MEVZUAT

Sermayelere bakmak gerekiyor

Anonim ve limited şirketlerin, 31.12.2026’ya kadar sermayelerini yeni tutarlara yükseltmeleri gerekiyor. Yapılacak sermaye artırımlarında asgari tutarların dikkate alınmasında yarar var; ayrıca bunun için şirketlerin de son yılı beklemesi gerekmiyor.

Abone Ol

Yılın son ayları, bazı sermaye şirketleri için aynı zamanda sermaye artırımının zamanını da ifade ediyor. Sermaye artırımı, bazı şirketler için mevzuatın doğurduğu menfaat gereği olarak karşımıza çıkmaktadır.

Özellikle yabancı para değerlerindeki artışlar dolayısıyla dövizli borçların değerlenmesi sonucu şirketlerde hem kur farkı zararlarının oluşması hem de borçların şişmesi söz konusudur. Bu olgu ise özellikle döviz cinsinden borcu olan şirketlerin Ticaret Kanunu’nun 376. maddesine dikkat etmeleri gereğini ortaya çıkarmaktadır.

Ticaret hukuku yönünden

TTK’nın 376. maddesi, son yıllık bilançodan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşıldığı hâllerde yönetim kuruluna durumu derhal genel kurula bildirme, bu toplamın üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşılması durumunda ise genel kurula üçte bir sermaye ile yetinme yahut sermayenin tamamlanması kararını alma yükümlülüğü getirmiştir. Aksi hâlde şirket feshedilmiş sayılır. Yönetim kurulu, şirketin borca batık bulunduğu şüphesini uyandıran emarelerin mevcut olması hâlinde ise aktiflerin satış fiyatları esas alınarak bir ara bilançosu tanzim etmek yükümlülüğü altındadır. Şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği hâllerde ise yönetim kurulunun durumu derhal mahkemeye bildirmesi, iflası veya iflasın ertelenmesini talep etmesi gerekmektedir (Bu konuda 1.1.2027 tarihine kadar uygulama alanı bulacak olan ve 15.9.2018 günlü Resmî Gazete’de yayımlanmış Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesine ilişkin Yönetmelik’e ve değişikliklerine bakılmalıdır). Yönetim kurulunun bu görevlerindeki ihmali, Türk Ceza Kanunu karşısında görevi ihmal suçunu (md. 257/2) oluşturabileceği gibi kusurlu iflas hâlini de oluşturabilir.

Öte yandan 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile anonim şirketler için 50 bin lira olan asgari sermaye tutarı 250 bin liraya (kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan şirketlerde 100 bin liradan 500 bin liraya), limited şirketler için 10 bin lira olan asgari sermaye tutarı 50 bin liraya yükseltilmiştir. 7511 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye göre, sermayeleri en az sermaye tutarının altında olan anonim ve limited şirketlerin, 31.12.2026 tarihine kadar sermayelerini yeni sermaye tutarlarına yükseltmeleri gerekmektedir. Yapılacak sermaye artırımlarında bu asgari tutarların dikkate alınmasında yarar vardır. Ayrıca bu sermaye artırımı için illa son yılı beklemek de gerekmemektedir.

Vergi mevzuatı yönünden

Sermaye artırımı kanunen zorunlu olmadığı hâlde, vergi mevzuatı dolayısıyla şirket menfaati gereği sermaye artırımının gerekli olmasına yol açan müessese ise “örtülü sermaye faizi” müessesesidir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda örtülü sermaye müessesesi kapsamında kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları her türlü borcun, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye kabul edilmiştir.

Alınan borçların örtülü sermaye sayılan kısmı için ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları, vade farkları ve benzeri giderler, Kanun’un 11/b maddesi gereğince kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmak durumundadır. Öte yandan bu tutarlar, ilişkili kişiye dağıtılan kâr payı olarak nitelendirilmekte, ödeme yapılanın gerçek kişi olması hâlinde stopaj mükellefiyeti doğmakta ve geliri elde eden açısından kâr payı statüsünde vergilendirmeye yol açmaktadır.

Burada kurumların yapmış oldukları borçlanmaların örtülü sermaye olup olmadığı yönündeki tespit, borçların hesap dönemi başındaki bilançoda yer alan öz sermaye ile kıyaslanması suretiyle yapılmaktadır. Kurumun dönem başı öz sermayesinin sıfır veya negatif değerler taşıması durumunda, söz konusu kurumun ortak ve ortaklarla ilişkili kişilerden yaptığı borçlanmaların tamamı örtülü sermaye olarak değerlendirilmektedir. Bu durum kurumlara, dönem başında öz sermayelerini gerekli şekilde oluşturarak, dönem içinde örtülü sermaye durumunun oluşmaması için borçlanmalarını önceden planlayabilme olanağını da sağlamıştır.

2027 yılı için 2026 yılı sonu itibarıyla geçerli olan öz sermaye miktarı, maliyetleri gider yazılabilecek borçların belirlenmesinde temel teşkil edecektir. Örtülü sermaye kapsamına giren borçları bulunan kurumlar sermayelerini dış kaynaklardan artırmak suretiyle, ilişkili kişilerden borçlanmalarda daha uygun bir konum yaratabilirler. İç kaynaklardan yapılacak sermaye artırımının ise öz sermayeyi artırıcı bir etkisinin olmadığı da unutulmamalıdır.

Öte yandan nakit sermaye artırımlarını teşvik maksadıyla 6637 sayılı Kanun’la Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “diğer indirimler” başlıklı 10. maddesine eklenen (ı) bendi ile şirketlerin nakit yoluyla sermaye artırımlarını teşvik etmek, bu yolla yabancı kaynak yerine özkaynağa yönelmelerini temin etmek amacıyla yeni bir düzenlemeye gidilmiştir. Bu düzenlemeye göre kısaca “sermaye şirketleri, nakdi sermaye artışlarının nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı" dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın yarısını (%50’sini)” kurumlar vergisi beyannamesinde kurum kazancından indirebileceklerdir. 7338 sayılı Kanun’la buradaki %50 oranı, nakdi sermaye artırımının yurt dışından getirilecek nakitle karşılanan kısmı için %75’e çıkartılmıştır.

Öte yandan 1.1.2021’den itibaren uygulamaya geçen finansman gider kısıtlamasında da sermaye artırımı, özkaynağı yükselterek yabancı kaynak oranını düşüreceğinden, önümüzdeki yıl için gider yazma olanağı kısıtlanacak finansman yükünün de azalmasına yol açacaktır.

Sermaye şirketlerinin bu aktardıklarımız ışığında mevcut sermayelerini gözden geçirmelerinde yarar vardır. Bu yıl da bu konuyu her yıl olduğu gibi hatırlatayım istedim.

Ekonomim.com | Bumin DOĞRUSÖZ