Rekabet soruşturmasının ardından Ahbap üzerinden milyarlarca liralık kamu zararı iddiasının da soruşturma konusu olması, artık tek tek olayları değil, TÜRMOB ve odaların kimler tarafından ve nasıl yönetildiğini sorgulamayı zorunlu kılıyor.
Çünkü TÜRMOB ve İstanbul YMM Odası kurullarında 37 yıldır büro büyütmek ve tekrar seçilmek için mesleğe çöken; kumpaslarla, mevzuatta olmayan isnatlarla meslekten men kararları alarak meslek mensubunun aşına ve işine el koymaya çalışan; kamu yararını ve Hazine’nin menfaatlerini savunan, meslekteki yozlaşmaya dikkat çeken yazılara dahi tahammül göstermen bir yapı var.
GRUPÇULUKTAN ASLA BİRLİK ÇIKMAZ
TÜRMOB yönetiminin oluşumunda İstanbul YMM Odasının belirleyici konumu biliniyor. Bu nedenle bugün ortaya çıkan tabloyu anlamak için TÜRMOB’dan önce İstanbul YMM Odasında yaklaşık 37 yıldır işleyen yönetim ve disiplin düzenine bakmak gerekiyor.
İstanbul YMM Odasında kurulduğu 37 yıldan bu yana grup temelli bir yapılanma hâkimdir. Bu yapı içerisinde İstanbul YMM Odası ile TÜRMOB'un yönetim, disiplin ve denetim kurullarındaki üyelikler fiilen gruplar arasında önceden paylaşılmaktadır. Grupları temsilen kurullarda yer alacak kişilerin kimler olacağı ise büyük oranda "gölge başkan" olarak anılan Yahya Arıkan tarafından kararlaştırılır. Aynı mekanizma, TÜRMOB Başkanının kim olacağını da fiilen belirlemektedir.
SEÇİM SANDIK DIŞINDA BİTİYOR
Bu nedenle asıl belirleyici süreç resmî seçimler değil, seçimlerden önce yapılan grup içi ön seçimlerdir. Ön seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte İstanbul YMM Odasının yönetimi ile TÜRMOB'un icrai organlarında görev alacak isimler büyük ölçüde kesinleşir. Genel kurul seçimleri ise önceden oluşturulan listenin onaylanmasına dönüşmektedir.
Yaklaşık otuz yedi yıldır bu sistem aynı şekilde işlemektedir. Ölüm, kanunun başkanlık için öngördüğü dönem sınırlaması nedeniyle yaşanan zorunlu değişiklikler ve gruplar arası kontenjan değişiklikleri dışında, aynı isimler kurullarda yer almaya devam etmiştir.
136 BİN KİŞİYİ TEMSİL EDENLERİ BELİRLEYEN ANAHTAR TESLİM SEÇİM SİSTEMİ
Ezcümle, bu yapıyı somutlaştırmak bakımından gruplardan birinin işleyişi ve seçim süreci incelenebilir. TÜRMOB Disiplin Kurulu Başkanı Yeşim Ertuğrul, İstanbul YMM Odası Disiplin Kurulu Başkanı Emsal Özcan ile İstanbul YMM Odası Başkan Yardımcısı Bayram Turan Çiftçi bu grup içerisinde belirlenmektedir. Grup ön seçimlerine katılanların neredeyse tamamı bu kişiler tarafından kendilerine yakın görülerek bizzat davet edilmelerine rağmen, iradelerine güvenilmemekte; oy kullanma işlemi tercihlerin görülebileceği açık sandık düzeninde yürütülmektedir. Başka adaylar olsa dahi tercihlere çoğu zaman Yeşim Ertuğrul tarafından tek tek bakılmakta; oylar yine bizzat kendisi tarafından toplanmakta, sayım işlemi ve sonuçlar da yine çoğunlukla kendisi tarafından yapılmakta ve açıklanmaktadır.
Bu grubun toplam üye sayısı şimdilerde 500’ü aşmıştır ancak ön seçimlere katılan yeminli mali müşavir sayısı dönemlere göre yaklaşık 50 ila 200 kişi arasında değişmektedir. Ön seçime katılanların önemli bir bölümünü, disiplin soruşturmasına tabi tutulmuş veya hakkında disiplin dosyası bulunan meslek mensupları ile kurul üyeleri, delegeler ve bunlarla ortaklık, ücretli çalışma ilişkisi içerisindeki kişiler olduğu söylenebilir.
