Finansal piyasalar 2026 yılına özel sektörün ihraç ettiği tahvillerde gelen vadelerinde ödeme gerçekleştirilememesi sorunuyla başladı. Şu an sadece iki şirket bu ödemeleri vadesinde yapamazken uzmanlar başka şirketlerden de bu tür haberler gelebileceğini yatırımcının reytingine bakarak özel sektör tahvillerine yatırım yapması gerektiği uyarısında bulundu. Öte yandan özellikle para piyasası fonları da özel sektör tahvillerine yer verdikleri için son dönemde getiri kaybına uğradı.
Konkordato başvurusu yaptı
Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasıyla yaşanan yüksek faizler finansal açıdan sıkıntıda olan şirketlerin finansmana erişimini de zorlaştırdı. Bu sıkıntıyı tahvil ihracıyla aşmak isteyen firmaların ise süregelen sorunları çözememesi tahvil ödemelerinde aksamalar yaşanmasına neden oldu.
Geçen yıl kasımda konkordatoya başvuran Akça Kimya süreç devam ettiği için ihraç ettiği finansman bonolarının anapara ve faiz ödemelerinin gerçekleştirilmeyeceğini Kamuyu Aydınlatma Platformu’na açıklarken, Borlease Otomotiv ise üç finansman bonosunun ödemelerinin mevcut finansal koşullar nedeniyle ilgili vadelerde ödenemeyeceğini duyurdu.
Akça Kimya 9 Ocak’ta KAP’a yaptığı açıklamada şirketin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13 Kasım 2025 tarih ve 2025-1005 Esas Nolu kararı ile geçici mühlet ilan ettiğini hatırlatarak “Finansman bonosunun anapara ve kupon ödemesini yetkili komiser heyetinin aşağıdaki görüşü kapsamında ödenmeyeceğini bildiririz: ‘08.08.2025 tarihinde ihraç edilen TRFAKCK125617 ISIN kodlu finansman bonosu TTK anlamında borçlanma senedidir ve bu borçlanma senetleri konkordato geçici mühlet kararından önce çıkarıldığı için konkordatoya tabi borç olduğu ve bu surette ödeme yasağı kapsamında kaldığı kanaatini taşımaktayız’” denildi. Bu açıklama sonrasında ise Tacirler Portföy KAP’a TPF ve TCB fonlarının portföyünde yer alan Akça Kimya’nın tahvilleri nedeniyle toplamda yüzde 100 oranında karşılık ayrıldığını bu işlemin 9 Ocak tarihli gün sonu fon portföy değerine yansıtıldığını açıkladı.
Kredi notu düşürüldü
Borlease Otomotiv ise önce 9 Ocak’ta ardından 13 Ocak’ta yaptığı açıklamalarla üç finansman bonosunun vadesi gelen ödemelerinin mevcut finansal koşullar nedeniyle ilgili vadelerinde gerçekleştirilemeyeceğini duyurdu. Açıklamada söz konusu tertiplere ilişkin kupon faizi ve anapara itfa ödemelerinin, şirket tarafından başvurusu yapılmış olan finansal yeniden yapılandırma sürecinin tamamlanmasını takiben gerçekleştirilmesi planlandığı belirtildi.
Bu açıklamalar sonrası Hedef Portföy karşılık ayırdığını kaydederken kredi derecelendirme kuruluşu JCR Avrasya açıklama yaptı. JCR Avrasya rutin izleme faaliyetleri sonucu Borlease Otomotiv’in 14 Ocak tarihli risk ve çek raporu münferit sorgulama kayıtlarına göre kredi gecikmelerinin devam ettiği ayrıca artarak devam eden karşılıksız çek kayıtlarının bulunduğu tespit edildiği yer alan açıklamada bunlara ilaveten şirketin ihraç ettiği finansman bonolarının da ödenmeyeceğinin açıklandığı hatırlatıldı. JCR Avrasya açıklamasında “Şirketin ‘B (tr)’ olan Uzun Vadeli Ulusal Kurum Kredi Rating Notu ‘prD (tr)’ seviyesine revize edilmiş olup önümüzdeki dönemde izleme faaliyetlerimiz devam edecek ve firmanın gecikme kayıtlarının akıbeti ile ödeme performansına göre gerekli not revizyonları yapılabilecektir” denildi.
