İlk metinde bazı istisnaların daraltılması ve iktisadi işletmelere ait konutların kiraya verilmesi işlemlerinin KDV’den istisna edilmesine yönelik hükümler yer alıyordu. Ancak bu düzenlemeler teklif metninden çıkarıldı. Bunun yerine, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan değişiklikle serbest bölgeler arası ve serbest bölge içi ticaret yeniden kurumlar vergisi istisnası kapsamına alınıyor.

Kanun teklifinde yer alan diğer bazı düzenlemeleri ana başlıklar ile verip serbest bölgelere yönelik düzenlemeyi ve önemli gördüğümüz bazı düzenlemelerin altını çizmeye çalışalım.

Bazı düzenlemeler

* Vakıf hastanelerinin kurumlar vergisi muafiyeti kaldırılıyor.

* BOTAŞ’ın doğalgaz ithalatından kaynaklanan ve birikmiş bulunan KDV borcu, görev zararı alacağından mahsup edilmek suretiyle siliniyor.

* Kripto varlıkların alım satımı yüzde 0.03 (on binde üç) işlem vergisine ve yüzde 10 stopaja tabi tutuluyor. Ancak yetkili kurumlar aracılığıyla yapılmayan işlemler hem KDV’ye tabi tutuluyor hem de gerçek kişiler açısından beyan edilmesi gerekiyor.

YEMEK BEDELİNDE SGK-VERGİ UYUMSUZLUĞU GİDERİLİYOR

Mevcut uygulamada çalışanlara nakden verilen yemek bedelleri konusunda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile vergi uygulaması arasında farklılık bulunuyordu. SGK uygulamasında günlük istisna tutarı 158 TL iken, vergi mevzuatında bu tutar 300 TL olarak uygulanıyordu.

Yeni düzenleme ile bu farklılığın giderilmesi amaçlanıyor. Buna göre, çalışana nakden verilen yemek bedelinin 300 TL’lik kısmı sigorta priminden istisna edilecek. Bu tutar, her yıl yeniden değerleme oranında artırılacak. Bu düzenleme, çalışana yapılan nakit ödemelerdeki farklılığı gidermiş oluyor. Yemek kartı uygulamasında SGK yönünden zaten bir prim uygulaması söz konusu değildi.

İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİNDE CUMHURBAŞKANI’NA YETKİ

Kanunla birlikte Cumhurbaşkanına, devlet tarafından karşılanan yüzde 1 oranındaki işsizlik sigortası primini yarısına kadar artırma veya azaltma yetkisi veriliyor. Uygulamada bu yetkinin indirim yönünde kullanılması daha olası görünse de bu tür düzenlemelerin mali disiplin ve istihdam dengesi gözetilerek yapılması önem taşıyor.

Bu vesileyle daha önce de dile getirdiğimiz bir hususu hatırlatmakta yarar var: Sosyal güvenlik primlerini düzenli ödeyen işverenlere sağlanan yüzde 5’lik indirimin yüzde 2’ye düşürülmesi, tahsilat performansını olumsuz etkileyebilir. Prim teşviklerinin daraltılması kısa vadeli gelir artışı sağlasa da uzun vadede kayıt dışılığı teşvik etme riski barındırır.

MÜCEVHER VE KIYMETLİ TAŞLARA YÜZDE 20 ÖTV

Düzenlemeyle mücevher ve kıymetli taşlara yüzde 20 oranında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) getiriliyor. Uygulama, kanunun yayımını izleyen ay başında yürürlüğe girecek.

İlk bakışta, birçok üründe ÖTV veya özel iletişim vergisi bulunurken lüks tüketim kapsamında değerlendirilen mücevherat ve kıymetli taşlarda böyle bir verginin olmaması eleştiri konusu oluyordu. Ancak bu ürünlerin taşınmasının kolaylığından kaçakçılık riski ve uluslararası uygulamalara paralellikle bugüne kadar ÖTV kapsamına alınmadığı biliniyor.

Yeni düzenlemenin mali etkisinden ziyade psikolojik yönünün ağır bastığı kanaatindeyiz. Vergi yükü, kayıtlı üreticiler üzerinde baskı oluştururken, kaçak riskini artırma ve tüketiciyi yurt dışı alıma yönlendirebilir. Bu da beklenen vergi gelirinin aksine, kayıt dışılığı artırıcı bir sonuç doğurabilir.

SERBEST BÖLGELERDE VERGİ İSTİSNASI: GERİYE DÖNÜŞ

Yaklaşık iki yıl önce yapılan değişiklikle serbest bölgelerin kendi aralarındaki ticareti ile yurt içine yaptıkları satışlardan elde edilen kazançlara uygulanan kurumlar vergisi istisnası kaldırılmış; istisna yalnızca serbest bölgelerden yapılan ihracat işlemleriyle sınırlandırılmıştı. Bu değişikliğin gerekçesi olarak, özellikle yurt içine yapılan satışlarda istisna nedeniyle kazancın serbest bölgede bırakılması gösterilmişti.

Yeni düzenleme ile serbest bölgeler arası ve serbest bölgelere yönelik ticaret yeniden kurumlar vergisi istisnası kapsamına alınıyor. Bu adım, serbest bölgelerin rekabet gücünü artırma ve yatırım ortamını canlandırma amacı taşıyor olabilir.

Ancak daha önce dile getirilen eleştirilerin de yeniden gündeme gelmesi muhtemeldir. Vergi avantajlarının kapsamının genişletilmesi, kazançların bölge içinde tutulmasına ve vergi matrahının daralmasına yol açabilir. Diğer yandan, yatırım ve üretim artışı yoluyla dolaylı vergi gelirlerinde artış sağlanması da ihtimal dahilindedir.

Kaynak: İstanbul Ticaret Odası Gazetesi | OSMAN ARIOĞLU