Çalışma hayatında insanlar bazen öfkeyle, bazen de umutsuzlukla hareket edebiliyor. Özellikle işyerinde yaşanan sorunların ardından işverene gönderilen bir e-posta ya da WhatsApp mesajı, çoğu zaman sadece duygu ve düşünceleri ifade etmek amacıyla yazılıyor. Ancak kullanılan birkaç cümle, yıllarca çalışılarak kazanılan kıdem tazminatının kaybedilmesine neden olabiliyor. Geçtiğimiz günlerde Yargıtay'ın verdiği bir karar çalışanları bu konuda çok yakından ilgilendiriyor. Bir şirkette yönetici olarak çalışan işçi, son dönemde işyerinde yaşadığı sıkıntıları işverenine e-posta ile anlattı. Çalışma koşullarının kendisini psikolojik olarak yıprattığını, bu şekilde çalışmaya devam edemeyeceğini ifade etti. Ancak işveren bu e-postayı istifa olarak değerlendirdi ve iş sözleşmesinin işçi tarafından sona erdirildiğini kabul etti. İşçi ise bunun üzerine kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi talebiyle dava açtı. İlk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin e-postasının açık bir istifa iradesi taşımadığı kanaatine vardı. Bu nedenle işçiye kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine karar verildi.
YARGITAY BOZDU
Yargıtay, işçinin gönderdiği e-postayı tek başına değerlendirmedi. Yazışmanın içeriğini, işverenin verdiği cevabı, tanık anlatımlarını ve dosyadaki diğer delilleri birlikte inceledi. Sonuçta iş sözleşmesini sona erdiren iradenin işçiye ait olduğuna karar verdi. Bu nedenle işçi kıdem ile ihbar tazminatını kaybetti. Artık iş hayatındaki işçiler yöneticileriyle çoğu zaman e-posta, WhatsApp yoluyla iletişim kuruyor. Hukuken önemli olan ise uygulama üzerinden kullanılan ifadelerin nasıl bir iradeyi ortaya koyduğu. Buradaki ifadeler yazılı olarak sunulabildiği için "ben aslında onu kastetmemiştim", "öyle dedim ama farklı bir şeyi anlatıyordum" gibi cümleler de ne yazık ki işçi açısından sonucu değiştiremeyebiliyor. Elbette her "bu şartlarda çalışamıyorum" ifadesi tek başına istifa anlamına gelmez. Ancak yazışmanın bütünü, kullanılan ifadeler ve sonrasındaki davranışlar birlikte değerlendirildiğinde işçinin kendi isteğiyle iş ilişkisini sona erdirdiği sonucuna ulaşılabilir. Bu durumda elektronik ortamda gönderilen bir mesaj da tıpkı imzalı bir dilekçe gibi hukuki sonuç doğurabilir.
YAZIŞMALARA DİKKAT!!!
Bu nedenle işçiler özellikle işverene gönderdikleri e-postalarda ve WhatsApp yazışmalarında kullandıkları ifadelere çok dikkat etmelidir. Bir anlık öfkeyle yazılan "Ben ayrılıyorum", "Artık çalışmayacağım", "Benim için bu iş bitmiştir" gibi cümleler, daha sonra açılacak bir davada istifa iradesi olarak değerlendirilebilir.
İSTİFA İLLA DİLEKÇEYLE OLMAZ
İş Hukukunda istifa tek taraflı bir irade beyanıdır. Yani işçi istifa ettiğinde işverenin bunu kabul etmesi gerekmez. Aynı şekilde kimin fesih hakkını kullandığı da kıdem ve ihbar tazminatı açısından önemlidir. Dolayısıyla işçilerin istifa anlamına gelebilecek ifadeleri çok dikkatli kullanmaları gerekiyor. Günümüzde sadece imzalı istifa dilekçelerine değil, elektronik yazışmalara da dikkat etmek gerekiyor.