Bir vergiden 18,1 milyar TL gelir bekleyip birkaç ay sonra o verginin oranını yarıya indirmek ve buna rağmen başlangıçtaki hedefi değiştirmemek, en hafif ifadeyle ciddi bir öngörü ve tutarlılık sorunudur.
7 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesiyle Gider Vergileri Kanunu’nun 34’üncü maddesi Konaklama Vergisi başlığıyla yeniden düzenlenmiştir. Konaklama vergisi 1 Ocak 2023’te yürürlüğe girmiş ve bu tarihten itibaren otel, motel gibi konaklama tesislerinde sunulan geceleme hizmetleri üzerinden, KDV hariç bedel esas alınarak yüzde 2 oranında uygulanmaya başlanmıştır. Ancak 11263 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu oran, 1 Mayıs 2026’dan 31 Aralık 2026’ya kadar uygulanmak üzere yüzde 1’e indirilmiştir.
Şu ana kadar yapılan tahsilat ne kadar?
1 Ocak 2023’ten beri konaklama vergisi tahsil edilmektedir. Turizm faaliyetlerinin mevsimsel niteliği nedeniyle konaklama vergisi tahsilatının yıl içine eşit dağılması beklenmemektedir.
Aşağıda 2023’ten Temmuz 2026’ya kadar konaklama vergisi tahsilatı ile bu tahsilatın yıllık bütçe hedeflerine göre gerçekleşme oranı gösterilmektedir.
Tablodan görüldüğü üzere konaklama vergisinin uygulanmaya başladığı 2023 yılında 6 milyar 834 milyon TL tahsil edilmiş ve 8 milyar TL’lik bütçe hedefinin yüzde 85,43’ü gerçekleşmiştir. 2024 yılında tahsilat 11 milyar 735 milyon TL’ye yükselmiş ve bir önceki yıla göre yüzde 71,7 artmıştır. Aynı yıl bütçe hedefinin yüzde 90,82’sine ulaşılmıştır.
2025 yılında da artış devam etmiş; tahsilat 16 milyar 131 milyon TL’ye yükselerek bir önceki yıla göre yüzde 37,5 artmıştır. Buna rağmen 19 milyar 135 milyon TL’lik bütçe hedefinin yüzde 84,30’u gerçekleştirilebilmiştir.
2026 yılında ise farklı bir görünüm ortaya çıkmaktadır. 18 milyar 130 milyon TL’lik yıllık bütçe hedefine karşılık Ocak–Temmuz döneminde 4 milyar 872 milyon TL tahsil edilmiş ve hedefin yalnızca yüzde 26,87’sine ulaşılmıştır. Ancak 2026 rakamı ilk yedi aya, önceki yıllardaki rakamlar ise yılın tamamına ait olduğundan bunları doğrudan karşılaştırmak doğru değildir.
Bu nedenle geçen yılın aynı dönemine bakmak gerekir. 2025 yılının Ocak–Temmuz döneminde 5 milyar 367 milyon TL olan konaklama vergisi tahsilatı, 2026 yılının aynı döneminde 4 milyar 872 milyon TL’ye gerilemiş; böylece tahsilat yüzde 9,2 azalmıştır.
Bu sonuç dikkat çekicidir. Konaklama vergisi tahsilatı 2024 yılında yüzde 71,7, 2025 yılında yüzde 37,5 artmışken 2026’nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak dahi gerilemiştir. Üstelik aynı dönemde toplam vergi gelirleri yüzde 37,3 artmıştır.
Peki, konaklama vergisi tahsilatındaki bu düşüşün nedeni nedir?
İlk akla gelen, turizm sektöründe veya konaklama faaliyetlerinde bir daralma yaşanmış olmasıdır. Ancak 2026 yılında yapılan önemli bir vergi değişikliği rakamları farklı okumayı gerektiriyor.
Konaklama vergisinin kanuni oranı yüzde 2 olmakla birlikte, 1 Mayıs 2026 tarihli ve 11263 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla bu oran 1 Mayıs–31 Aralık 2026 dönemi için yüzde 1’e indirildi. Dolayısıyla yılın ilk dört ayında yüzde 2 olan oran, Mayıs ayından itibaren yarıya düşürüldü.
