MEVZUAT

Çalışanlara yapılan nakit yemek yardımlarının başka amaçlarla kullanılması vergi ve sigorta riski doğurur mu?

Şahsi düşüncem, 17/04/2026 tarihinden önceki dönemler için, yemek kartı/çeki/kuponu gibi araçlarla sağlanan yemek yardımlarının sigorta prim kesintisine tabi tutulamayacağı, tutulması halinde ise açılacak davaların lehe sonuçlanacağı yönündedir. Hatta söz konusu dönemlerde kesinti yapmış işverenlerin ödedikleri tutarları geri istemeleri, taleplerinin reddi halinde ise dava açmaları mümkündür

Abone Ol

Değerli okurlar, çalışanlara yapılan yemek yardımları belli koşullarla gelir vergisi ve sigorta prim kesintisinden istisnadır.

Bu konuda son olarak 7577 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi değiştirilerek; işverenlerce işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 Türk lirasını aşan kısmı sigorta prim kesintisine tabi hale getirildi.

Başka bir ifade ile, “ayni yardım” niteliği tartışmasız olan yemek yardımlarının günlük 300 Türk lirası, işverence işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda sigorta prim kesintisine tabi tutulmayacak. Yemek yardımının işverenlerce; sigortalılara işyerinde veya müştemilatında kendi imkanlarıyla yemek hizmeti verilmesi şeklinde veya hazır yemek hizmeti veren kişilerden satın alınan yemeğin işyerinde veya müştemilatında sigortalılara sunulması şeklinde sağlanması durumu, eskiden olduğu gibi ayni yardım kapsamında herhangi bir tutarla sınırlı olmaksızın sigorta primine tabi tutulmayacak.

Böylece sigorta primi uygulaması, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda gelir vergisi istisnası ile paralel hale getirilmiş oldu.

Yeni düzenleme 17 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri bu doğrultuda 17/4/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlendi.

Son olarak 07/05/2026 tarihli ve 2026/12 sayılı “Yemek Bedeli” konulu Sosyal Güvenlik Kurumu Genelgesi ile 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesinin ilgili bölümü de 17/04/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere güncellendi.

  1. Ne değişti?

a. Nakit yemek yardımları, 17/04/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere günlük 158 TL’den 300 TL’ye çıkarıldı. Gelir vergisi istisnası da günlük KDV hariç 300 TL olarak uygulanıyor. Böylece gelir vergisi istisna tutarı ile sigorta prim kesintisi istisna tutarı eşitlendi. Her iki tutar da izleyen yıllarda yeniden değerleme oranında artacak.

b. Yemek hizmetinin yemek kuponu, yemek kartı, yemek çeki ve benzeri araçlarla sağlanması halinde, her bir çalışan için çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin sadece 300 TL’lik kısmı prime esas kazanca dahil edilmeyecek. Değişiklikten önce bu konuda tartışma yaşanmaktaydı.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin ilgili maddesini[1] 2022 yılında değiştirilerek, işverenlerce işyerinde veya müştemilatında yemek verilmemesi şartıyla yemek bedeli adı altında sigortalılara veya sigortalılar için üçüncü kişilere yapılan her türlü ödemelerin, günlük asgari ücretin Kurumca belirlenen oranının prime tabi tutulacağı düzenlendi.

Bu Yönetmelik değişikliği ile buna dayanılarak çıkarılan 02/12/2022 tarihli ve 2022/2 sayılı "Yemek Bedeli" konulu Genelge’nin 2.1.2 ve 2.1.4. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onuncu Dairesi oyçokluğuyla ilgili düzenlemelerin iptaline karar verdi.[2]

Sonra bu iptal kararı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 06/03/2025 tarihli kararla onandı.[3]

Ancak bu onama kararından önce İdare, anlaşılan iptal kararının kesinleşeceğini tahmin ederek, 01/01/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Danıştay kararına aykırı olarak Yönetmeliğin ilgili maddesini değiştirerek ve bu değişikliğe uygun Genelge değişliği yaparak, personele yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin, nakit verilmek yerine yemek kartı/çeki/kuponu gibi araçlarla sağlanması halinde de Kurumca belirlenen sınıra bağlı olarak sigorta primine tabi tutulmasını düzenledi.

Şahsi düşüncem, 17/04/2026 tarihinden önceki dönemler için, yemek kartı/çeki/kuponu gibi araçlarla sağlanan yemek yardımlarının sigorta prim kesintisine tabi tutulamayacağı, tutulması halinde ise açılacak davaların lehe sonuçlanacağı yönündedir. Hatta söz konusu dönemlerde kesinti yapmış işverenlerin ödedikleri tutarları geri istemeleri, taleplerinin reddi halinde ise dava açmaları mümkündür.

  1. Nakit yapılan yemek yardımının beslenme amacıyla kullanılması şart mıdır?

Yemek yardımı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirttiğim onama kararında çok güzel bir şekilde tanımlanmıştır.

