MEVZUAT

Dahilde işleme rejimi uygulamasında değişen ne?

Son günlerde ihracat çevrelerinde dahil­de işleme rejimi (DİR) uygulamasına iliş­kin önemli bir tartışma yaşanıyor.

Abone Ol

Tartışmanın odağında, bu rejimin en kritik teşvik unsurla­rından biri olan katma değer vergisi (KDV) te­cil–terkin uygulamasının ithalat bakımından süresinin uzatılmamış olmasıdır.

1998 yılında Katma Değer Vergisi Kanunu’na Geçici 17. madde olarak eklenen ve zaman için­de farklı kanunlarla süresi uzatılan düzenleme, en son 31 Aralık 2025 tarihine kadar yürürlük­teydi. Ancak bu tarihten sonra yeni bir uzatma yapılmadığı için söz konusu düzenleme fiilen yürürlükten kalkmış oldu. Bu noktada asıl so­rulması gereken soru şu: Gerçekte yürürlükten kalkan nedir?

Kaldırılan dahilde işleme belgesi uygulaması değil

Öncelikle altını çizmek gerekir ki yürürlük­ten kalkan uygulama dahilde işleme izin belge­si (DİİB) değildir. Dahilde işleme belgesi halen yürürlüktedir ve ihracatçılara sağladığı birçok avantaj devam etmektedir. Burada sona eren, yalnızca DİİB kapsamında yurt dışından ithal edilen girdiler için uygulanan KDV’nin tecil edilip ihracat sonrası terkin edilmesini sağla­yan düzenlemedir.

Yani artık dahilde işleme belgesi kapsamında ithal edilen mallar için hesaplanan KDV önce ertelenip sonra ihracata bağlı olarak terkin edil­mesi şeklindeki sistem uygulanamayacaktır. Bu durum, özellikle finansman yükü açısından ih­racatçılar için önemli bir değişikliktir.

Gümrük vergisi avantajları devam ediyor

Öte yandan, dahilde işleme belgesinin sağla­dığı gümrük vergisi muafiyetleri ve diğer güm­rük avantajları aynen devam etmektedir. Çünkü bu avantajlar Katma Değer Vergisi Kanunu’ndan değil, Gümrük Kanunu’nda yer alan düzenleme­lerden kaynaklanmaktadır. Bu düzenlemelerin yetkili idaresi de Ticaret Bakanlığı’dır. Kaldı ki konumuzla doğrudan ilgili olmasa da 7/1/2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan bir Cumhur­başkanı Kararı ile özellikle e-ticaret yoluyla yurt dışından getirilen ve gümrük vergisi tutarı 30 Avronun altındaki eşya için uygulanan istisna­nın kaldırılması bu düzenleme ile ilgili olmayıp, AB uygulaması paralelinde ve yurt içi üreticiyi koruma anlamında bir düzenlemedir.

Dolayısıyla kamuoyunda zaman zaman dile getirildiği gibi “Dahilde işleme rejimi kaldırıldı” şeklindeki yorumlar doğru değildir. Rejimin özü ve temel mekanizması yürürlüktedir.

Yurt içi teminlerde uygulama sürüyor ama süre kısaldı

Kafa karışıklığı yaratan bir diğer husus ise yurt içinde imalatçılar tarafından ihraç edil­mek üzere ihracatçılara teslim edilen malla­ra ilişkin tecil terkin uygulamasında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Katma De­ğer Vergisi Kanunu’nun 11/1-c maddesi uya­rınca, imalatçılar tarafından ihracatçıya tes­lim edilen mallar için tecil–terkin uygulaması halen devam etmektedir.

Bu kapsamdaki ihracat süresi üç aydır. Bu sü­re, Gelir İdaresi Başkanlığı veya yetkilendirmesi kapsamında ilgili vergi dairesi tarafından en faz­la üç ay daha uzatılabilmektedir.

Asıl değişiklik nerede?

Özetle değişiklik iki başlıkta toplanmakta­dır:

-Yurt dışından ithal edilen girdiler bakı­mından KDV’nin tecil–terkin sistemi tama­men sona ermiştir.

-Yurt içinde ise tecil–terkin uygulaması devam etmektedir.

-Dahilde işleme rejimi uygulamalarının KDV dışında kalan ve belgeye bağlı avantajlar yürürlüktedir.

İhracat açısından değerlendirme

Kişisel kanaatimiz, geçmiş haliyle bu düzen­lemenin Türkiye’nin ihracatını artıran, özel­likle katma değeri yüksek ürünlerin ihracatı­nı teşvik eden ve ihracatçıya finansman avan­tajı sağlayan önemli bir destek mekanizması olduğu yönündedir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde benzer bir düzenlemenin Katma De­ğer Vergisi Kanunu’na eklenmesinin, uygula­madaki ayarlamaların günün koşullarına gö­re dahilde işleme izin belgesinin kapsamında ayarlamalar yapmak suretiyle Ticaret Bakan­lığı tarafından yürütülmesi ihracat politikaları açısından daha yararlı olacağını olacağını de­ğerlendiriyorum.

Önümüzdeki günlerde yeni bir yasal düzen­leme yapılıp yapılmayacağını hep birlikte gö­receğiz. Bugünkü durum itibarıyla amaç, yaşa­nan değişikliğin ne olduğu ve ne olmadığı ko­nusunda oluşan kafa karışıklığını gidermeye çalışmaktır.