Bu nedenle ilave eğitim, genel İSG eğitiminden farklı olarak somut olaya özgü hazırlanmalıdır.
İş kazasının önceki kazayla aynı neden, risk veya güvensiz çalışma yöntemleriyle bağlantılı olması halinde, işverence ilave eğitim verilmemesi İSG yükümlülüklerinin eksik yerine getirildiği şeklinde değerlendirilebilir. Bu durum, yargı ve denetim süreçlerinde işverenin kusur oranını artırıcı bir unsur sayılabilir ve sorumluluğunu artırır.
İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, yalnızca işe girişte veya belirli periyotlarda verilen genel eğitimler değildir. İş yerinde meydana gelen iş kazaları veya meslek hastalıkları sonrasında, işe dönen çalışanların yeniden işe başlamadan önce özel olarak bilgilendirilmesi ve güvenli çalışma yöntemleri konusunda tekrar eğitilmesi gerekmektedir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Çalışanların eğitimi” başlıklı 17’nci maddesinde, iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana, işe başlamadan önce ilave eğitim verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Benzer şekilde, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 19’uncu maddesinde iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana, işe dönüşünde ve çalışmaya başlamadan önce ilave eğitim verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13’üncü maddesi uyarınca iş kazası;
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
- Sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği zamanlarda,
- Süt izni sırasında,
- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay olarak tanımlanmaktadır.
5510 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde ise “Meslek Hastalığı” hüküm altındadır. Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.
İlave eğitim verilmesinin temel amacı iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında çalışanın aynı risklerle tekrar karşılaşmasının önlenmesi, kazaya neden olan koşulların çalışana açıklanması ve güvenli çalışma yöntemlerinin yeniden hatırlatılmasıdır.
Bu nedenle ilave eğitim, genel İSG eğitiminden farklı olarak somut olaya özgü hazırlanmalıdır. Eğitimde, yaşanan iş kazasının veya meslek hastalığının nedenleri değerlendirilmeli; çalışanın hangi risklerle karşılaştığı, bu risklere karşı hangi önlemlerin alınması gerektiği ve aynı olayın tekrar yaşanmaması için hangi güvenli çalışma yöntemlerinin uygulanacağı açıklanmalıdır.
İş kazası veya meslek hastalığı sonrası işe dönen çalışana verilecek ilave eğitim hususunda, işverenler açısından dikkat edilmesi gereken önemli konu, bu eğitimin çalışanın işe başlamasından önce verilmesidir.
Çalışan iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında işe dönmüş ancak ilave eğitim verilmeden çalışmaya başlatılmışsa, sonraki dönemde meydana gelebilecek olası bir iş kazasında işverenin kusur değerlendirmesini de etkileyebilecektir.
Özellikle kazanın, önceki iş kazasının sebepleri, aynı riskler veya güvenli çalışma yöntemlerine aykırı uygulamalarla bağlantılı olması halinde, işverenin çalışana gerekli ilave eğitimi vermemiş olması, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin eksik yerine getirildiği şeklinde değerlendirilebilir. Bu durum, olası yargı veya denetim süreçlerinde işverenin kusur oranını artırıcı bir unsur olarak dikkate alınabilecektir.
Son olarak, verilen eğitimin kayıt altına alınması ve işçinin özlük dosyasında eğitime ilişkin bilgi ve belgelerim muhafaza edilmesi de önemlidir. Eğitimin tarihi, süresi, içeriği, eğitimi veren kişi ve çalışanın katılımı yazılı olarak belgelenmelidir. Konuya ilişkin bilgi ve belgeler ile işverenin yükümlülüğünü yerine getirdiği ve sonraki denetim ve uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlanacaktır.





