Küresel ekonomideki çalkantılar ve olumsuz jeopolitik gelişmelerden büyük oranda etkilenen özel sektörde istihdam hızla azalırken, kamu istihdamındaki artış sürüyor. Mart itibarıyla son bir yılda kamu çalışanlarının sayısı 125 binden fazla artarken, özel sektör istihdamındaki azalma yarım milyonu geçti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mevsimsel etkilerden arındırılmış çeyreklik verilerine göre bu yılın ilk üç ayında Türkiye’de toplam istihdam bir yıl önceki düzeyine göre yüzde 0,9 oranında 301 bin kişi azalarak 32 milyon 221 bine geriledi. Ancak bu gerçek bir sayım sonucu bir sayı değil, Hane halkı İşgücü Anketi’nden türetilmiş tahmin ve modelleme sonucu belirlenmiş tahmini bir büyüklük.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2026 yılı ilk çeyrek durumunu yansıtan verilerine göre ise tüm kamu birimlerindeki çalışanların gerçek sayısı aynı dönemde yüzde 0,5 oranında net 26 bin 691 kişi artarak 5 milyon 368 bin 945’e ulaştı. TÜİK’in ankete dayalı tahmin şeklindeki yuvarlamalı verilerinden kamu istihdamı düşüldüğünde, toplamda en büyük bölümü oluşturan özel sektör istihdamının yüzde 0,4 oranda 103 bin 691 kişi azalarak 27 milyon 56 bin 55’e gerilediği sonucu çıkıyor.
TÜİK verilerine göre toplam istihdam geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 1,2 oranında 386 bin kişi azalırken, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre kamu istihdamı aynı dönemde yüzde 2,4 oranında 125 bin 49 kişi artmış bulunuyor. Bu da özel sektör istihdamının son bir yılda yüzde 2’ye yakın oranda 507 binden fazla azaldığını gösteriyor.
Buna göre özel sektör çalışanlarının toplam istihdamda bir yıl önce yüzde 83,9 olan payının Mart 2026 itibarıyla yüzde 83,3’e düştüğü, başka deyişle kamu istihdamının payının yüzde 16,1’den yüzde 16,7’ye yükseldiği görülüyor.
Son bir yılda özel sektör istihdamında rekor sayıdaki azalma, üretim, ihracat, yatırım, verimlilik yönüyle ekonominin istihdam yaratan ana alanının zayıfladığı; kamu istihdamında devam eden artış da daha çok dağıtım, hizmet ağırlıklı alanlarda devletin istihdam yarattığını gösteriyor.
Memur sayısı 59 bin kişi arttı
Kamuda çalışanların bu yıl mart sonu itibarıyla 3 milyon 534 bin 981’inin 657 sayılı yasaya tabi kadrolu personel (memur) olduğu belirlendi. Buna göre memurlar ülkedeki toplam istihdamın yüzde 10,9’unu oluşturdu. Kamuda istihdamda olanların 446 bin 400’ü sözleşmeli personel, 1 milyon 247 bin 468’i sürekli ve 42 bin 511’i geçici statüde çalışan işçi ve 97 bin 585’i de diğer statülerde çalışan kamu personeli.
Son bir yılda memur sayısı 59 bin 86, sözleşmeli sayısı 21 bin 953, sürekli kamu işçi sayısı 41 bin 583, geçici kamu işçisi sayısı da 3 bin 860 kişi artarken, diğer statüdeki kamu çalışanları 1.433 kişi azaldı.
Merkezi yönetim 87 bin Belediyeler 31 bin kişi aldı
Mart sonu itibarıyla kamu personelinin 4 milyon 368 bin 945’i genel bütçeye dahil kuruluşlar, YÖK ve üniversiteler, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları, döner sermayeler ve kefalet sandıklarını kapsayan merkezi yönetim bünyesindeki kurum ve kuruluşlarda çalışıyor.
Aynı tarih itibarıyla belediyeler ve bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri, il özel idareleri, belediye iktisadi teşekkülleri (BİT) olmak üzere yerel yönetimlerde 859 bin 560 kişi istihdamda. 233 sayılı yasa kapsamındaki KİT’ler, özelleştirme kapsamındakiler ve özel kanunu olan kuruluşları kapsayan diğer kamu birimlerinde çalışanlarını sayısı da 135 bin 98. Son bir yılda kamuda çalışan sayısı merkezi yönetim birimlerinde 87 bin 131, yerel yönetimlerde 31 bin 175, diğer kesimde 6 bin 743 kişi arttı.
Ekonominin “motoru” değişiyor mu?
İstihdamın kamu-özel dağılımındaki tersine dönüşüm, ekonomik büyümeyi özel sektör üzerinden değil, daha çok kamu üzerinden “dengeleme” olgusuna işaret ediyor. Sıkı finansal koşullarda özel sektör kaynaklı olarak yaşanan ekonomik yavaşlama dönemlerinde işsizliği yumuşatmada devlette işe alımlar “istihdam tamponu” görevi görüyor.
Uzmanlara göre istihdamın özel sektör daralırken kamuda artması çoğu zaman bir otomatik dengeleyici etki yaratıyor. Ancak bu artışın verimlilik üreten kamu yatırımlarıyla mı, yoksa daha çok idari/dağıtıcı kadrolarla mı sağlandığı önem taşıyor. İkinci şıkta, kısa vadede işsizliğin azaltılmasına katkı verilirken, uzun vadede kamu maliyesi üzerindeki yükler artıyor.
Kamuda istihdam artışı, maaş ve sosyal güvenlik yükünü büyütüyor, vergi ihtiyacını ve borçlanma baskısını artırıyor. Özel sektör daralırken, kamunun artan mali yükünün dolaylı olarak yine özel sektöre döneceği belirtilerek, bir tür geri besleme döngüsüne işaret ediliyor. İstihdamın özel sektörde hızla azalırken kamuda artmasının bir konjonktürel (geçici) istihdam tamponu mu, yoksa ekonomide yapısal bir kamu ağırlığına geçiş mi olduğuna bakmak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu durumun birkaç çeyrek boyunca devam etmesi durumunda ikinci şıkkın telaffuz edilebileceğini belirtiyor.
Naki Bakır-Dünya