İşin dikkat çekici, hatta sorgulanması gereken tarafı tam da burada başlıyor.
Konaklama vergisinin matrahı, kapsama giren hizmetler karşılığında KDV hariç alınan bedeldir. Matrah aynı kaldığında oranı yüzde 2’den yüzde 1’e indirmek, aynı konaklama harcaması üzerinden alınacak vergiyi de yarıya indirmek demektir.
Vergi oranı yarıya indirildi ama tahsilat geçen yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 9,2 azaldı.
Bu tabloyu yalnızca “turizm kötü gitti” diye açıklamak mümkün görünmüyor. Oran indiriminin etkisi dikkate alındığında konaklama vergisi matrahının büyümüş olması beklenebilir. Ancak başka bir ihtimali de sormak gerekiyor: Konaklama sektöründe kayıt dışılık mı arttı? Tahsilattaki zayıflığın bir bölümü beyan dışı bırakılan işlemlerden mi kaynaklanıyor?
Elimizdeki veriler kayıt dışılığın arttığını söylemeye yetmez. Ancak oran indirimi, sektörün seyri ve olası kayıt dışılık etkisi birbirinden ayrıştırılmadan tahsilattaki gerilemeyi yalnızca turizmdeki gelişmelerle açıklamak da mümkün değildir.
Dolayısıyla asıl soru şu: Bu düşüşün ne kadarı oran indiriminden, ne kadarı sektörün seyrinden, varsa ne kadarı kayıt dışılıktan kaynaklanıyor?
18,1 milyar TL’lik bütçe hedefi ne olacak?
Bir diğer sorun ise bütçe hedefidir. 2026 yılı bütçesinde konaklama vergisinden 18 milyar 130 milyon TL gelir beklenirken ilk yedi ay sonunda yalnızca 4 milyar 872 milyon TL tahsil edilmiştir. Hedefin tutturulabilmesi için kalan beş ayda yaklaşık 13 milyar 258 milyon TL daha tahsil edilmesi gerekiyor. Bu, ilk yedi ayda toplanan tutarın yaklaşık 2,7 katının yalnızca beş ayda tahsil edilmesi demek. Üstelik yılın kalan bölümünde vergi yüzde 2 değil, yüzde 1 oranında uygulanacak.
Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor: 18,1 milyar TL’lik bütçe hedefi belirlenirken hangi vergi oranı esas alındı? Daha açık soralım; bütçe hazırlanırken birkaç ay sonra konaklama vergisi oranının yarıya indirileceği öngörülmüyor muydu?
2026 bütçesi hazırlanırken konaklama vergisinin oranı yüzde 2 idi. Oranı yüzde 1’e indiren Cumhurbaşkanı Kararı ise 1 Mayıs 2026 tarihinde yayımlandı. Eğer 18,1 milyar TL’lik hedef yüzde 2 oranına göre hesaplandıysa, birkaç ay sonra oranı yüzde 50 indirip aynı bütçe hedefini korumak ciddi bir bütçe öngörüsü ve tutarlılığı sorununu gündeme getiriyor.
Çünkü bütçe yalnızca gelirlerin yazıldığı bir tahmin cetveli değildir; aynı zamanda izlenecek maliye politikasının da sayısal ifadesidir. Yıl başında 18,1 milyar TL gelir öngörüp birkaç ay sonra bu geliri sağlayan verginin oranını yarıya indirdiğinizde şu soruya da cevap vermeniz gerekir:
Ya 18,1 milyar TL’lik gelir hedefi gerçekçi değildi ya da birkaç ay sonra yapılacak yüzde 50’lik vergi indirimi bütçe hazırlanırken öngörülmemişti. Hangisi?
Sonuç ve genel değerlendirme
Bütün bu rakamları birlikte değerlendirdiğimizde konaklama vergisindeki tabloyu yalnızca “tahsilat düştü” diyerek geçiştirmek mümkün görünmüyor.
