Bu yıl 15-19 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen toplantının ana teması “Güvenin Yeniden İnşası” olarak belirlenmişti.

Küresel vergi sisteminin geleceği

“Tax in Motion” başlığında vergilendirmeyle ilgili düzenlenen oturum, vergi reformları konusunu ele aldı. Küresel ve ulusal borçlar arttıkça, kamu mallarını desteklemek ve hükümetlerin etkin bir şekilde çalışabilmesini sağlamak için yeterli ve etkin bir vergi sistemi şarttır. Ancak vergi rejimleri arasında büyük farklılıklar, devletler arasında kârın taşınması ve mevcut hesaplama yöntemlerini geçersiz kılan yeni ekonomik ve teknolojik modeller bulunmaktadır. Oturum üyeleri, vergi kanunlarında reform yapılmasına yönelik mevcut çabaların nasıl hayata geçirilmesi gerektiği ve hangi yeniliklerin vergi kanunlarının geleceğe uygun olmasını sağlayacağı sorusuna cevap aradılar.

Süper zenginlerin çağrısı

Davos oturumları sürerken vergilendirme açısından küresel zenginlerin çağrısı yabancı kamuoyunda oldukça ses getirdi. Süper zenginler, 2020 yılından beri dillendirdikleri taleplerini “Dünya Ekonomik Forumu-2024” toplantısı sırasında yinelediler. Aralarında Abigail Disney, Brian Cox, Simon Pegg, Valerie Rockefeller, Marlene Engelhorn ve Guy Singh-Watson’ın da bulunduğu 17 ülkeden milyoner ve milyarderler, dünya liderlerinin süper zenginleri vergilendirmesi ihtiyacına dikkat çekmek için “gururla daha çok ödüyorum”* mektubunu imzaladı.

G20 taleplere sessiz

G20 üyesi ülkeler, taleplere şimdilik beklenen cevabı vermediler. Cevabın neden verilmediği sorusu ve olası cevaplar bu gazete yazısının sınırlarını aşmaktadır. Bununla birlikte, küresel düzeyde servet eşitsizliğinin olumsuz etkilerinin giderilmesi bakımından vergilendirme, hükümetler için hiç şüphesiz önemli bir araç.

Oxfam Raporu*

Davos toplantısı sırasında yapılan çağrının temel nedeni “vergilendirmede eşitsizlik” meselesi. Vergilendirme ve küresel eşitsizlik resminin anlaşılması bakımından 16 Ocak’ta yayınlanan Oxfam Raporu önemli tespitler içeriyor. Bunlardan bazıları şöyle;

Her bir dolarlık vergi gelirinin sadece 4 senti servet vergilerinden gelmekte ve dünyadaki milyarderlerin yarısı, çocuklarına bıraktıkları paradan veraset vergisi almayan ülkelerde yaşamaktadır. Dünyadaki multimilyoner ve milyarderlerden %5’e kadar vergi alınması halinde yılda 1,7 trilyon dolar gelir elde edilebilir ki bu da 2 milyar insanı yoksulluktan kurtarmaya ve açlığı sona erdirecek küresel bir planı finanse etmeye yetmektedir. Oxfam raporu çarpıcı bir örnekle başlıyor. Dünyanın en zengin adamlarından biri olan Elon Musk, 2014-2018 yılları arasında %3’ün biraz üzerinde bir vergi öderken Kuzey Uganda’da pirinç, un ve soya satan bir pazar tüccarı olan Aber Christine, ayda 80 dolar kazanmasına rağmen %40 vergi yükü taşımaktadır. Rapor, küresel ölçekte çoklu krizlerin yaşandığı benzeri görülmemiş bir dönemden geçilmesine rağmen zenginlerin dramatik bir şekilde daha da zenginleştiği ve şirket karlarının rekor seviyelere ulaşarak eşitsizliğin patlamasına neden olduğunu tespit ediyor. Bu yönüyle, rapor, zenginlerin vergilendirilmesinin bu eşi görülmemiş çoklu krizin ve hızla artan eşitsizliğin ele alınmasında nasıl hayati bir öneme sahip olduğuna odaklanmaktadır. Raporda, en zenginlerin ne kadar vergi ödemesi gerektiği ve hükümetlerin bu vergiyi nasıl toplayabileceğine dair pratik, denenmiş ve test edilmiş yollar üzerinde durulmaktadır. Buradan hareketle, zenginlerin vergilendirilmesinin bizi nasıl daha eşit, sürdürülebilir ve yoksulluktan arınmış bir dünyaya götürebileceği ortaya koyulmaktadır.

Görüldüğü üzere, rakamlar ve tespitler oldukça çarpıcı. Bu köşede daha önce de ifade edildiği üzere özellikle Türkiye’de de servet vergilendirilmesinde yeni bir bakış kaçınılmaz. Küresel arayışlara, mali idarenin nasıl cevap vereceği sorusu şimdilik belirsiz. Bununla birlikte, bütçe için ek gelir arayışında servet vergilendirmesinde yeni bir modele geçilmesini beklemek gerçekçidir.

 *https://policy-practice.oxfam.org /resources/ survival-of-the-richest-how-we-must-tax-thesuper-rich-now-to-fight-inequality-621477/

**https://static1.squarespace.com/static/652d98fc798aeb069ceee397/t/65a6a186bb0b007ae861f7ec/1705419146513/2024+Report.pdf

Kaynak: Dünya | Doç. Dr. Ayhan Selçuk ÖZGENÇ