Bilmiyorum siz de aynı hisse kapılır mısınız? Şehirler arası yolculuk sırasında adeta sonsuza uzanıyormuş hissi veren tarım arazisi görürsünüz. Uçakla Antalya’ya ya da benzer özellikte bir şehre iniş sırasında binlerce sera çarpar gözünüze. Sonra da büyük kentlerde tarım ürünlerinin fiyatının nasıl olup da çok yüksek seyrettiği gelir aklınıza ve şaşarsınız.

Fiyatlar, buralarda yapılan üretim tüketimi karşılamaktan uzak olduğu, arz-talep dengesi sağlıklı oluşmadığı için mi çok yüksek seyretmektedir; yoksa tarladan, seradan çıkış fiyatı makuldür de tüketiciye ulaşma sırasında mı denge bozulmakta ve perakende fiyat fırlayıp gitmektedir?

Bu sorunun yanıtını herhalde herkes biliyor. Tarladan, seradan çıkış fiyatının özellikle bazı dönemlerde ve bazı ürünlerde ne kadar düşük olduğu, bu ürünlerin tarlada kalmasından zaten belli. Ayrıca bu konuda resmi veriler de açıklanıyor, yani tarım ürünlerinin toptan satış fiyatı.

TÜİK, her ne kadar TÜFE kapsamındaki madde fiyatlarını açıklamıyorsa da tarım ürünlerinde toptan satış fiyatlarını ilan ediyor. Bu ürünlerin pazarda markette kaç liraya satıldığını da bilmeyen yok.

Dolayısıyla iki fiyat da belli; çiftçinin resmen ilan edilen satış fiyatı da, tüketicinin alış fiyatı da. Aradaki o devasa fark da kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Ama TÜİK madde fiyatlarını açıklamaktan vazgeçerken dile getirdiği o tuhaf gerekçeleri bir kenara koyup yeniden geçmişteki uygulamaya dönse ve TÜFE kapsamındaki fiyatlar açıklansa da toptan ve perakende fiyatlar arasındaki makas çok daha sağlıklı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıksa.

TÜİK’e bir çağrı

Bu aşamada bir orta yol bulmak gerekiyor. TÜİK madem madde fiyatlarını açıklamıyor en azından başka bir adım atabilir. Bu konuda daha önce de dile getirdiğim çağrımı tekrarlamak isterim. Bu köşede 2 Temmuz’da kaleme aldığım “TÜİK’e açık mektup” başlıklı yazımda da ifade etmiştim.

“Madde fiyatlarını açıklamıyorsunuz hiç olmazsa tüm maddelerin ağırlıklarını ve her bir madde için her ay endeksi açıklayabilirsiniz. Zaten şimdi 174 grup başlığında endeks açıklanıyor. Buna ek olarak madde endekslerini açıklamak daha şeff af davranma adına bir adım olur. Hem madde fiyatını hiç açıklamıyor değilsiniz; işte tarım ürünleri üretici fiyat endeksi kapsamındaki fiyatlar... Vatandaş satın aldığı bir meyvenin, sebzenin tarladan kaç liraya çıktığını ve değişim oranını zaten görebiliyor. Perakende fiyattaki değişim de görülebilirse bir kıyaslama yapılarak nakliyeciye, komisyoncuya ne kadar ödeme yapıldığı hesaplanabilir.”

Toptan fiyatlarda düşüş var

TÜİK’in dün yaptığı açıklamaya göre tarım ürünleri üretici fiyat endeksi ağustos ayında yüzde 0,93 geriledi. Sekiz aylık artış yüzde 9,20, yıllık artış ise yüzde 21,91 düzeyinde.

Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi kapsamındaki kalemlerin tam karşılığını TÜFE’de bulma şansımız yok. Maddeleri bulsak bile TÜFE’de fiyat görme şansımız yok. Ancak piyasadaki perakende fiyatlar belli. Tabloda yer alan fiyatların vergisiz fiyatlar olduğunu dikkate almak gerekiyor ama bu ürünlere yüzde 1 KDV uygulandığı için çok büyük bir oynama söz konusu olmaz.

Aslında burada bakılması gereken ağustos ayı itibarıyla toptan ve perakende fiyat arasındaki makas kadar son bir yılda kaydedilen değişimin oranı…

Örneğin yeşil mercimek bir yıl öncesine göre yüzde 30 ucuz mu?

Vatandaş marulu geçen yılın ağustosuna göre yüzde 41 ucuza alabildi mi?

Şeftali, nektarin, erik, çilek; bu meyvelerde yüzde 50’ye yaklaşan ucuzlama görüldü mü?

Aslında görülmüş; tarladan çıkış fiyatında görülmüş.

Ama çarşıda pazarda? Ne gezer!

Tüm ürünlerin fiyatı düşmedi tabii ki, fiyatı fırlayıp gidenler de var.

Örnek mi; yüzde 338 artışla kuru soğan, yüzde 182 artışla patates, yine yüzde 100’ün üstündeki artışlarla biber çeşitleri.

Soğandaki artışı durdurmak amacıyla gümrük vergisi oranının yüzde 49’dan yüzde 5’e indirildiği de biliniyor.

Büyük tedarikçilere dönük soruşturma

Bu arada yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yapay şekilde yükselterek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen tedarikçilere yönelik soruşturma açıldı ve bu çerçevede 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek bu konudaki açıklamasında “Yapılan incelemelerde, hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı. Bu kapsamda; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi; 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı” dedi.

Zaten TÜİK’in açıkladığı ve tabloda yer alan toptan fiyatlarla perakende fiyatlar arasındaki makas normal maliyet artışıyla izah edilemeyecek boyuttaydı ve bu durum uzun yıllardır böyleydi. Bakalım bu soruşturmadan ne gibi sonuçlar çıkacak…

Çiftçi bu fiyata satıyor, peki tüketici kaça alıyor? - Resim : 1

Alaattin Aktaş-Ekonomim