Birincisi, vergi oranı turizm sezonunun hemen başında yüzde 2’den yüzde 1’e, yani yarıya indirildi. İkincisi, buna rağmen Ocak–Temmuz tahsilatındaki gerileme geçen yılın aynı dönemine göre yalnızca yüzde 9,2 oldu. Bu durum konaklama vergisi matrahının gelişiminin ayrıca incelenmesini gerekli kılıyor. Bunun yanında kayıt dışılık ihtimalinin de araştırılması gerekiyor. Tahsilattaki gerilemenin ne kadarının oran indiriminden ne kadarının sektörün seyrinden, varsa ne kadarının beyan dışı işlemlerden kaynaklandığını kamuoyuna açıklamak vergi idaresinin görevidir.
Üstelik burada üzerinde durulması gereken hassas bir durum daha var. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizm sektörünün dışından gelen bir isim değil.
Dolayısıyla sektörün içinden gelen ve sektörün işleyişini çok yakından bilen bir Bakanın görev yaptığı dönemde, konaklama sektörünü doğrudan ilgilendiren bir verginin oranının turizm sezonunun başında yarıya indirilmesi, bu kararın gerekçesinin ve sonuçlarının çok daha şeffaf biçimde açıklanmasını gerekli kılıyor.
Burada söylediğim şey elbette bakanın ya da bakanla bağlantılı herhangi bir işletmenin kayıt dışı işlem yaptığı değildir. Buna ilişkin elimizde herhangi bir veri yok. Mesele çok daha temel: Sektörde kayıt dışılık varsa bunu ortaya çıkarması gereken kamu otoritesinin başındaki siyasi irade, aynı zamanda sektörün içinden gelen bir isimdir. Bu nedenle konaklama vergisindeki sıra dışı tahsilat görünümünün açıklığa kavuşturulması daha da önemlidir.
Bir de bütçe meselesi var…
Yıl başında konaklama vergisinden 18,1 milyar TL gelir bekliyorsunuz. Daha yılın dört ayı dolarken verginin oranını yüzde 50 indiriyorsunuz. Temmuz sonunda ise hedefin yalnızca yüzde 26,87’sine ulaşmışsınız. Hedefi yakalayabilmek için kalan beş ayda ilk yedi ayda topladığınız verginin yaklaşık 2,7 katını daha toplamanız gerekiyor; hem de artık yarıya indirilmiş bir oranla.
O zaman ister istemez insanın aklına şu soru geliyor: 2026 bütçesi hazırlanırken aklınız neredeydi?
Eğer birkaç ay sonra konaklama vergisinin yarıya indirileceği biliniyorsa, 18,1 milyar TL’lik gelir hedefi neden bütçeye yazıldı? Bilinmiyorsa, böylesine önemli bir maliye politikası değişikliği birkaç ay önceden dahi öngörülmeden nasıl bir bütçe hazırlandı?
Bütçe yapmak, yıl sonuna ilişkin birtakım rakamları bir tabloya yerleştirmek değildir. Bütçe; öngörü, planlama ve maliye politikası demektir. Bir vergiden 18,1 milyar TL gelir bekleyip birkaç ay sonra o verginin oranını yarıya indirmek ve buna rağmen başlangıçtaki hedefi değiştirmemek, en hafif ifadeyle ciddi bir öngörü ve tutarlılık sorunudur.
Bu nedenle konaklama vergisindeki tablo için üç sorunun cevabını beklemek gerekiyor:
Vergi oranı neden yarıya indirildi? Tahsilattaki gerilemede kayıt dışılığın payı var mı? Ve 18,1 milyar TL’lik bütçe hedefi hazırlanırken birkaç ay sonra yapılacak bu vergi indirimi neden hesaba katılmadı?
Bu üç soruya tatmin edici bir cevap verilmedikçe mesele yalnızca konaklama vergisinin neden düştüğü değil, vergi ve bütçe politikasının ne kadar öngörülü ve tutarlı yürütüldüğü meselesidir.