Resmi veriye göre işsizlik düşüyor…
Ama…
Çalışabilecek durumda olup iş aramayanlarımızın (bu alandakiler işsiz sayılmıyor) sayısı da rekor üstüne rekor kırıyor…
***
“Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak ülkeye katkı sunması için enerjisine ihtiyaç duyduğumuz” diye de tanımlanabilecek bu alandaki değerlerimizin bir bölümü, “Bu ücrete çalışmam” diyor…
Bir bölümü ise, “Bunca sene bu iş/ücret için mi okudum/okuttuk?” diye ekliyor…
Kimi, “Oğlumuzu/kızımızı dişimizden tırnağımızdan keserek okuttuk, sanayide mi çalışacak?” diye anlaşılır/anlaşılmaz yorumlarda bulunup, evladını yönlendiriyor…
Kimi, “Oğlumuzu/kızımızı en iyi okullarda okuttuk, Türkiye’nin bir ucunda mı çalışacak?” diye, atıl işsizlik rakamına katkıda bulunuyor…
Kimi de, “Aynı bölümden mezun olduk/oldular; O kamuda rahat, ben/bizimki fabrikanın ağır koşullarında çalışıyorum/çalışıyor veya çalışmak zorunda mıyım?/zorunda mı?” diye karşılaştırma yapıyor…
Vesaire…
***
Fırsat eşitliğinin olduğu bir sistemde, bu yorumların “haklılık payı” sorgulanabiliyor…
Ama;
Çalışma hayatı ve eğitimde “fırsat eşitliği” dengesinin şaştığı veya şaşmaya başladığı sistemlerde, bu tür yorumların “haklılık payı” artıyor…
***
Sonuç mu?
Çalışmaya engeli olmayan ama iş aramayan kişi sayısı:
5.1 milyon kişi…
***
Atıl işgücü sayısının 3.5 milyonu aştığı 2021 yılında;
“Mevcut ‘çalışma hayatı’ sistemi dönüşümden geçmezse, bu sayı, kısa süre içerisinde, geometrik artar…
Ve 5 milyonu aşar…” dediğimizde, sayıdaki artış pandemiye bağlanmıştı…
VELHASIL
Tüketimine değil üretimine;
Olumsuz enerjisine değil, olumlu enerjisine ihtiyaç duyduğumuz, sosyal yapıyı da güçlendirecek 5.1 milyon kişinin “iş aramaktan vazgeçmesi” ekonomimizin en önemli, temel sorunudur…
***
Öncelikle “cesareti kırılmış” olanlarımızdan başlamalıyız…
Onlar:
Çalışmak isteyen ama iş bulamayınca “cesareti kırılıp” iş aramaktan vazgeçen 2.5 milyon kişi… (bu da yeni bir rekor)
(Tabi ki, çalışmak istemediği için iş aramayan 2.6 milyon kişi için de, acil/farklı bir çalışma yapmalıyız)
***
Orada da öncelik:
Çalışma hayatında da, eğitimde de fırsat eşitliğini yeniden inşa etmek olmalı…
***
Tekrarlamakta fayda var:
Fırsat eşitliğinin olduğu bir sistemde, yapılan olumsuz yorumların “haklılık payı” sorgulanabilir…
Ama;
Fırsat eşitliğinde dengenin şaştığı veya şaşmaya başladığı sistemlerde, olumsuz yorum sayısı ve “haklılık payı” artabilir…
***
(Diğer gelişme:
“İşi varken, daha fazla ve/veya ek bir işte çalışmak isteyenler” grubunda yaşanıyor…
Ek gelir ihtiyacından olsa gerek, o alanda da sayı artıyor… -farklı bir yazı konusu-)
Ferit Barış Parlak-Dünya





