"Annem 2019’da vefat etti. Bir miktar para da bıraktı banka hesabında... Dörtte biri de benim miras payım bu paranın. Vefattan birkaç ay sonra öncelikle vergi dairesine gittim, beyanname verdim ve mirasın vergisini ödedim. Bankadaki miras payımı çekmek için şubeye gittiğimde ise ‘tüm mirasçıların aynı anda bankaya gelmesi gerektiği’ söylendi ve miras payım bana ödenmedi. Dört yıldır hakkım olan paramı bankadan çekemedim.”

Yukarıdaki satırlar Antalyalı okurum Sema Hanım’ın ilettiği e-postadan... “Bankadan çekilemeyen para için vergi ödenir mi?” başlığıyla çıkmıştı 20 Haziran’daki yazım... Belli ki; bankadaki parasını çekemediği halde erişemediği para üzerinden vergi ödemiş olan başkaca mağdur vatandaşlar da var.

‘AYNI ANDA BANKAYA GİDEMİYORUZ’

Sema Hanım e-postasında “Mirasçılar kesinlikle aynı anda banka şubesine gidemiyor, aramızda husumet var. Avukatla görüştüm, mahkeme açılması gerektiğini belirtti. Hem masraflı hem de zaman alan bir durum” ve “Dört yıldır bankada duruyor param, enflasyon karşısında zaten eridi ve düzenleme yapılmazsa muhtemelen de süresi gelince hazineye devrolacak” şeklinde mağduriyetini anlatmış. 

HUKUKÇULAR DA ŞİKÂYETÇİ

Tanıdığım bazı bankacı ve hukukçular da “Bankadaki parasını çekemeyen mirasçı vakalarıyla biz de meşgulüz” şeklinde serzenişte bulundular...Hangi mirasçının ne kadar pay sahibi olduğu ‘Mirasçılık Belgesi’nde (Veraset İlamında) zaten yazılı. Bankaların bu belgeye istinaden mirasçıya payını ödemesi gerekirken, tüm mirasçıların aynı anda bankaya beklenmesi anlamsız mağduriyet yaratıyor. Kaldı ki; bankalar, mirasçıya vermedikleri kendi parasını, mirasçının borçlanmış olduğu kişiye (mirasçının alacaklısına) icra kanalıyla ödüyorlar.

Banka yazılı açıklama da yapmış Sema Hanım’a; “Uygulama gereği, veraset belgesinde belirtilen tüm mirasçıların hep birlikte hazır olması gerekmekte” diyor. Peki ama uygulama hangi amaca hizmet ediyor? Keyfi olarak bir mirasçı bankaya gelmiyorsa, diğer mirasçı kendi hakkını, payını neden alamasın?

Gayrimenkullerde durum farklı... Eğer mirasçılar aralarında rıza ile paylaşım yapamamışlarsa; taşınmazların bölünmesi-paylaşımı da fiziken mümkün olamaz. Ortaklığın giderilmesi (satışı) davasıyla ancak mahkeme kanalıyla paylaşım olabilir. Dolayısıyla mirasçılar gayrimenkullere ilişkin haklarını kullanırken hep birlikte hareket etmeli... Ama nakit varlıklar, paralar kolaylıkla mirasçılara payları oranında dağıtılabilir-bölünebilir olduğundan, diğer mirasçılar aranmaksızın her bir mirasçı kendi payını bankadan çekebilmeli... 

EDİNİLEMEYEN GAYRİMENKUL ÜZERİNDENDE VERGİ ÖDENİYOR

Gayrimenkullerin (değeri) üzerinden de vergi ödemek zorunda mirasçılar... Miras yoluyla intikal eden gayrimenkuller mirasçılara “elbirliğiyle mülkiyet” yoluyla geçiyor. Yani; mirasçılar bu gayrimenkullerdeki kendi paylarını (tek başlarına) yine satamıyor. Uygulamada; kendi adlarına tapuda kayıtlı olsa da bu gayrimenkulleri kiraya vermeleri de, teminat göstermeleri de mümkün olamıyor. Diğer yandan; tasarrufta bulunamadıkları bu gayrimenkuller üzerinden Veraset ve İntikal Vergisi (VİV) ödemekle yine yükümlüler. Gayrimenkulün emlak vergi değeri üzerinden yüzde 10’a varan oranda vergi hesaplanıyor. (İlaveten gayrimenkulün emlak vergisini de mirasçılar ödemek zorunda)

Dolayısıyla yalnız nakit varlıklar için değil, taşınmazlar için de, “gerçekte edinemedikleri varlıklar üzerinden mirasçılar vergi ödemiş” oluyorlar.

OVP’de ‘miras hukuku’ gözden geçirilecek

Mirasa ilişkin kuralları düzenleyen Medeni Kanun ve mirasın vergisini düzenleyen VİV Kanunu ve uygulamaları bir arada değerlendirilerek mağduriyetlere artık son verilmeli... Nitekim yakında ayrıntıları açıklanarak devreye girecek Orta Vadeli Program’da (OVP) ‘miras hukukunun gözden geçirileceği’ belirtiliyor. Ekonominin yol haritası olacak yeni OVP kapsamına alınarak; gerek mirasa erişimdeki anlamsız tıkanmalara, gerek erişilemeyen varlıklar üzerinden vergi ödenmesi mağduriyetlerine son verilebilir.