Ya da aynı ürünü siz 100 liraya satarken benzer işletmelerin satış fiyatı 130 lira civarında oluşuyorsa, aradaki farkın nedenini açıklayabilecek misiniz?
Bu sorular bugüne kadar daha çok şirketlerin kendi iç analizlerinde veya transfer fiyatlandırması çalışmalarında gündeme geliyordu. Ancak Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen VDK-MİHENK (Emsal Fiyatlar ve Sektörel Marjlar Veritabanı) ile birlikte bu karşılaştırmalar vergi incelemelerinin de önemli araçlarından biri olmaya hazırlanıyor.
VDK'nın açıklamasına göre sistem; çok sayıda mükelleften elde edilen mali verileri sektör, bölge ve ölçek bazında sınıflandıracak, büyük veri ve yapay zekâ destekli yöntemlerle işleyerek emsal fiyatlar ve marjlar üretecek. İlk aşamada özellikle e-fatura gibi elektronik belgelerde bulunan mali verilerden yararlanılacak.
Dolayısıyla vergi incelemelerinde yeni bir döneme giriyoruz. Artık yalnızca şirketinizin rakamlarının kendi içinde doğru olması değil, benzer şirketlerin rakamları arasında nasıl göründüğü de önem kazanacak.
Vergi İdaresi Artık Sadece Sizin Rakamlarınıza Bakmayacak
Bir vergi incelemesinde geleneksel olarak şirketin defterleri, faturaları, beyannameleri ve diğer mali kayıtları incelenir. Gerektiğinde karşıt incelemeler yapılır, banka hareketlerine veya üçüncü kişilerden alınan bilgilere başvurulur.
Dijitalleşme bu yöntemi önemli ölçüde değiştirdi. Vergi idaresinin elindeki elektronik veri miktarı arttıkça, incelemeler tek tek belgelerin kontrolünden büyük veri kümelerinin analizine doğru ilerliyor.
MİHENK bu dönüşümün yeni aşamalarından biri.
Sistem yalnızca verileri toplamakla yetinmeyecek. VDK'nın açıklamasına göre bölgesel, sektörel ve zamansal değişimleri izleyecek; örüntüleri analiz edecek, anomali ve sapmaları tespit edecek. E-fatura verileri üzerinden piyasa fiyatlarının oluşumu, sektörler arasındaki fiyat farklılıkları ve ölçek bazındaki marj değişimleri de gözlemlenebilecek.
Bunun pratikteki anlamı oldukça önemli.
Bir şirketin satış fiyatı, brüt kâr marjı veya belirli işlemlerindeki kârlılığı artık yalnızca kendi geçmiş yıllarıyla değil; aynı sektörde, aynı bölgede veya benzer ölçekte faaliyet gösteren işletmelerden elde edilen verilerle de karşılaştırılabilecek.
Özellikle ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde bunun önemi daha da artıyor. Nitekim VDK da MİHENK'in önemli kullanım alanlarından birinin transfer fiyatlandırması incelemeleri olacağını açıkça belirtiyor.
Sektör Ortalamasından Farklı Olmak Vergi Riski mi?
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Bir şirketin kâr marjının sektör ortalamasından düşük veya yüksek olması tek başına vergisel bir risk taşıdığı anlamına gelmez.
Aynı sektörde faaliyet gösteren iki şirketin bile ürün çeşitliliği, müşteri portföyü, kapasite kullanım oranı, ihracat ağırlığı, satış politikası, finansman yapısı veya faaliyet gösterdiği pazar birbirinden tamamen farklı olabilir.
Bir şirket yeni bir pazara girmek için düşük fiyat politikası uygulayabilir. Başka bir şirket yüksek hacimli bir müşterisine önemli miktarda iskonto yapabilir. Bir işletme kapasitesinin yüzde 90'ını kullanırken diğeri yüzde 50'sini kullanıyor olabilir.
Dolayısıyla sektör ortalaması matematiksel olarak anlamlı olsa bile her zaman doğru bir vergisel emsal anlamına gelmez.
MİHENK açısından bence üzerinde durulması gereken nokta da tam olarak burası.