Hisse fonunda bile var
Şimdilik vadesi gelen finansman bonolarında gerçekleştirilemeyen ödemeler iki şirketle sınırlı. Konuya yakın kaynakların görüşüne göre tahvil ödemelerinin vadesinde gerçekleştirilememesi bugünün sorunu değil iki senedir uygulanan faiz politikasının bir yansıması. Aynı kaynak bu nedenle zaten finansal durumu sallantıda olan ve satışlarını artıramayan şirketlerin hepsinde böyle sorun yaşanıyor ki bu durum zaten konkordato başvuru ve sonuçlarına da yansıdı.
Bu tarz şirketlerin finansman darboğazını aşmak için tahvil çıkarıp sattığını ancak işler kötü gidince tahvil ödemelerini yapamadığını vurgulayan kaynak bu tarz ödeyememe sorunlarının devam edebileceğini vurguladı. Önemli bir konunun ise bu tarz tahvillerin hangi fonlardan çıkacağının bilinmemesi olduğunu dile getiren kaynak bazı hisse senedi fonlarında bile özel sektör tahvillerinin bulunduğunu ve asıl sıkıntının buradan fonlar tarafından çıkabileceğini ifade etti. Besfin Finansal Hizmetler Danışmanlık CEO’su Ferda Besli de “Tahvil piyasasında her zaman risk var. Firmaların reytingine bakmak lazım ve reytingi A ve üzeri olan şirketler tercih edilmeli. Ayrıca bu enstrümanlarda önerilen marj ve yıllık yüksek efektif faize razı olanlara daha detaylı bakmak lazım” diye konuştu.
Para piyasası fonları özel sektör tahvillerinde defansif kalabilir
Konuya yakın bir başka kaynağın verdiği bilgiye göre para piyasası fonları bu durumdan en çok etkilenen yatırım enstrümanı olacak. Öncesinde mevduat ve ters repo ağırlıklı olan para piyasası fonları artık devlet tahvilleri, özel sektör tahvilleri ve VDMK gibi başka enstrümanları da portföyüne alıyor. Getiride öne çıkmak isteyen para piyasası fonları da daha riskli olan özel sektör tahvillerine yönelebiliyor ve bu yılın başında iki şirkette yaşandığı gibi bir riskle karşı karşıya kalabiliyor.
Kaynağın verdiği bilgiye göre bundan sonra para piyasası fonları riskli şirket tahvillerine daha uzak kalabilir ve bu durum da özel sektör tahvil ihraçlarına da etki yapabilir. Kaynak öncesinde bu tarz tahvillere ofansif yaklaşan para piyasası fonlarının artık defansif yaklaşabileceğini de vurguladı.
Yerli yatırımcının finansal varlığında payı yüzde 1
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği verilerine göre yerli yatırımcıların finansal varlıkları içinde Aralık 2025 itibariyle özel sektör borçlanma araçları 457 milyar 318 milyon lira seviyesinde bulunuyor. Aralık 2024’e göre bu varlıkta yerli yatırımcının artışı yüzde 38,34 seviyesinde gerçekleşti. Yabancı yatırımcıların finansal varlıklarında ise 26 milyar 527 milyon liralık özel sektör borçlanma aracı var. Ve bu Aralık 2024’e göre yüzde 109,38’lik bir artışa işaret ediyor. Yerli yatırımcının finansal varlıkları içinde özel sektör tahvillerinin payı yüzde 1,03, yabancı yatırımcının finansal varlıkları içinde ise yüzde 0,52 seviyesinde bulunuyor.
Şebnem Turhan-Ekonomim