Bu karara göre yemek yardımı; işverenler tarafından, çalışılan gün esas alınarak beslenme ihtiyacının karşılanması amacıyla çalışanlara aynî veya nakdî olarak yapılan bir sosyal yardımdır. Beslenme ise; bireyin maddi ve manevi varlığını sürdürebilmesi için yeterli, dengeli ve sağlıklı besin alması olarak tanımlanabilir. Yemek yardımı, daha geniş anlamıyla bir beslenme yardımıdır.

Bu itibarla, yemek kartı/çeki/kuponu vasıtasıyla yapılan ve beslenme amacına matuf olan aynî yemek yardımının yalnızca yemek hizmeti sunan lokanta vb. iş yerlerinde yemek bedeli ödemesi amacıyla kullanılabileceğinin kabul edilmesi, beslenme kavramının daha geniş olan kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Beslenme ihtiyacının yemek hizmeti sunan iş yerlerinin yanında aynı zamanda yine beslenmeyi sağlayan besin maddelerinin satın alınması ve tüketilmesi suretiyle giderilmesi de mümkündür. Burada belirleyici olan ana unsur aynî yemek yardımının beslenme ihtiyacının giderilmesinde kullanılmasıdır.

Güncel Genelgede, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bu tanımlarından yararlanıldığı anlaşılmaktadır.

Genelgenin “2.1.3- Yemek hizmetine ilişkin diğer hususlar” başlıklı bölümünde, yemek hizmeti en geniş tanımıyla “sigortalının beslenme ihtiyacının karşılanarak verimli çalışmasını sağlamak için yapılan menfaat” olarak ifade edilmiştir.

Bu nedenle sigortalının; kendisine yemek hizmeti için verilen nakit para veya yemek kuponu, yemek kartı, yemek çeki vb. araçlarla beslenme ihtiyacını karşılamak için besin maddesi satın alması ve tüketmesi halinde, yapılan bu ödemenin her bir çalışan için çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 300 Türk lirasına kadar olan kısmı prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

Genelgedeki yemek/beslenme yardımının nakit yapılmış olması halinde de çalışanın beslenme ihtiyacını karşılamak için besin maddesi satın alması ve tüketmesi halinde istisna uygulanacağına dair açıklamalar, İdarenin yardım nakit yapılsa dahi beslenme amacıyla kullanılması gerektiği görüşüne sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

İstisnanın getiriliş amacı da zaten budur.

Bu açıdan, nakit yemek yardımlarının beslenme amacıyla kullanılmadığının tespiti halinde vergi ve sigorta açısından sıkıntı yaşanması ihtimal dahilindedir.

Bu konuda mevcut görüşlerin çoğu, nakit yemek yardımının mutlaka beslenme amacıyla kullanılmasının şart olmadığı yönündedir.

Ancak Genelgedeki son yaklaşım, bu konunun işverenler açısından risk yaratabileceğini göstermektedir.

Bu riski, geçmişte sık görüşmekle birlikte uzun zamandır görüşemediğim değerli arkadaşım ve hocam Sayın Cem Kılıç Milliyet gazetesinde 19 Haziran 2026 tarihli yazısında çok güzel açıklamıştır.

İşverenlerin bu takibi yapma olanağı yoktur, bu nedenle sorumlu tutulmalarını doğru bulmuyorum. Bence Maliye ile SGK bir araya gelerek nakit yardımın beslenme amacıyla kullanılmasını sağlayacak düzenlemeler yapması lâzım.

  1. Yemek yardımının yemek kartı/çeki/kuponu gibi araçlarla sağlanması durumunda bu açıdan risk var mıdır?

Bence yoktur, çünkü yemek kartı ve benzeri seçeneklerle sağlanan yardımın yemek dışında kullanılması mümkün değildir. Yemek kartı organizasyonu kapalı sistem çalışan bir uygulamadır.

Kısıtlı sayıda civardaki lokanta ve restoran yerine ülke geneline yaygın çok sayıda seçenekle bu imkânın kullanılmasını sağlar.

Yemek kartı firmaları, yemek hizmeti verilmesini sağlayan birer organizasyondur. Bu firmaların düzenledikleri yemek bedeline ilişkin faturalarda, yemek hizmeti sunan lokanta ve benzeri yerlerin uyguladığı KDV oranının uygulanması bunu teyit eden önemli bir göstergedir. Yani işyerinin yakınındaki bir lokantadan yemek hizmeti almakla çok geniş bir organizasyonun üyesi olan bir lokantadan yemek hizmeti almak arasında hiçbir fark yoktur.

Yemek kartı organizasyonunda, faturalı olarak sunulan bir hizmet vardır ve yemek kartında bulunan bakiye nakit olarak çekilemeyeceği gibi yemek ve besin maddesi satışı yapan üye işyerleri dışındaki işletmelerde de kullanılamaz!

  1. Özet tablo

Aşağıdaki tabloda, 17/04/2026 tarihinden itibaren geçerli olan, yemek yardımının yapılış şekline göre vergi ve sigorta karşısındaki durumu özet olarak gösterilmiştir:


[1] Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 97 nci maddesinin 7 nci fıkrasının (a) bendi

[2] Danıştay Onuncu Dairesinin 08/05/2024 tarihli ve E.:2023/170; K.:2024/1853 sayılı Kararı

[3] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/03/2025 tarihli Esas No: 2024/2809, Karar No: 2025/539 sayılı Kararı