Paket altı başlıktan oluşuyor.
1 İmalatçı ihracatçılar için vergi indirimi
Mevcut durumda ihracatçılar %25 genel orana karşı 5 puan indirimle %20, sanayi sicilli imalatçı ihracatçılar ise 1 puan daha indirimle %19 ödüyor. Yeni pakette imalatçı ihracatçılarda oran %9’a, diğer ihracatçılarda %14’e indiriliyor.
Birinci sorun: “İmalatçı ihracatçı” mevcut hukukta teknik bir kategori değil. Yeni kanunun bu tanımı nasıl çizeceği belirleyici olacak. Sadece sanayi sicil belgesi yetecek mi? Hem imalat hem ihracat yapan ama bu ikisini aynı üründe birleştiremeyen firmalar hangi kategoriye girecek?
İkinci sorun: Asgari kurumlar vergisi. 2025’ten itibaren yürürlükte olan düzenlemeye göre hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamıyor. %9’luk indirimli oran, bu %10’luk taban nedeniyle kâğıt üzerinde kalabilir. Yeni düzenleme asgari vergi tabanını da değiştirmedikçe fiili etki sınırlı olacak.
2 İstanbul Finans Merkezi istisnasının geliştirilmesi
İstanbul Finans Merkezi’ndeki transit ticaret kazançlarında %50 olan indirim oranı %100’e çıkarılıyor; yani bu faaliyetlerden kurumlar vergisi alınmayacak. Teşvik ilk kez İFM dışına da yayılıyor: İFM dışındaki transit ticaret kazançlarının %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek.
Transit ticaret — yurt dışından alınıp yurt dışına satılan mal — Türkiye’de zaten vergisel açıdan tartışmalı bir alan. ‘Transit ticaret kazancı’ ile olağan ihracat kazancının nasıl ayrıştırılacağı, hangi gelirlerin bu kapsamda sayılacağı kanunda netleştirilecek.
3 Bölgesel yönetim merkezleri teşvik edilecek
Küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımalarını teşvik etmek için, İFM içinden yönetilen yurt dışı operasyonlardan elde edilen kazançların %100’ü, İFM dışındakilerin %95’i 20 yıl boyunca kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. Nitelikli çalışanlara da belli şartlarla ücret istisnası getirilecek.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda BYM’ler için getirilen istisna zararlı vergi rekabeti olarak değerlendirildiğinden, bildiğim kadarıyla OECD’nin talebi ile kaldırılmış, GVK-23/14’te düzenlenen istisna muhafaza edilmişti. Diğer bir ifade Gelir Vergisi ödenmemekteydi. Bölgesel yönetim merkezlerinin önemli bir kısmı bugün Dubai’de. Yakın dönemin jeopolitik istikrarsızlığı bu yapıları zorluyor ve Türkiye fırsat görüyor.
Ama ‘bölgesel yönetim merkezi’ tanımı önemli. Hangi faaliyetler bu kapsamda sayılacak? Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesindeki düzenlemede de değişiklik yapılacak mı? Zaten İFM bünyesinde bir katılımcı statüsü var; yeni düzenleme bunu genişletiyor mu, yoksa ayrı bir kategori mi oluşturuyor? Nitelikli çalışan ücret istisnasının şartları da belirleyici — mevcut İFM çalışan istisnası deneyimlere göre oldukça dar çizilmişti.
4 Hizmet ihracı indiriminin %100’e çıkarılması
Mevcut düzenlemeye göre mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi ve veri saklama gibi hizmetlerden elde edilen kazancın %80’i kurumlar vergisi matrahından indirilebiliyor; yani fiilen sadece %20 ’si vergilendiriliyor. Yeni pakette bu oran %100’e çıkarılarak fiili vergi sıfırlanıyor. Mevcut asgari kurumlar vergisi uygulamasında yurt dışına verilen bu nitelikli hizmet istisnası, asgari vergi matrahından düşülemiyor; yani %80 istisnadan yararlananlar yine de kurum kazancının %10’u kadar vergi ödemek zorunda kalıyor. İndirim %100’e çıksa bile asgari verginin kapsamı değişmezse fiili vergi sıfırlanamaz. Bu çelişkinin nasıl çözüleceği kritik.
5 Yurt dışında yaşayanlara 20 yıl vergi muafiyeti
Son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye dönmesi halinde yurt dışı kaynaklı gelirlerinden 20 yıl boyunca Türkiye’de vergi alınmayacak; veraset ve intikal vergisi ise %1 oranında uygulanacak.
Bu uygulama İngiltere, Portekiz, İtalya gibi ülkelerde ‘non-dom’ rejimi adıyla biliniyor. Portekiz bu rejimi AB baskısıyla sonlandırdı, İngiltere geçen yıl kapattı. Türkiye’nin ikili anlaşmalar bağlamında bu rejimi nasıl konumlandıracağı, ‘yurt dışı kaynaklı gelir’ ile Türkiye’deki gelirin nasıl ayrıştırılacağı ve OECD’nin zararlı vergi rekabeti kriterleriyle ilişkisi henüz açık değil.
Cazip bir teşvik, ama uygulama detayları gerçekçi değerlendirme için zorunlu.
6 Yeni varlık barışı geliyor
Yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde %2-3 oranında vergiyle veya belki hiçbir ilave vergi alınmaksızın Türkiye›ye getirilmesi öngörülüyor. Beyan edilen varlıklarla sınırlı olarak vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacak.
Varlık barışı Türkiye’nin en köklü vergi politikası araçlarından. 2008’den bu yana yedinci kez başvuruluyor. Her seferinde aynı sorular gündeme geliyor: Tahsil edilen vergi bütçeye katkısı sınırlı kalıyor, uyumlu mükelleflerde ‘bir sonraki affa kadar bekleyeyim’ refleksi pekişiyor.