KENDİLERİ İÇİN KURALI YOK SAYIP GRUBUN İRADESİNİ AŞAĞILAYANLAR
Bu yapının değiştirilmesi amacıyla grup içerisinde iki dönem kuralı kabul edilmiştir. Buna göre, kurul üyeliklerine üst üste iki dönem seçilen kişilerin yeniden aday olmamaları esası benimsenmiştir. Söz konusu kural, grubun en yüksek katılımlı toplantılarından birinde, neredeyse oybirliğiyle kabul edilmiştir.
Ancak bu kararın alınmasını izleyen ilk seçimlerde, Yeşim Ertuğrul, Bayram Turan Çiftçi ve Emsal Özcan, iki dönem kuralına rağmen yapılan itirazları dikkate almaksızın sandıkları orta yere koyup bütün oylara bakarak hiç rahatsız olmadan yeniden ön seçimlerde aday olmuşlardır. Böylece grup mensupları aşağılanarak iradelerinin ancak izin verildiği ölçüde değer taşıdığı açıkça göstermiştir.
136 BİN KİŞİNİN KADERİNİ BELİRLEYEN OY SAYISI
İşte 136 bin üyeyi temsil eden TÜRMOB'un Disiplin Kurulu Başkanı ile İstanbul YMM Odasının Başkan Yardımcısı ve Disiplin Kurulu Başkanı, büyük oranda katılanların oylarına bakılarak aşağılandığı bir yöntemle önceleri 50, şimdilerde 100 civarında oyla belirlenmektedir.
Bu yöntemle oluşan yönetim yapısının, üyelere, genel kurula ve kamu otoritesine karşı hesap verme sorumluluğu düşünülemez
DEVLETİN ŞEREFLİ MİRASI, KİŞİSEL İKBALİN ARACI OLAMAZ
Bu yapıyı anlayabilmek için gruplara da bakmak gerekir. Bu gruplar, geçmişte devletin farklı denetim birimlerinde görev yapan yeminli mali müşavirlerin aidiyeti üzerine kurulmuştur. Söz konusu denetim birimlerinin tamamı kapanmıştır. Bu denetim birimlerinin her biri, devlete yaptıkları hizmetlerle ayrı bir değer ve şerefli bir tarihin temsilcisidir. Bugün ise bazı istismarcılar, bu tarihî mirası kişisel bürolarını büyütmenin, tekrar seçilmenin, TÜRMOB ve oda imkânlarını şahsi çıkarlara tahsis etmenin aracına dönüştürmeye çalışmaktadır. TÜRMOB’un suçla anılmasının nedeni olan bu sömürücüler, mensubu oldukları kurumların temsil ettiği köklü denetim geleneğine de en büyük zararı verenlerdir.
Gerçekte savundukları şey grup menfaati değil, kendi ikballeridir. Nitekim grup içinde en küçük bir eleştiri veya alternatif aday ihtimali karşısında dahi farklı düşünenleri dışlayan, disipline maruz bırakan ve seçimleri fiilen denetim altına alan yöntemlere başvurmaktan çekinmemişlerdir.
VAZGEÇİLMEZ(!) KILAN ÖZELLİKLER
YMM sınavı, Türkiye’nin en zor mesleki sınavlarından biri olarak kabul edilmektedir. Hak ihlalleriyle kurul üyeliğine seçilen Bayram Turan Çiftçi’nin YMM sınavına ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulması amacıyla sınav kâğıdının incelenmesine yönelik başvurular sonuçsuz bırakılmıştır. Aynı şekilde, disiplin mekanizmasını bir baskı aracı olarak kullanarak meslek mensuplarını alacaklarından vazgeçirmeye yönelik girişimlerde bulunduğu yönündeki müracaatlar hakkında da bugüne kadar herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Kumpas ve dayanaksız isnatlarla meslektaşlarının aşına ve işine el koymaya varan sonuçlar doğuran disiplin işlemlerini tesis etmekte tereddüt göstermeyen İstanbul YMM Odası Başkanı H. İbrahim Aktan ile Başkan Yardımcısı Bayram Turan Çiftçi, konu kendileriyle ilişkilendirilen iddialara, bu kapsamda “korsan YMM” bağlantıları ve bu yapıların korunduğu yönündeki başvurulara geldiğinde ise adeta mahkeme kurup kendi davalarının yargıcı sıfatıyla işlemler tesis etmişlerdir.
