İmkanlarım ölçüsünde belli aralıklarla tüm sorulara cevap vermeye çalışıyorum.
Okurlarımızdan Mehmet A , Süleyman K, Leyla A’ ve Ahmet S’den aldığım çok sayıda işveren ve çalışanımızı ilgilendiren aşağıdaki soruları cevaplayarak bu konuları açıklamaya çalıştım. Sosyal Güvenlik Denetimlerinin Engellenmesi Yapılan sosyal güvenlik denetimlerinde denetlenen işyerlerinin denetim elemanına gerekli kolaylığı göstermesi gerekmektedir. nitekim sınırı aşan nitelikte bir engelleme söz konusu olursa bazı yaptırımlar söz konusu olmaktadır. Denetimin engellenmesi üç şekilde karşımıza çıkabilmektedir:
1) 5510 sayılı kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin (1) no.lu alt bendine göre; kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının; bu kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmasına engel olamazlar; engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. söz konusu idari para cezası uygulaması denetim elemanlarının görevlerine engel olunması durumunda söz konusu olup sadece işverenlere değil bunun yanında sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler (muhasebeci, avukat vs.) hakkında da uygulanabilmektedir. burada bahsedilen engelleme fiili, denetim elemanının işyerine alınmaması, ilgili bölümlerin kapatılması, sigortalıları işyerinden kaçırma gibi durumlarda ortaya çıkabilir.
2) 5510 sayılı kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin (2) no.lu alt bendine göre; kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının; görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde türk ceza kanununun 265’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılır. bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır. söz konusu madde hükmü bir önceki yaptırım hükmüne göre daha ağır ve cebir/tehdit unsurlarının söz konusu olması halinde uygulanabilmektedir. yine burada da idari para cezası sadece işverenlere değil bunun yanında sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler (muhasebeci, avukat vs.) hakkında da uygulanabilmektedir.
3) yapılan denetim esnasında denetim elemanınca istenen kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi de denetimin sağlıklı şekilde yapılmasını engeller nitelikte bir fiil ve sosyal güvenlik mevzuatında yaptırımı bulunmaktadır. buna göre, denetim elemanınca yapılan yazılı ihtara rağmen on beş gün içinde mücbir sebep olmaksızın kayıt ve belgeleri tam olarak ibraz etmeyerek yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere aylık asgari ücretin on iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.
İstifa Günü Çalışmama İşçinin, istifa dilekçesini verdiği günde veya istifa dilekçesinde işten ayrılacağını belirttiği çıkış tarihinde çalışmaması halinde, söz konusu gün için sigorta primi ödenip ödenmeyeceği hususu tereddütlere yol açmaktadır. * işçinin söz konusu tarihte çalışmaması halinde (çıkış günü fiili çalışma olmadığı için) o gün için sgk’ye prim ödenmez.
• O gün için eksik gün nedeni olarak 16 kodu (fesih tarihinde çalışmamış) seçilerek bildirim yapılmalıdır. • iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte çalışmadığının ispat yükümlülüğü işverene aittir. • olası bir denetimde puantaj kayıtlarında, işçinin istifa günü mesai saatleri ile uyumlu şekilde giriş çıkışları tespit edilirse söz konusu eksik gün nedeni kabul edilmez. bu durumda geçmişe dönük olarak ek muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmesi ve idari para cezası ödenmesi söz konusu olacaktır.
İş Arama İzninde Rapor Alınması
• İşten geçerli nedenle çıkartılma durumunda, bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. iş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
• İşçi iş arama iznini kullanırken istirahat raporu alması durumunda uygulama özellik arz etmektedir.
• Kural olarak ihbar süresi ile istirahatli (raporlu) süreler iç içe geçemez. yani ihbar süresi içerisinde işçi rapor alırsa, ihbar süresi rapor süresi kadar uzayacaktır.
• Buna göre; iş arama izni, ihbar süresi içerisinde kullanılacağına göre ve ihbar süresi içinde rapor alınması durumunda rapor süresi kadar ihbar süresi uzayacağından iş arama izin süresi de uzayacaktır. ancak raporlu süreler içinde ayrıca günlük 2 saat iş arama izin süresi verilmeyecektir. zira iş arama izni sadece çalışılan günler için verilir.
Ücretsiz İzin Halinde Hafta Tatili Ücreti
• işyerlerinde gerçekleştirdiğimiz denetim faaliyetlerinde ücretsiz izin kullanan personele hafta tatili ücreti ödenmesi noktasında hatalı uygulamaların söz konusu olduğu görülmektedir.
• 4857 sayılı kanunun 46/1 maddesine göre; bu kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. bu madde uyarınca işçinin hafta tatilinde en az 24 saat dinlenme hakkı vardır. işçinin ücretli hafta tatiline hak kazanması durumunda kesintisiz biçimde en az 24 saat dinlenmesi ve işçinin bu dönemde çalıştırılmaması gerekmektedir. • hafta tatiline hak kazanabilmek için o hafta 45 saat çalışma zorunluluğu bulunmaktadır. örneğin, haftanın 6 günü çalışılan işyerinde perşembe, cuma ve cumartesi ücretsiz izin yapılmışsa çalışılmayan ve işgünü olmayan pazar gününün ücretini de hafta tatiline hak kazanılmadığı için işveren maaştan kesecektir. buna göre, aylık ücretten 4 gün kesinti yapılabilecektir.