Tereddütlere neden olan bu konudaki ayrıntılı açıklamalarımız aşağıdadır.
Huzur Hakkı Nedir?
Huzur hakkı, şirketlerde görev alan ortaklar, yönetim kurulu üyeleri ve müdürlere, görevlerini yerine getirirken yaşadıkları zaman kaybı, sorumluluk ve risklerin karşılığı olarak ödenen parasal bir ödemedir. Bu ödeme, genellikle şirketin kârından bağımsız olarak belirlenir ve düzenli olarak bordro ile belgelenir.
Kısaca huzur hakkı, yönetim görevini ifa eden kişilere ödenen bir tür ücret geliridir.
Huzur Hakkı Kimlere Verilir Ve Ne Zaman Ödenir?
Huzur hakkı, şirketin türüne göre farklı kişilere ödenebilir:
• Anonim şirketlerde: Yönetim kurulu üyelerine
• Limited şirketlerde: Şirket müdürlerine ve ortaklara
• Diğer şirket türlerinde: Şirket sözleşmesine göre belirlenmiş yetkililere
Bu ödeme, resmi bir kararla belirlenmelidir. Yani ya şirket sözleşmesinde yer almalı ya da genel kurul/ortaklar kurulu kararı ile kabul edilmelidir.
Huzur Hakkı Ödemeleri Genellikle aylık, üç aylık ya da yıllık periyotlarla genel kurul kararına bağlı olarak ödenir
Huzur Hakkı Nasıl Hesaplanır?
Huzur hakkının hesaplanmasında dikkat edilmesi gereken bazı yasal ve vergisel unsurlar vardır:
• Brüt ödeme üzerinden hesaplama yapılır.
• Gelir Vergisi ve Damga Vergisi kesintileri uygulanır.
• Vergi oranları, kişinin gelir seviyesine göre kümülatif matrah esas alınarak belirlenir.
• Huzur hakkı, diğer ücretlerle birlikte değerlendirilir ve toplam gelir üzerinden vergi hesaplanır.
• Bordro düzenlenmesi zorunludur. Bu, giderlerin muhasebeleştirilmesi ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi için gereklidir.
Huzur Hakkı Ücret Geliri Midir?
Evet. Huzur hakkı, Gelir Vergisi Kanunu’na göre ücret olarak değerlendirilen bir gelir türüdür. Dolayısıyla işverence yapılan bu ödemeler, bordroya tabi tutulmalı ve ilgili vergiler kesilmelidir.
Huzur Hakkı Ödemeleri Sigorta Primine Tabi midir?
Yukarıda yer alan açıklamalara ilave olarak Uygulamada bazı görevlerin komisyon, komite, idare heyeti gibi organların toplantılarına iştirak edilmek suretiyle yapıldığı ve iştirak edenlere toplantı veya saat başına huzur hakkı adı altında para ödendiği durumlar ortaya çıkabilmektedir. Şirket ortakları, şirket müdürleri ve yönetim kurulu üyelerinin kanunlar açısından belirli sorumluluk ve yükümlülük bulunmaktadır. Bu kişilerin aldıkları bu sorumluluk ve yükümlülükler nedeni ile karşı karşıya kaldıkları riskleri azaltmak amacı ile belirlenen maddi karşılığa huzur hakkı denmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 61’inci maddesine göre huzur hakları ücret olarak nitelendirilmekte ve stopaj yoluyla vergilendirilmektedir. Huzur hakkı ödemelerinde SGK primi kesilip kesilmeyeceği (Prim matrahına tabi tutulup tutulmayacağı) hususu ise tereddütlere neden olmaktadır.
SGK mevzuatına göre, huzur hakkı adı altında yapılan ödemelerin prime tabii olup olmadığı hususu sigortalıların statüsüne göre belirlenecek olup kişiler, huzur hakkı ödenen veya ödenecek yerde 5510 sayılı Kanunun 4-1/a maddesi kapsamında hizmet akdine bağlı olarak çalışıyorlarsa, bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi tutulacaktır.
Ancak anılan kişiler hizmet akdi ile çalışmamakta yani 4-1/b kapsamında sigortalı iseler huzur hakkı adı altında yapılan ödemelerden sigorta primi kesilmeyecektir.
Ayrıca aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
• Anonim şirketlerde; yönetim kurulu üyeleri, 4-1/a kapsamında yani hizmet akdine bağlı olarak, yönetim kurulu üyesi olduğu şirkette çalışıyorlarsa, bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi tutulması gerekir,
• Anonim şirketlerde; yönetim kurulu üyeleri, 4-1/b kapsamında yani bağ kurlu ise bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi tutulmasına gerek bulunmamaktadır.
• Limited şirketlerde 4-1/b maddesi kapsamında müdür sıfatına sahip ortaklar ve müdür olmayan ortaklara yapılan huzur hakkı ödemeleri sigorta primine tabi tutulmasına gerek bulunmamaktadır.
• Limited şirketlerde hizmet akdine bağlı olarak çalışan ve 4-1/a kapsamında olan müdür sıfatına sahip kişilere yapılan huzur hakkı ödemelerinin sigorta primine tabi tutulması gerekmektedir.