Sapma, vergi kaybının kanıtı olmayabilir; ancak artık açıklanması gereken bir veri haline gelebilir.
Örneğin sektörünüzde benzer ölçekteki şirketlerin brüt kâr marjı belirli bir aralıkta seyrederken sizin şirketiniz yıllardır bunun çok altında kalıyorsa, bunun ticari veya ekonomik nedeninin sorgulanması şaşırtıcı olmayacaktır.
Aynı durum fiyatlar için de geçerli.
Benzer koşullarda piyasada 100 liraya satılan bir malın ilişkili şirkete sürekli 70 liraya satılması, özellikle transfer fiyatlandırması açısından doğal olarak daha yakından incelenecektir.
Ancak burada idarenin yaptığı karşılaştırmanın da sağlıklı olması gerekir. Emsal grubuna hangi işletmelerin dahil edildiği, bunların gerçekten karşılaştırılabilir olup olmadığı, işlemlerin miktarı, zamanı, ticari koşulları ve diğer farklılıklar önem taşır.
Bu nedenle MİHENK tarafından ortaya konulan bir sapmanın otomatik olarak matrah farkına dönüşeceğini düşünmek de doğru olmaz.
VDK'nın sistemi tanımlarken yaptığı ayrım bu açıdan önemli. MİHENK klasik anlamda bir risk analiz sistemi olarak değil, doğrudan inceleme sırasında müfettişe veri ve karşılaştırma imkânı sağlayan bir karar destek aracı olarak konumlandırılıyor.
Şirketler Şimdiden Hangi Soruların Cevabını Hazırlamalı?
MİHENK'in belki de şirketler açısından en önemli sonucu, vergi incelemesine hazırlık anlayışını değiştirecek olması.
Bugüne kadar şirketler genellikle “Kayıtlarımız doğru mu?”, “Beyannamelerimizle mizanımız uyumlu mu?”, “Belgelerimiz eksiksiz mi?” sorularına yoğunlaşıyordu.
Bunlar elbette önemini koruyor. Ancak bunların yanına artık başka soruların da eklenmesi gerekiyor.
Şirketimizin brüt kâr marjı son üç veya beş yılda nasıl değişti?
Bu marj sektörümüzdeki benzer şirketlerden önemli ölçüde farklıysa bunun nedeni nedir?
Aynı ürünü farklı müşterilere önemli ölçüde farklı fiyatlardan satıyorsak bu fiyat farkının ticari gerekçesi var mı?
İlişkili şirketlere yaptığımız satışlarda uyguladığımız fiyat ve marjlar, bağımsız müşterilere yaptığımız satışlardan belirgin biçimde farklı mı?
Düşük marjla veya zararına gerçekleştirdiğimiz önemli satışların ticari gerekçelerini belgeleyebiliyor muyuz?
Olağan dışı fiyat veya kârlılık değişikliklerinin arkasındaki ekonomik nedenleri bugün sorulsa ortaya koyabilir miyiz?
Bu soruların inceleme başladıktan sonra ilk kez sorulması geç olabilir.
Çünkü vergi denetimindeki dijital dönüşüm yalnızca işlemlerin elektronik ortama taşınmasından ibaret değil. VDK'nın Denetim 2.0 yaklaşımı, denetimin emek yoğun yapıdan teknoloji yoğun ve veri odaklı bir modele dönüşmesini hedefliyor.
MİHENK de bu dönüşümün önemli parçalarından biri.
Şirketlerin buna vereceği cevap ise aslında oldukça basit:
Vergi idaresi şirketinizi başkalarıyla karşılaştırmadan önce, siz kendi şirketinizi karşılaştırmaya başlamalısınız.
Çünkü önümüzdeki dönemde iyi bir vergi incelemesine hazırlık çalışması yalnızca defterlerin, faturaların ve beyannamelerin doğru olup olmadığını kontrol etmekten ibaret olmayacak.
Şirketlerin kendi rakamlarına bir de vergi idaresinin görebileceği yerden bakmayı öğrenmesi gerekecek.
Yeminli Mali Müşavir