Ancak on binlerce mükellefi ilgilendiren asıl sorular henüz cevaplanmadı:
1 Geriye dönük yapılmış cezalı tarhiyatlar ne olacak?
2 Devam eden incelemeler ne olacak?
3 Vergi dairesine mükellefiyet tesisi ile başlayan defter tutma, fatura düzenleme, aylık (KDV-Konaklama Vergisi) beyanda bulunma yükümlülükleri nasıl durdurulacak?
İhtilaf neden çıktı?
Maliye, tüm il defterdarlıklarına gönderdiği 24.01.2025 tarihli ve 7877 sayılı Genel Yazı ile, “Turizm Amaçlı Kiralanan Konut İzin Belgesi” alınarak yapılan kiralamaların ticari faaliyet olduğunu, elde edilen kazancın ticari kazanç hükümlerine göre gelir vergisine, KDV’ye ve konaklama vergisine tabi tutulacağını, izin belgesinin düzenlendiği tarih itibarıyla mükellefiyet tesis edileceğini açıkladı. Mükellefiyet tesisi, defter tutma, fatura düzenleme, aylık KDV-Konaklama Vergisi beyanında bulunma, geçici vergi beyanı gibi düzenli yükümlülüklerin yerine getirilmesi anlamına gelmekte. Bu genel yazıya dayanılarak, izin belgesi alan ancak ticari kazanç mükellefiyeti açtırmayan çok sayıda kişiye geriye dönük mükellefiyet tesis edildi; vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi, KDV ve konaklama vergisi tarhiyatları yapıldı.
Yargı ne dedi?
Süreç üç aşamada ilerledi ( Bu konu YMM-köşe yazarı Abdullah Tolu’nun geçen hafta yayınlanan makalesinde detaylıca anlatılmıştı). Danıştay 3. Dairesi, Ekim 2025’te genel yazının ilgili kısımlarının yürütmesini durdurdu (YD) (27.10.2025, E.2025/2792). VDDK, Maliye’nin itirazı üzerine konaklama vergisi boyutu nedeniyle kararın 3. ve 7. Dairelerce birlikte verilmesi gerektiğine hükmetti. İki daire, Nisan 2026’da müşterek kararıyla yürütmeyi yeniden durdurdu; Maliye’nin buna itirazı da VDDK tarafından reddedildi (29.06.2026, İtiraz No: 2026/1). Kararın özü şu: Kiralamanın ticari kazanç sayılabilmesi için otel, motel, apart veya pansiyon işletmeciliği gibi bir ticari organizasyon içinde yapılması, personel istihdam edilmesi, müşterilerin karşılanması, kahvaltı, yemek, günlük temizlik, güvenlik ve ütü gibi hizmetleri de içermesi gerekir. Sırf daha fazla gelir elde etmek amacıyla konutun günlük veya haftalık kiraya verilmesi, kazancın gayrimenkul sermaye iradı niteliğini değiştirmez. Yani izin belgesi almak, tek başına kimseyi “tacir” yapmıyor.
Tartışma gerçekten bitti mi?
Meslektaşlarım kararı “tartışma bitti” diye yorumladı. Büyük ölçüde katılıyorum; ancak avukat gözüyle üç çekince koymak isterim.
1 Ortada henüz esastan verilmiş bir iptal kararı yok; gerekçeli de olsa yürütmeyi durdurma kararı aşamasındayız. Müşterek YD kararının gerekçesi esasa ilişkin olduğundan iptal dışında bir karar beklenmemekle birlikte hukuken süreç tamamlanmış değil.
2 Karar “ticari organizasyon” kriterinin altını çiziyor. Bir veya daha fazla konutu, personel çalıştırarak, kahvaltı, yemek, günlük temizlik, ütü ve karşılama hizmetiyle birlikte kiraya verenler için tartışma bitmedi.
3 Platform ekonomisinin vergilendirilmesi yasama gündeminden düşmüş değil. Yargıda kaybeden idarelerin çözümü kanun değişikliğinde araması, vergi hukukumuzda bilinmedik bir refleks değildir.
Cezalı tarhiyata muhatap olanlar ne yapmalı?
Davası devam edenler, VDDK YD kararını dosyalarının bulunduğu mahkeme veya istinaf dairesine bir dilekçeyle bildirmeli. Kendi durumlarının da bu kararla uyumlu olduğunu; personel çalıştırmadıkları, karşılama hizmeti vermediklerini, yemek, kahvaltı, ütü veya günlük temizlik hizmeti verilmediğini belirtmeliler. İlk gün kapı önünde buluşup anahtarı vermek karşılama hizmeti değildir. Aynı şekilde kiracı çıktıktan sonra evin temizlenmesi günlük temizlik hizmeti değildir.
Uzlaşılarak ödenen cezaların iadesinin istenmesi konusunda, yasa maddesi gereği dava ve düzeltme yolu kapalıdır. Bu nedenle bu kapsamdaki mükelleflere dava açmalarını öneremiyorum.
Dava açmadan düzenli beyanda bulunanlar
Dava açmayıp ödeyenler , vergilendirme hatası (mevzuda hata, VUK m.117-118) iddiasıyla düzeltme talep edilebilir; reddi halinde şikâyet yoluyla Bakanlığa başvurulup dava yolu açılabilir. Beş yıllık düzeltme zamanaşımına dikkat edilmeli. Ancak, Danıştay, hata-düzeltme yolunun açık hata için uygulanabileceğini, hukuki ihtilaf-tartışmalı- net olmayan konularda bu yolun uygulanamayacağını düşünüyor. Bu yönde verilmiş çok sayıda karar var. Bu nedenle geçmişle ilgili yapılacak düzeltme-şikayet yolu ile yapılacak başvurulardan umutlu olmadığımı belirtmek isterim. Bu arada, uygulamanın Mali İdarenin zorlaması nedeniyle yapılmış olması nedeniyle, yargı yolunun açılması ihtimalinin küçük de olsa var olduğunu da kabul etmek gerekir.
Mükellefiyet kaydı ne olacak?
Şayet işi bir ticari organizasyon içinde, otel, motel veya pansiyon işletir gibi yapmıyor, karşılama, kahvaltı, yemek, günlük temizlik, ütü vb hizmet vermiyor, sadece platform üzerinden kısa süreli kiralama yapıyorsanız defter tutmanız, fatura kesmeniz, aylık kdv-konaklama vergisi beyanı vermeniz gerekmiyor.
Usulünce, yürütmeyi durdurma kararı da gerekçe olarak kullanılmak suretiyle, bir dilekçe ile vergi dairesine başvurup, sürekli kdv-konaklama vergisi mükellefiyeti sona erdirilmelidir.
Son söz
YD ye konu yazı ve yaklaşım nedeniyle başlamış incelemelerin esastan karar verilene kadar durdurulmasında yarar bulunmaktadır.
Mükellefler kendi durumlarını değerlendirmeli, şayet işi bir ticari organizasyon( yargı kararında, personel çalıştırma, kalanlara karşılama hizmeti, yemek, kahvaltı, ütü, günlük temizlik hizmeti vermek ticari organizasyon karineleri olarak zikredilmiş) altında yapmıyorlarsa, mükellefiyeti terk dilekçesi versinler.
Ancak durumunuzu mutlaka muhasebeciniz ve avukatınızla olabildiğince objektif değerlendirerek adım atmanızda fayda var.




