Eğer yapılandırma düzenlemesi yapılmayacaksa; tecil şartları kolaylaştırılmalı, tecil için aranan rasyolar değiştirilmeli, taksit süreleri herkese eşit olarak ve maksimum süreyle uygulanmalıdır. Bu zorunlu düzenlemeyi yapmak için illa seçim sath-ı mailine girmek mi gerekiyor?

Değerli okurlar, varlık barışı ve önemli vergisel teşvikler içeren torba yasa teklifinin ilk beş maddesi Meclis Genel Kurulunun 14 Mayıs 2026 tarihli birleşiminde kabul edilmişti. Kalan maddeleri ise 20 Mayıs 2026’da başlayıp 21 Mayıs 2026’da sona eren birleşimde bazı değişikliklerle kabul edilerek kanunlaştı.

7582 sayılı Kanun Cumhurbaşkanının onayından sonra yürürlüğe girecek.

Yapılması öngörülen düzenlemeleri 6 Mayıs 2026 tarihli yazımda açıkladığım için burada tekrar etmeyeceğim. Sadece teklifte yapılan değişikliklere değinmekle yetineceğim.

  1. Endüstri bölgelerine ilişkin değişiklikler

Teklifin aynen kabul edilen 6’ncı maddesi ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa eklenen ek 1’inci maddeyle, nitelikli hizmet merkezleri tanımlanmakta, başka bir ifade ile bunların kurulmasına olanak sağlanmaktadır.

Teklifin 5’inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenmesi öngörülen 20 numaralı bent ile 4875 sayılı Kanuna eklenen ek 1’inci maddede tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmının (katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından ise brüt asgari ücretin beş katının) gelir vergisinden istisna edilmesi öngörülmüştür.

Kabul edilen önergeyle bu bentte yer alan "katılımcı belgesi" ibaresi "9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile katılımcı belgesi" şeklinde değiştirilerek, endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlarda da bu istisnanın İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinde olduğu gibi brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanmasına olanak sağlanmıştır.

Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç ve beş katlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar belirlemeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan malları Türkiye'ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50'si kurum kazancından indirilebilmektedir.

Teklifin 7’nci maddesi ile ilgili bent değiştirilerek;

- İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından indirim oranının %50’den %100’e çıkarılması,

- İndirimin İstanbul Finans Merkezi dışındaki kurumlarda da %50 oranında uygulanması öngörülmüştür.

Kabul edilen önergeyle Teklifin 7'nci maddesiyle değiştirilmesi öngörülen KVK’nın 10'uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "22/6/2022 tarihli" ibaresinin "9/1/2022 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar ile 22/6/2022 tarihli" şeklinde değiştirilerek, endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar için de %100 oranında kazanç indirimi uygulanması olanağı sağlanmıştır.

Teklifin 7’nci maddesi ile KVK’nın 10 uncu maddesine eklenmesi öngörülen (j) bendi ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i (katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar için ise %100’ü) kazançtan indirilebilecektir.

Kabul edilen önergeyle bu bentte de yapılan değişiklikle, 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar için de %100 oranında kazanç indirimi uygulanması olanağı getirilmiştir.

Görüldüğü üzere, Cumhurbaşkanınca belirlenecek endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar için İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren kurumlara tanınan teşvikler aynen tanınmış bulunmaktadır.

  1. Nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin değişiklik

Teklifin 6’ncı maddesi ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa eklenen ek 1’inci maddeyle, ülkemizin nitelikli hizmet ihracatını artırmaya, yatırımcı görünürlüğünü güçlendirmeye ve uluslararası firmalar için Türkiye'yi bölgesel bir merkez haline getirmeye yönelik olarak nitelikli hizmet merkezlerinin kurulmasına imkân sağlanması öngörülmüştür.

Bu maddede nitelikli hizmet merkezlerinin yapacakları hizmetler sayılmış, bunlar arasında “hukuk danışmanlığı” hizmetine de yer verilmiştir.

Kabul edilen önergeyle 4875 sayılı Kanun'a eklenen ek 1'inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "hukuk danışmanlığı" ibaresinden sonra gelmek üzere "(yurtiçi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle)" ibaresi eklenmiştir.

Bu değişiklikle, nitelikli hizmet merkezlerinin yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik sunacakları hukuk danışmanlığı hizmetinin sadece 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında alacakları hizmet suretiyle verilebileceği düzenlenmiştir.

  1. Varlık barışında indirimli oran uygulamasının kapsamı genişletildi

Teklifin 10’uncu maddesinde, banka ve aracı kurumların, varlık barışı kapsamında kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden yüzde 5 oranında vergi kesmeleri ve vergi dairesine yatırmaları öngörülmüştür.

Söz konusu maddede vergi oranının, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında;

- En az 5 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 0,

- En az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 1,

- En az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 2,

- En az 2 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde yüzde 3,

- En az 1 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde ise yüzde 4 olarak uygulanacağı ifade edilmiştir.

Kabul edilen önergeyle, bu indirim kapsamına girişim sermayesi yatırım fonları da dahil edilmiştir.

Ayrıca bildirilecek varlıkların elde tutulmasına ilişkin verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacağı da hükme bağlanmıştır.

  1. Yapılandırma düzenlemesine acil ihtiyaç var!

Maalesef torba yasaya Komisyonda ve Genel Kurulda kamu borçlarının yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler eklenmedi.

Bunu anlamak mümkün değil!

Mükelleflerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve finansmana erişimde yaşanan sorunlar görmezlikten geliniyor.

Tecil süresini uzatmak mükelleflere biraz zaman kazandırmak dışında fayda sağlamaz. Çünkü tecil faizi oranı çok yüksek.

Eğer yapılandırma düzenlemesi yapılmayacaksa; tecil şartları kolaylaştırılmalı, tecil için aranan rasyolar değiştirilmeli, taksit süreleri herkese eşit olarak ve maksimum süreyle uygulanmalıdır.

Bu zorunlu düzenlemeyi yapmak için illa seçim sath-ı mailine girmek mi gerekiyor?

Kaynak: T24 | Erdoğan SAĞLAM