Geçtiğimiz hafta Res­mi Gazete’de ya­yımlanan 7582 sayılı Kanun (7582 SK), işlet­meler bakımın­dan önemli vergi teşvikleri içer­mektedir. 7582 SK’nın Kurum­lar Vergisi Kanunu’nda yap­tığı değişiklikler, Türkiye’nin küresel vergi rekabetindeki yerini farklılaştırma potansi­yeli taşımaktadır. Ancak, ge­tirilen teşvikleri ve mevcut haliyle hangi işletmelere da­ha fazla fayda sağladığını iyi analiz etmek gerekir

Yeni teşvikler ne getiriyor?

Teşvikler, “matrahın tespi­tinde kurum kazancından in­dirim” ve “kurumlar vergisi oranı indirimi” şeklinde iki gruba ayrılmaktadır. Kazanç indirimi %95-%100, oran in­dirimi ise %12,5’dur:

(i) Transit ticaret ve yurt dışı mal alım-satımına ara­cılık: Yurt dışından satın alı­nan malların Türkiye’ye ge­tirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dı­şında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilme­sinden elde edilen kazançla­rın %95’i kurum kazancından indirilebilecektir. 4737 sayı­lı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüst­ri bölgelerinden, bölgenin ya­bancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uy­gun bulunanlar ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Ka­nunu hükümlerine göre katı­lımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır. Bu in­dirimden yararlanılabilme­si için kazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyanname­sinin verilmesi gereken tari­he kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması; aracılık faali­yetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının ise Türkiye’de ol­maması gerekmektedir. Bura­da mal ihracatı değil, ticaretin organizasyon, finansman ve yönetim merkezinin Türkiye olması desteklenmektedir.

(ii) Nitelikli hizmet mer­kezi olarak faaliyet göster­me: 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bu­lunan kurumların, münhası­ran bu faaliyetleri kapsamın­da yurt dışından elde ettikle­ri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecek­tir. 4737 SK kapsamında ku­rulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yo­ğunluğuna göre Cumhurbaş­kanınca uygun bulunanlar ile 7412 SK hükümlerine göre ka­tılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi ola­rak faaliyette bulunan kurum­lar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır. Bu in­dirim, kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıl­lık kurumlar vergisi beyanna­mesinin verilmesi gereken ta­rihe kadar Türkiye’ye trans­fer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden iti­baren yirmi hesap dönemi iti­barıyla uygulanacaktır. Bu düzenleme, grup içi yönetim, finans, muhasebe, insan kay­nakları, tedarik zinciri, ve­ri analitiği, mühendislik veya benzeri yüksek katma değerli hizmetlerin Türkiye’den su­nulmasını desteklemektedir.

(iii) Sınai ve zirai üretim faaliyetleri: Sanayi sicil bel­gesini haiz ve fiilen üretim fa­aliyetiyle iştigal eden kurum­lar ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların mün­hasıran üretim faaliyetlerin­den elde ettikleri kazançla­rına kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacaktır. Bu fıkra kapsamında indirimli orandan faydalanılan kazanç­lar için ayrıca KVK m. 32/7 kapsamında ihracat indirimi uygulanmayacaktır. Bu dü­zenlemeyle, gerçek ekonomik faaliyet desteklenmektedir.

Küresel asgari vergi ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması etkisi

28 Nisan tarihli yazımda, yerel ve küresel asgari ku­rumlar vergisinin bu teşvik­leri boşa çıkarabileceği yö­nünde endişelerimi dile ge­tirmiştim. 7582 SK ile yeni indirimler KVK m. 32/C sis­temiyle ilişkilendirilerek, bu endişe önemli ölçüde dikkate alınmıştır. Ancak, küresel as­gari vergi bakımından durum farklıdır.

OECD’nin Sütun 2 düzen­lemeleri kapsamında, yıl­lık konsolide geliri 750 mil­yon Avro ve üzerindeki çok uluslu gruplar bakımından Türkiye’de sağlanan %95 ve­ya %100’lük indirim, Türki­ye’deki faaliyetler yönünden efektif vergi yükünü %15’in altına düşürürse, bu avantaj başka bir ülkede tamamlayıcı vergi olarak geri alınabilecek­tir. Bu nedenle, 7582 SK’nın en güçlü etkisi, Sütun 2 kap­samına girmeyen orta ölçek­li uluslararası işletmeler ile bölgesel ticaret veya hizmet faaliyetlerini Türkiye’den yö­netmek isteyen yatırımcılar bakımından ortaya çıkacak­tır. 4737 SK, 7412 SK ve 4875 SK’ya yapılan atıflar, belir­li bölge, merkez ve nitelikli hizmet fonksiyonlarının Tür­kiye’ye çekilmek istendiğini göstermektedir.

ÇVÖA’ya gelince; Türki­ye’de tam mükellef kurumun kazancı 7582 SK kapsamın­da indirimli vergilense bile, Sütun 2’nin yanı sıra yaban­cı ortak veya ana şirket düze­yinde iştirak kazancı istisna­sı, temettü vergilemesi, stopaj ve anlaşma oranları, istisna/ mahsup sistemi ve kontrol edilen yabancı kurum kural­ları ayrıca önem taşıyabilir. Bu nedenle teşvikin yaban­cı sermayeli Türkiye şirket­leri bakımından gerçek etki­si, yalnızca Türkiye’deki KVK avantajına değil, grup yapısı­na ve ana şirketin mukim ol­duğu ülkenin vergi rejimine göre belirlenecektir.

CEO’lar bakımından

7582 SK önemli teşvikler getirmektedir. Ancak CEO’la­rın ilgisi, sadece indirim ve oranların cazibesinde değil, bu teşviklerin iş modelinde gerçekten korunup koruna­mayacağında olacaktır. Yurt dışındaki ilişkili şirketler ara­sında yapılan transit ticarette Türkiye’deki merkeze bırakı­lacak aracılık veya organizas­yon kar marjı, Türkiye’deki merkezin hem grup içine hem de üçüncü kişilere hizmet vermesi halinde maliyet da­ğıtım anahtarları, transfer fi­yatlandırması belgelendir­mesi, Türkiye’de düşük vergi­lenen kazancın kar dağıtımı, stopaj, Sütun 2 veya ana ülke vergilemesi yoluyla daha son­ra vergilenip vergilenmeyece­ği belirleyici olacaktır.

Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR-Dünya