Kıdem tazminatı tavanı, yüksek ücretli çalışanlar bakımından işverenin ödeyeceği kıdem tazminatının sınırsız şekilde artmasını önlemek, yüksek ücretli çalışanlarla düşük ve orta ücretli çalışanlar arasındaki kıdem tazminatı farkının aşırı büyümesini sınırlamak, toplu iş sözleşmeleriyle çok yüksek kıdem tazminatları belirlenmesini engellemek, kamu ve özel sektörde uygulanabilecek ortak bir üst sınır oluşturmak, kıdem tazminatını, devletin en üst düzey memuruna ödediği emeklilik ikramiyesiyle ilişkilendirerek objektif bir ölçüte bağlamak amacıyla getirilmiştir.
Bugünkü sistemde kullanılan, “en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi” ölçütü ise 1 Ocak 1983’te yürürlüğe giren 2762 sayılı Kanun’la getirilmiştir.
Bu kapsamda 1475 sayılı Mülga İş Kanunu’nun yürürlükte olan 14. maddesine göre, işçinin her bir çalışma yılı için alabileceği kıdem tazminatı, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı karşılığında ödenen azami emeklilik ikramiyesini aşamaz.
Kıdem tazminatı tavanı her yıl ocak ve temmuz aylarında iki kez artırılan memur maaş katsayısının artmasıyla birlikte yeniden belirlenmektedir. Bu kapsamda, Hazine ve Maiye Bakanlığı 3.7.2026 tarihli ve 27998389-010-06-02-4870801 sayılı Genelge ile 01/07/2026 – 31/12/2026 döneminde geçerli olan memur maaş katsayıları yeniden belirlenmiştir. Buna göre 01/07/2026 – 31/12/2026 döneminde uygulanacak; Kıdem tazminatı tavanı 73.729,87 TL olarak belirlenmiştir.
Peki, kıdem tazminatı tavanı hangi ölçütler esas alınarak belirlenmektedir?
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14 üncü maddesinde, “Toplu sözleşme ve hizmet akitleriyle belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez” şeklinde kurala yer verilmiştir. Yargıtay kıdem tazminatı tavanı ile ilgili olarak verdiği bir kararında, “Belirtilen üst sınır, “genel tavan” olarak adlandırılabilir. En yüksek devlet memuru da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri (eskiden başbakanlık müsteşarı, daha sonra Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı) olduğundan genel tavan, bu görevdeki kişinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemeyecektir. Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır. Süreli fesih halinde sürenin son bulduğu tarih tavanın tespitinde dikkate alınır[1].
Özel sektör işvereni isterse kıdem tazminatı tavanını aşarak brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı ödemesi yapabilir. Ancak tavanı aşan kısım ücret gibi değerlendirilerek gelir vergisi ve sigorta primine tabi tutulur (193 GVK m.25; 5510 SSGSSK m.80). Çünkü Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesi ile 1475 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatı vergiden müstesna tutulmuştur. Kamu işverenleri ise kıdem tazminatı tavanını aşarak ödeme yaparlarsa 5018 Kanun çerçevesinde kamu zararına sebebiyet verdikleri için sorumlular hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanabilir”.
Yargıtay’a göre, kıdem tazminatı tavanını düzenleyen kural mutlak emredici nitelikte olup tavanı artıran iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir. Bununla birlikte, özel sektör işvereni isterse kıdem tazminatı tavanını aşarak brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı ödeyebilir. Ancak tavanı aşan kısım ücret gibi değerlendirilerek gelir vergisi ve sigorta primine tabi tutulur (193 GVK m.25; 5510 SSGSK m.80). Kamu işverenleri ise kıdem tazminatı tavanını aşarak ödeme yaparlarsa 5018 sayılı Kanun çerçevesinde kamu zararına sebebiyet verdikleri için sorumlular hakkında TCK hükümleri uygulanabilir.
Sonuç olarak, kıdem tazminatı tavanı en yüksek devlet memuru olan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin emekliliği halinde Emekli Sandığınca ödenecek olan bir yıllık ikramiye oranını geçemez. Genel tavan, iş sözleşmesinin feshedildiği andaki tavandır. Süreli fesih halinde sürenin son bulduğu tarih tavanın tespitinde dikkate alınır. Özel sektör işvereni isterse kıdem tazminatı tavanını aşarak brüt ücret üzerinden kıdem tazminatı ödemesi yapabilir. Ancak tavanı aşan miktar vergilendirme açısından kıdem tazminatı sayılmaz, ücret olarak değerlendirilir. Çünkü Gelir Vergisi Kanunu’nun 25 inci maddesi ile Mülga 1475 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunan 14 üncü maddesine göre ödenen kıdem tazminatı vergiden müstesna tutulmuştur. Kamu işverenleri ise kıdem tazminatı tavanını aşarak ödeme yaparlarsa 5018 Kanun çerçevesinde kamu zararına sebebiyet verdikleri için sorumlular hakkında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanabilir.
[1] Y22HD.13.10.2014 T., E.2014/19755, K.2014/27299 Legalbank.
www.incirogludanimanlik.com sayfasında yayımlanan blog yazıları, hakemli makale formatında olmayıp bilgi verme amaçlıdır. Kesinlikle hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliğinde değildir.
Lütfi İNCİROĞLU