Bu noktada, Bayram Turan Çiftçi’yi vazgeçilmez(!) kılan asıl unsurun, öteden beri “gölge başkan”ın iş bağlantılarını takip etmesi olduğu yönündeki iddialar da ortada bırakılmıştır. 136 bin meslek mensubunu temsil eden bir yapının yönetimi kişisel iş ilişkileri üzerine dizayn edilemez. Bu iş bağlantılarının kaydı tutulmuş mudur? Kimden, ne zaman, hangi iş veya teklif gelmiş; bunlar kimlere ve hangi ölçütlerle yönlendirilmiştir?
TUTUKLANANLARA YAPILACAK EN BÜYÜK YARDIM
Emre Kartaloğlu’nun devletin resmî belgelerine yansıyan kaynak aktarımı ve sahte fatura organizasyonu iddiaları hakkında yapılan şikâyetler soruşturulmak yerine sonuçsuz bırakılırken; bu iddiaları gündeme taşıyanlara, 136 bin meslek mensubuna gözdağı için disiplin cezası verilmiş ve tüm meslek mensuplarını sahte faturayla ilişkilendiren ithamlar yapılmıştır. Kartaloğlu’na Ahbap’a kadar giden yolun niçin açıldığını Yahya Arıkan, H. İbrahim Aktan ve Bayram Turan Çiftçi açıklamalıdır.
Daha da önemlisi, tutuklu olan Kartaloğlu’nun konuşması hâlinde ortaya çıkabilecek ilişkilerden kimlerin endişe ettiği sorusu artık cevapsız bırakılamaz. Kanunda, TÜRMOB’a verilmiş bir denetim görevi olmadığı hâlde Ahbap sürecine sahip çıkılması ve bu yanlışları dillendirenlerin ihtarnamelerle hedef alınması, bu ilişkilerin ortaya çıkmasından duyulan endişenin sonucu mudur? Kişisel endişelerle başvurulan bu tutum TÜRMOB’a ve İstanbul YMM Odasına zarar verdiği gibi tutuklu meslektaşlara da yarar sağlamaz. Bu aşamadan sonra Kartaloğlu ve diğer tutuklulara yapılabilecek en büyük hukuki yardım, Ahbap teklifinin kimden geldiğini, kimlerce değerlendirildiğini ve süreci şekillendiren ilişkileri açıklığa kavuşturmaktır.
136 BİN KİŞİYE DAHA FAZLA DİSİPLİN RAPORU YAZILMASINI KİMLER NİÇİN İSTEDİ
Yeşim Ertuğrul’un, TÜRMOB Disiplin Kurulu Başkanı olarak, meslek mensuplarının mali sorumluluğu bulunmasa dahi vergi müfettişlerince haklarında disiplin raporu düzenlenmesine yönelik uygulamanın kendi girişimleriyle hayata geçirildiğini bizzat ifade etmesi ve Emsal Özcan’ın da bu yaklaşıma destek vermesi, yukarıda ortaya konulan “disiplin üzerinden tekrar seçilme ve büro büyütme” düzeninden bağımsız değerlendirilemez.
Dünyanın hangi meslek örgütünde disiplinin başındaki isimler kendi meslektaşları hakkında daha fazla disiplin raporu düzenlenmesini ister ve görevde kalabilirler? TÜRMOB’daki sistem ise bunu yapanları cezalandırmak bir yana, vazgeçilmez kılarak ilanihaye disiplin başkanı tutmaktadır.
SORUŞTURMALARIN GERÇEK BAŞLANGIÇ NOKTASI
Bugün Ahbap ve Rekabet soruşturmalarına konu olan yönetim anlayışının kökleri, bu kurullarda yıllardır sürdürülen işleyiş ve bağlantılarda aranmalıdır. Çünkü ortaya çıkan bu tablo, 3568 sayılı Kanunun bu yapılara yüklediği amaçlarla bağdaşmayan, açıkça amaç dışına taşmış bir yönetim anlayışını göstermektedir.
Korsan YMM: Örneğin, bir pazarlamacının 50 ihracatçı firmadan KDV iadesi ve kurumlar vergisi tasdik işi toplayıp raporları kadrosuna hazırlatarak ücret karşılığında YMM’lere imzalatan kişiler için kullanılmıştır.