MEVZUAT

2025 kurumlar vergisi ihtirazi kayıtla beyan konuları (2)

Daha önce bu başlıkla 23 Şu­bat 2026 tarihinde yazdı­ğım yazının devamı ve yer yer tekrarını yapacağım.

Abone Ol

Burada yer alan bazı konular benim da­va tavsiyem mahiyetinde değil, mevcut tartışma ve dava hazırlı­ğını paylaşma mahiyetinde ola­caktır.

1 Asgari yurt içi kurumlar vergisinde istisnadan yararlanılmış sayılma hali

Bilindiği üzere Kurumlar Ver­gisi Kanunun 32/C maddesinde düzenlenen Asgari Yurt İçi Ku­rumlar Vergisi düzenlemesine göre, kurumlar vergisinden is­tisna edilmiş veya kurumlar ver­gisini düşük oranda ödeme im­kânı veren düzenleme göz ardı edilmekte ve en az %10 kurum­lar vergisi alınmaktadır.

Bu konuda haksızlığa uğradı­ğını düşünenlerce, bu düzenle­menin gerçekte istisnadan ya­rarlanamama anlamına geldiği, yararlanılamamış istisnanın de­vam ettirilmesi (gerçekten ya­rarlanma etkisi göstereceği za­mana kadar devrettirilmesi)ge­rektiği ileri sürülmektedir.

Anayasal vergileme (hukuki güvenlik-hukuk devleti-geriye yürüme) ilkelerinden hareketle bu düzenlemenin Anayasa’ya ay­kırı olduğundan hareketle konu­nun yargıya taşınması düşünül­mektedir.

2 KKM istisnasında yılsonunda para yoksa yararlanamazsın iddiaları

Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması resmen sona erdi. TC Merkez Bankası kara­rıyla 20 Ocak 2025’ten itibaren yeni hesap açılışları ve vade yeni­lemeleri durduruldu. 23 Ağustos 2025 itiba­rıyla mevcut tüm KKM hesaplarının hukuki süreci kapatıldı.

Ancak gerek geçmiş yıllar uy­gulamaları, gerekse kısıtlı da ol­sa 2025 yılına varsa halen etkile­ri açısından, bu konuda bir kısım tartışmalar devam ediyor.

Yapılan incelemelerde, (KVK Geçici 14. Madde gereği) bi­lançoda görülen yabancı para­lar için bu istisnadan yararlanı­labileceğinden hareketle, istisna konusu kazançların ilgili yıl bi­lançosunda varlığını sürdürme­si gerektiği iddia edilmekte ve eleştiriler yapılmakta imiş.

Bu konu geçmiş yıllarla ilgi­li yapılacak eleştirilerde ve va­desi 30.6.2024 öncesi başlayıp 2025’e sarkan ve bu istisnadan yararlanma imkânı olan hesap­lar varsa, bu yıl beyanları için de tartışma ihtimali yaratacak gibi görünmektedir.

3 Örtülü sermayede KDV/ KV/ KDV’nin indirilebilirliği sorunu

Örtülü sermaye halinde, borç alan kurum zarar halinde ise hem borç veren hem de borç alan şirket nezdinde tartışmalı du­rumlara sebep olmaktadır.

a)Borç alan zararda ise borç veren şirketin elde ettiği kazançlar için iştirak kazançları istisnasından yararlanamayaca­ğı iddia edilmektedir.

Yargı da en son Şubat 2025 ta­rihli DVDDK kararında (bir nevi içtihatları birleştirerek) içtihat değişikliği kararı ile zarar varsa istisnadan yararlanılamayacağı sonucuna varmıştır.

b)İştirak kazancı mahiyetin­de olan, borç alan şirketin KKEG olarak dikkate aldığı faiz tutarının KDV ye tabi olup olma­yacağı konusunda içtihat birliği henüz oluşmamıştır.

c)Borç alan şirkete, zararda olduğu dönemler içinde, KDV’ li düzenlenen faiz fatura­larındaki KDV’nin indirilebilip indirilemeyeceği konusundaki tartışma da henüz nihayete er­memiştir.

4 2023 enflasyon düzeltmesi kârını dağıttıysanız ihtirazi kayıtla beyan edin

555 seri nolu VUK Genel Teb­liğin 55. maddesinde dağıtıla­mayacağı belirtilmiştir.2003 dö­nemi ile ilgili açılan davalar ne­ticesinde Danıştay 4. Dairesi de, Mali İdare ile aynı yönde, bu kâ­rın dağıtılamayacağı, dağıtılmış­sa hem kurumlar vergisine hem de kâr dağıtım stopajına tabi ola­cağına karar vermiştir.

