VERGİ

Bayram tatili vergi izlenimleri

Bu yıl Kurban Bayramı, 27-30 Mayıs tarih­leri arasına denk geldi. Bayram; hafta son­ları ve idari izinlerle birleştirilince 9 günlük uzun bir tatil fırsatı sundu.

Abone Ol

Tatilin uzun ol­masıyla birlikte yollara çıkan milyonlarca va­tandaş nedeniyle otoyollarda ve gişelerde yo­ğunluklar yaşandı. Geleneksel bayram trafiği kaçınılmaz olurken, şehirlerarası otobüs ve havayolu seferlerinde ciddi bir doluluk göz­lendi.

Ulusal haber kanallarına yansıdığı şe­kilde İstanbul da trafik yoğunluğu bayramın ilk günü yüzde 5’lere kadar düşmüş oldu. Biz de bayram tatilimizi Ankara, Malatya ve Sivas ta geçirdik. Bayramda ülke gündemi yoğun si­yasi gelişmelere odaklanmış olmakla birlikte; Anadolu’daki esnaflar, küçük işletmeler, KO­Bİ yöneticileri ile ve vatandaşlarla vergi gün­demine ilişkin sohbet etme ve ticari faaliyet­leri gözlemleme imkânı bulduk.

KOBİ’ler ayakta kalmaya çalışıyor

Bu bayram ziyaret ettiğim Ankara, Malatya ve Sivas illerinde küçük işletmelerin ve KO­Bİ’lerin ayakta kalma mücadelesini gözlem­leme fırsatı buldum. Bayram nedeniyle gö­rece bir alışveriş yoğunluğu olmakla birlikte, kafelerden kasaplara, marketlerden, taksici­lere, oto tamircilerine ve lokantalara kadar birçok işletmede ortak duygu; kazanmaktan ziyade ayakta kalma mücadelesi verdikleri yönünde. Küçük işletmeler ise, aynı zamanda zincir marketlere karşı rekabet etmeye çalışı­yor.

Vergi konusu ise bu işletmeler açısından teknik ve teorik bir mesele olmaktan çıkmış, ayakta kalma mücadelesinin bir parçası ol­muş durumda. Küçük esnafın temel problemi sadece vergi oranlarının yüksekliği değil, tah­silat problemi ve vergisel yükü. Daha önce­ki yazılarımda da belirttiğim üzere, tahakkuk esaslı vergilemenin bir sonucu olarak tahsil edilmeyen gelirlerin vergisinin ödenmek du­rumunda kalması.

Bu da işletmelerin parasını tahsil edemediği halde; vergi, SGK primi, Bağ- Kur primi, stopaj ve kira yüküyle karşı karşı­ya kalmalarına yol açıyor. Küçük esnaf, Mali­ye’nin denetim sistemlerinin de etkisiyle ka­yıtlı ekonomide kalmaya dikkat ediyor. Ancak artan maliyet ve finansal sıkışmışlıkla birlik­te vergisel yükler ya firmaların kapanmasına yol açıyor ya da kayıt dışına itebiliyor.

Küçük esnafın beklentileri

Anadolu’daki küçük esnafın ve KOBİ’le­rin beklentileri yalnızca vergi indirimi de­ğil, daha öngörülebilir bir vergi sistemi, tah­silat esaslı vergilendirme, küçük işletmelere vergisel teşvikler ve denetimlerde daha ger­çekçi ve mükellef odaklı yaklaşımlar.

Enerji maliyetleri, personel giderleri, kira ve vergi yükleri işletmeler üzerinde ciddi bir maliyet yükü oluşturuyor. Artan maliyetler ticari ha­yatı olumsuz etkiliyor ve öngörülebilirliği or­tadan kaldırıyor. Böyle olunca da küçük işlet­meler önünü görmekte zorlanıyor. İşletmele­rin değişen ekonomik ve vergisel politikalara karşı ayakta kalma mücadelesi yatırım yapma isteğini azaltıyor. Böylelikle ikinci nesil yatı­rım yapmak ve bayrağı devralmak istemiyor.

Vergi oranları karmaşık

Kurumlar vergisi ve KDV oranlarındaki karmaşıklık küçük esnafı zorluyor. Kurumlar vergisi, kurum kazancı üzerinden yüzde 25 oranında alınmakta, bazı kurumlar ise yüzde 30 oranında kurumlar vergisi ödemektedir.

Ancak kanunda yapılan düzenlemeler neti­cesinde mükelleflerin faaliyet konularına gö­re; kurumlar vergisi yüzde 18 ile yüzde 30 ara­sında 7 farklı oranda uygulanmaktadır. KDV de ise lokanta işletmelerinde KDV oranları­nın karmaşıklığı firmaları zorlamakta. Vergi oranlarındaki karmaşıklık, bünyelerinde uz­man ekipler olmayan küçük işletmelerin ver­giye uyumunu zorlaştırıyor.