olur. Aksi halde aralıklı çalışmalarda her bir fesih tarihinden itibaren ayrı ayrı ihbar tazminatı talebi gündeme gelebilecek olup, bu durum kıdem tazminatı bakımından hizmetlerin birleştirilmesini öngören 1475 sayılı yasanın 14/2. fıkrasına aykırılık oluşturur. Ancak davacıya ihbar öneli verildiği dosya kapsamından anlaşıldığından ihbar tazminatı talebi red­dedilmiştir.” gerekçesine dayanılmış ise de, davacının hizmet süresi 8 yıl, 2 ay, 26 gün olup, iş akdinin 15/04/2014 tarihinde sona ereceği davacıya 18/03/2014 tarihinde bildirilmiştir. Buna göre, davacının 8 yıl, 2 ay, 26 gün­lük hizmet süresi gereğince 8 haftalık ihbar süresi olup, verilen süre 8 hafta­dan az olduğundan, ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerekir­ken yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır”.

Ancak, Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesi Kasım 2020 tarihinde verdiği bir kararda, “ihbar tazminatı yönünden aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin birleştirilmesi suretiyle hesaplama ya­pılmasının mümkün olmadığı, her bir dönem için ayrı ayrı değerlendirme ya­pılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir biçimde sona erip erme­diği belirlenerek ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti halinde, söz ko­nusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesap­lamaya gidilmesi gerektiğini kabul etmiştir”([2]).

Sonuç olarak, işçinin aynı işverene ait değişik işyerlerinde fasılalı ola­rak çalışması halinde, iş sözleşmesinin sona ermesinde, ihbar tazminatı bakı­mından hizmetlerin birleştirilmesi ve tüm süre için hesaplama yapılmasıyla ilgili kararlar bulunduğu gibi her bir dönem için ayrı ayrı değerlendirme ya­pılarak, söz konusu dönemlere ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplamaya gidilmesi gerektiğini kabul eden kararlar da bulun­maktadır. Kanaatimizce, aralıklı çalışmalarda her dönemin birleştirilerek ihbar tazminatı hesabı yapılması uygun değildir. Çünkü haklı neden dışında, iş söz­leşmesinin her sona ermesinde ihbar önel süresi tanınması gerektiğine göre, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir biçimde sona erip ermediği tespit edilerek, dönemler itibariyle her dönemin son ücreti üzerinden hesaplamaya gidilmesi daha uygun olacaktır.

www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.

[1] Y22HD.22.01.2020 T., E.2016/27483, K.2020/965; Y9HD.04.10.2018 T., E.2015/21907, K.2018/17446, ÇİL, Şahin, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, s.421.

[2] Y9HD.12.11.2020 T., E.2016/30941, K.2020/15949, ÇİL, İş Hukuku Yargıtay İlke Kararları, s.422.