Ne var ki seyyanen zamdan sadece damga vergisi kesintisi yapıldığından seyyanen zam karşılığı ödenen ücretler kök ücrete dahil edilmemiştir. Haliyle seyyanen zam nedeniyle ödenen ücretler emekli aylığına yansıtılmadığı gibi emekli ikramiyesinin hesabında da dikkate alınmamaktadır.

Diğer taraftan memura yapılan zamlar evvelce memur emeklisine de yapılmakta iken muhtemelen EYT yasası sonrası Hazineye gelen yük de dikkate alınarak Maliyeden izin çıkmayınca, memura yapılan seyyanen zam memur emeklisine yapılmamıştır.

Neticede, memur ve memur emeklisinin arasındaki maaş farkı seyyanen zamla birlikte katlanarak artmıştır. Memur maaşlarına her altı ayda yapılacak zammın seyyanen zamma da yapılacak olmasına rağmen seyyanen zammın emekli aylığına yansıtılmaması nedeniyle, memurun emekli olması halinde mevcut maaşı ile emekli maaşı arasındaki uçurum ilerleyen süreçte daha da artacaktır.

Kamudaki memur kadrosunun kısıtlı olduğu dikkate alındığında yeni memur alımlarının yeni bir kadro ihdas edilmediği takdirde anca mevcut memurların emekliye sevk edilmesiyle mümkün olacağı, yeni bir kadro ihdas edilse bile ihdas edilen kadro sayısının da sınırlı sayıda olacağı aşikardır.

Memurların re’sen emekliye sevk edilmeleri 65 yaşını doldurdukları tarih itibariyle yapılmakla birlikte evvelce emeklilik hakkını kazanmış memurlar 65 yaşını beklemeksizin emeklilik yaşını doldurduktan sonra veya birkaç yıl daha çalıştıktan sonra kendi istekleriyle emekliye ayrılabilmekteydi.

Sosyal güvenlik mevzuatına baktığımızda 8/9/1999 öncesi işe girmiş devlet memurlarının, yaşına bakılmaksızın kadınlarda 20 yıllık (7.200 gün), erkeklerde 25 yıllık (9.000 gün) çalışma sürelerini tamamlamış olmaları halinde, sonrasında işe girenlerin ise 9.000 prim gün sayılarını ayrıca kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşını doldurmaları ve istekleri halinde emekliye ayrılmaları mümkün.

Gelinen noktada ise emekli aylığına hak kazanmış olsa da memur ve memur emeklisi arasındaki bugün itibariyle % 50’lere varan maaş farkı düşürülmediği sürece, mevcut ekonomik şartlar dahilinde memurların 65 yaşından önce emeklilik başvurusunda bulunmaları pek de mümkün gözükmüyor.

Bunun doğal sonucu olarak da kamuda görev alabilmek için KPSS sınavlarına hazırlanan gençlerin veya atanamayan öğretmenlerin kamuda görev almaları her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.
Sonuçta memura verilen zamların memur emeklisine de verilmesine yönelik evvelce yapılmış düzenlemelerin tüm bu kritik noktalar göz önünde bulundurularak titizlikle yapıldığı dikkate alındığında, şimdilerde seçim öncesi verilen vaatler yerine getirilirken bu noktaların da göz ardı edilmemesi gerekiyor.

BİRDEN FAZLA İŞYERİNDE ÇALIŞANLAR SGK’DAN PRİM İADESİ ALABİLİR Mİ?

Aynı işverenin üç ayrı şantiyesinde mühendis olarak çalışıyorum. Üç işyerinden de SGK primi yatıyor. SGK’ya yatan 30 günü aşan primlerin iadesini alabilir miyim? Faruk K.

Aynı ayda birden fazla işyerinde çalışan sigortalılara SGK’nın prim iadesi alabilmeleri için birden fazla işyerinden bildirilen prime esas kazanç toplamının ilgili aydaki prime esas kazanç üst sınırını aşması, bu sürelere ilişkin primlerin ödenmiş olması ve sigortalının aşan kısma isabet eden tutarın (sigortalı hissesine isabet %15’lik kısmın) iadesi hususunda ilgili SGK Müdürlüğüne dilekçe ile başvurması gerekiyor.

Prime esas kazanç üst sınırı yıllar itibariyle, kimi yıllarda altı aylık periyotlar halinde belirlenmiş olup, üst sınır 2023/Ocak ila Haziran aylarında 75.060,00 TL, 2023/Temmuz ila Aralık aylarında 100.608,90 TL, 2024/Ocak ve sonrası için 150.018,90 TL’dir. Bu bakımdan SGK’dan prim iadesi alınabilmesi için e-Devlet üzerinden alınacak hizmet dökümünde aynı aya ait farklı işyerlerinden bildirilmiş prime esas kazançların toplanması ve toplam kazanç tutarı prime esas kazanç üst sınırı aştığı takdirde prim iade başvurusunda bulunulması gerekiyor.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise birden fazla işyerinden bildirilen hizmetlere ilişkin SGK bildirimlerinin yapıldığı işyerlerinin farklı illerde kurulu olması halinde bu hizmetlerin gerçek olup olmadığının tespiti için durum SGK’nın denetim ve kontrolle görevli memurlarına sevk edilmektedir.

Haliyle, çalışanların denetime tabi tutulmasını gerektirecek başvuruları, çalışan ve işveren arasında olumsuz durumların yaşanmasına sebebiyet verebildiğinden, iade başvurusundan önce işverenlere bilgi verilmesi veya iade başvurusunun hizmet akdi sona erdikten sonra yapılması hususu da göz önünde bulundurulmalıdır.

Diğer taraftan, hizmet dökümüne yansıyan hizmet sürelerine isabet eden primlerin işverenlerince ödenmemiş olması da mümkün olabilmektedir. Bu durumda birden fazla işyerinden bildirilen kazançlar üst sınırı aşsa bile prim ödemesi yapılmadığından, prim iadesi de yapılmayacaktır. Primlerin ödenmiş olması durumunda ise zaman aşımı süresi 10 yıl olduğundan, iade için 10 yıllık sürenin de geçirilmemesine dikkat edilmelidir.

Kaynak: Karar | Eyüp Sabri Demirci