Ankara YMM Odası Danışma Komisyonunun çoğunlukla aldı­ğı görüş, bu karın dağıtılabilece­ği ve sadece kar dağıtımı vergile­mesine tabi tutulması gerektiği yönündedir.

Biz de bu görüşü benimsiyo­ruz. Ancak Mali İdarenin görüşü nedeniyle Kurumlar Vergisi be­yanının ihtirazi kayıtla verilme­sini ve sonrasında dava konusu yapılmasını tavsiye ediyoruz.

Aynı değerlendirmeyi, 2024 enflasyon düzeltmesi farkının dağıtılması halinde, bilançonun pasifinde bulunan kalemlerin enflasyon düzeltmesi farklarıy­la ilgili açık hüküm nedeniyle, 2024 yılı için yapamıyoruz.

5 Nakit sermaye indiriminiz engellendi veya kısıtlandı ise konuyu ihtirazi kayıtla yargıya taşımayı değerlendirmekte fayda olabilir

Başta, Mali İdarenin, “Serma­ye avansının yıl sonuna kadar sermayeye ilave edilememiş ol­ması halinde artırılan sermaye­nin nakit sermaye indirimi he­sabında dikkate alınmayacağı” yönündeki yaklaşımı olmak üze­re, birçok husus yargıya taşına­bilecektir.

Örneğin, kar dağıtımı yapılıp sonra sermaye artışı yapılması, ortağa borcun ödenip sonra ser­maye artışı yapılması, ortağın alacağının sermayeye ilave edil­mesi hallerinin nakdi sermaye artışı olarak değerlendirilme­mesi hatalıdır.

6 Finansman gider kısıtlaması

Bizce bu konu ancak bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mah­kemesine götürme göze alını­yorsa yargıya taşınmalıdır. Özel­likle 4.02.2021 öncesi alınan borçlarla ilgili finansman gi­derleri, muhasebe açısından ya­bancı kaynak olmakla birlikte herhangi bir finansman gideri yaratmayan hesapların kısıtla­nacak tutarın belirlenmesinde dikkate alınıyor olması husus­larında Danıştay’ımızın vardığı sonuca katılmıyor ve bu konula­rın halen yargıya taşınabileceği­ni düşünüyorum.

7 İyi mükellef indiriminiz engellendi ise konuyu ihtirazi kayıtla yargıya taşımayı değerlendirmekte fayda olabilir

Mali İdare, kanuni süresin­de verilen bir beyannameyi iliş­kin olmadıkça pişmanlıkla veri­len beyannamelerin iyi mükellef indirim şartını ihlal ettiği yakla­şımındadır. Biz pişmanlıkla ve­rilen beyannamelerde böyle bir sınırlamanın olmadığı düşünce­sindeyiz ki yargıda bugüne kadar verdiği kararlarda aynı yaklaşım içindedir. Genellikle bu konu be­yanname verilirken beyan sis­teminin iyi mükellef indirimini kabul etmemesi ile anlaşılmak­tadır. Benim tavsiyem iyi mü­kellef indirimi ile ilgili herhan­gi bir nedenle tereddüttünüz var ve kaybetmemeniz gerektiğini düşünüyorsanız beyanname ile birlikte itirazı kayıt dilekçesini de verin ve dava açın.

8 İdarenin isteği üzerine gönülsüz düzeltme yaptığınız konularda ihtirazi kayıtla beyanı düşünün

Daha önce, kurgan, izaha da­vet, beyana davet, düzeltmeye davet vb durumlarla karşı kar­şıya kaldıysanız ve aynı husus­lar 2025 yılında da varsa, ihtira­zi kayıtla beyanı değerlendirebi­lirsiniz.

Ayrıca;

* Sektörel incelemelerde sek­törünüzde eleştirilen konular,

* Konu bazlı incelemelerde Mali İdare den farklı uygulama yaptığınız durumlar,

* İndirimi reddedilmiş veya iade incelemelerinde izahat is­tenmiş( sahte olabileceği şüphe­si olan) faturalar,

* Tasdik yapan YMM’nin riskli olabileceğini, Mali İdare­nin farklı değerlendirmesinin olduğuna işaret ettiği konular,

* Daha önce yapılmış bir in­celemede eleştirilmiş konular,

* Yaptığınız uygulamaya göre Mali İdarenin farklı özelge ver­diği konular,

* Dayanak aldığınız yargı ka­rarlarında yargının görüş değiş­tirdiği konular,

olup olmadığından, var ise ih­tirazi kayıtla beyan hususunu detaylıca masaya yatırmanızı öneririm.