2006 yılında SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı birleştirilerek Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirildi. Aynı yıl çıkartılan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na hüküm konularak Sosyal Güvenlik Kurumunun topladığı primlerin dörtte biri oranında “devlet katkısı” öngörüldü. Devlet, bu maddeye dayanarak her ay tahsil ettiği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında SGK’ya katkı yapıyor. Devlet katkısı olarak hesaplanan tutar, talep edilen tarihi takip eden 15 gün içinde Hazine tarafından SGK’ya ödeniyor.
Anayasa Mahkemesi 5510 Saylı Kanun’un memurlarla ilgili maddelerini iptal ettiği için, kanun ilk defa 2008 yılında uygulandığı için SGK’ya Devlet katkısı da ilk defa 2008 yılında yapılmaya başladı.
DEVLET KATKISI KALKACAK
Geçen hafta AK Parti milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan torba kanun teklifinde SGK’ya yapılan Devlet katkısının sona erdirilmesine ilişkin düzenlemeye de yer verildi. Buna göre, Kanunun 81’inci maddesinin “Prim oranları ve Devlet katkısı” şeklindeki başlığından “ve Devlet katkısı” ibaresi çıkartılacak. Ayrıca, söz konusu maddenin “Devlet, Kurumun (SGK) ay itibarıyla tahsil ettiği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında Kuruma katkı yapar. Devlet katkısı olarak hesaplanacak tutar talep edilen tarihi takip eden 15 gün içinde Hazinece Kuruma ödenir.” şeklindeki üçüncü fıkrası da madde metninden çıkartılacak. Bu hüküm 1 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecek.
Teklifin gerekçesinde, SGK’nın merkezi yönetim bütçesi dışında yer alan bir kamu kurumu olduğu, gelirlerinin esas itibarıyla sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirlerinden, giderlerinin ise emekli aylıkları ile sigortalıların sağlık giderlerinden oluştuğu vurgulandı. “Kurumun gelirlerinin giderlerini karşılaması esastır” denilen gerekçede, gelirlerinin giderlerini karşılamaması halinde ortaya çıkan nakit açığının karşılanabilmesi amacıyla merkezi yönetim bütçesinden kaynak transferi yapıldığı belirtildi. Merkezi yönetim bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumu nakit açığının karşılanmasının iki kalem üzerinden yapıldığı, bu kalemlerden birinin Devlet katkısı, diğerinin ise açık finansman kalemi olduğu kaydedildi. Yapılan düzenlemeyle aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurlarının teke indirilerek sadeleştirileceği, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılmasının amaçlandığı ifade edildi
SGK’NIN AÇIĞI DAHA YÜKSEK GÖRÜNECEK
Devlet katkısı bugüne kadar SGK’nın doğal gelir kalemlerinden biri kabul ediliyordu. Bu nedenle sosyal güvenlik sisteminin açığı hesaplanırken, Devlet katkısı SGK’nın gelirlerinin daha yüksek görünmesini sağlıyordu.
Devlet katkısının kaldırılmasıyla bundan böyle Sosyal Güvenlik Kurumunun açığı daha yüksek görünecek. Ancak, devletin kasasından çıkan para değişmeyecek.
Devlet katkısı ve açığın finansmanı için yapılan ödemelerin tamamı bütçeden karşılanıyor. Değişiklik sonrası bundan böyle Devlet katkısı adı altında yapılan ödemeler açığı kapatmak için yapılan finansman kaleminde gösterilecek. Bunun sonucu olarak SGK’nın açığı bundan böyle daha yüksek görünecek.
DEVLET KATKISI OLMASAYDI SGK 2025 YILINDA FAZLA VERMEK YERİNE AÇIK VERECEKTİ
Sosyal Güvenlik Kurumu, Devlet katkısı uygulaması dolayısıyla onlarca yıl sonra ilk defa 2025 yılında gelir fazlası verdi. SGK’nın gelirleri giderlerini 35,7 milyar lira aştı ve 2025 yılını gelir fazlasıyla kapattı. 2025 yılında SGK’nın toplam geliri 5 trilyon 599 milyar TL oldu. Bu gelirlerin 888,7 milyar lirasını Devlet katkısı oluşturuyor. Devlet katkısı geçen yıl kaldırılmış olsaydı SGK 2025 yılında 35,7 milyar lira fazla vermek yerine, 852,9 milyar lira açık verecekti.
SGK bu yılın ocak – nisan döneminde ise 85,2 milyar lira açık verdi. Emeklilik ve sağlık harcamaları 2 trilyon 284,6 milyar lira olurken toplam gelirleri 2 trilyon 199,4 milyar lirada kaldı. Bu gelirlerin 209,5 milyar liralık kısmı Devlet katkısından oluşuyor. Devlet katkısı olmasaydı dört aylık dönemdeki açık 294,8 milyar lira olacaktı.