Başlıktaki soru İŞKUR’a: “Kurumunuz kayıtlarına göre açık iş sayısı en son veriye göre hangi düzeyde?” Bu çok basit bir soru ve hemen yanıt verilebilmesi gerekir.
İŞKUR bu konuda üç yanıt verebilir ama bunlardan yalnızca biri doğru olur, dolayısıyla iki yanıtın yanlışlığı ortaya çıkar.
Bu soruya niye mi üç yanıt verilir; çünkü İŞKUR’a göre açık iş konusunda üç sayı var da o yüzden.
Haydi soralım:
“Sayın İŞKUR yetkilileri, kayıtlarınızda kaç açık iş görünüyor?”
Birinci ve tek doğru yanıt şu:
“Kayıtlarımıza göre 14 Nisan itibarıyla 84.985 açık iş bulunuyor.”
İkinci ve doğruluğu tartışılır yanıt şu:
“Mart ayındaki açık iş sayısı 189.228.”
Üçüncü ve kesinlikle yanlış olan yanıt ise şu:
“Ocak-mart dönemindeki açık iş sayısı 508.910.”
Üçüncü yanıtın ne kadar yanlış olduğunu daha iyi anlamak için dördüncü bir soru sorsak ve İŞKUR’a desek ki “Kurumunuza kayıtlı geçen yılki açık iş sayısı kaçtı”, alacağımız yanıt aynen şu olacaktı:
“2025 yılı ocak-aralık döneminde 2.435.200 açık iş alınmıştır.” (İŞKUR Aralık 2025 İstatistik Bülteni, sayfa 2.)
Açık iş anlıktır, toplam değil
Açık iş sayısı toplam alınarak oluşturulmaz, bu sayı ancak anlık durumu yansıtır.
Fotoğrafçılıkla uğraşanlar iyi bilir, önemli olan bir kareyi yakalamaktır. Bir an, bir kare değil de kareler söz konusu olduğunda ona fotoğraf denmez zaten.
İŞKUR, web sayfasında anlık açık iş sayısını veriyor. Bu sayı dün itibarıyla 84.985’ti ve doğru olan açık iş sayısı budur. Bu fotoğrafçılıktaki gibi bir anlık (günlük) durumu yansıtır. Sayı bugün için değişebilir.
Bir ayda alınan açık iş sayısı da kısmen doğru kabul edilebilir.
İyi de ayları toplayarak bir sayıya ulaşmak ve bunu açık iş gibi ilan etmek!
Açık iş 2,4 milyondan 171 bine mi düştü?
İŞKUR’un bu istatistik yaklaşımını doğru kabul edersek ortada çok vahim bir durum var.
Geçen yıl sonu itibarıyla İŞKUR’a kayıtlı açık iş 2 milyon 435 bin düzeyindeyken, sayı bir ay sonra, bu yılın ocak ayı sonunda 171 bine düşmüş.
Aralık sonundaki 2 milyon 435 bin ocak sonunda 171 bine gerilediğine göre 2 milyon 264 bin açık iş ne oldu?
Hemen hemen tümü özel sektörden oluşan işverenler eleman aramaktan vazgeçtiği için mi sayı böylesine düştü?
Tabii ki böyle bir şey olmadı. Olmadı, çünkü aralık sonundaki açık iş sayısı gerçekte 2 milyon 435 bin değildi ki.
İŞKUR, her ay için aldığı açık iş sayılarını topluyor ve birikimli bir sayı elde ediyordu ve yıl sonunda da bu sayıyı sıfırlıyordu.
Oysa açık işte önemli olan bir andaki, bir gündeki durumu yakalamak, o günün açık iş sayısını vermekti. O sayı da biraz önce de vurguladığım gibi 14 Nisan itibarıyla 84.985’ti.
Milyon düzeyinde açık iş olur mu?
Hadi istatistik anlamında hata yapılıyor…
İyi de bu istatistikle ortaya çıkan verilere bakılıp hiç mi mantık yürütülmez.
Hiç düşünülmez mi; “Türkiye’de milyonun üstünde açık iş gerçekten var mı, yok mu” diye.
Hiç düşünülmez mi, “Biz web sayfamızın girişinde anlık açık işe yer veriyoruz ve o sayı çok düşük, sonra detaylarda yer alan milyonluk sayılarla bir çelişki oluyor, bunu bir gözden getirelim” diye.
İŞKUR Şimşek’i de yanıltmıştı
İŞKUR’un aylık açık iş sayılarını kümülatife getirmesi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de yanlış sayı vermesine yol açmıştı.
Geçen yıl bir açıklamasında İŞKUR’un açık iş olarak ilan ettiği sayıyı kullanan Mehmet Şimşek, o dönem için kümülatif 1,6 milyon dolayında bulunan açık iş sayısına işaret etmişti. Oysa bu sayı o aya kadarki toplamdı ve gerçeği yansıtmaktan çok ama çok uzaktı, daha doğrusu ortada böyle bir sayı yoktu, bu sayı adeta sanaldı.
Madem o kadar açık iş var...
İŞKUR’a kayıtlı iş arayanların sayısı geçen yıl sonunda 2,3 milyon kişiydi.
Yine İŞKUR’a kayıtlı açık iş sayısı aynı tarih itibarıyla 2,4 milyon düzeyinde bulunuyordu.
Açık iş gerçekten 2,4 milyon ise ve bu açık işlerin yarısına yerleştirme yapılabilse, 2,3 milyon iş arayanın 1,2 milyonu iş sahibi olurdu. İşsizlik de bir anda çok çok azalırdı.
İŞKUR, birkaç cümlede özetlediğim şu mantığı yürütse, milyonluk açık iş verisi açıklamaktan zaten vazgeçerdi.
Alaattin Aktaş-Ekonomim