25.11.2023 tarihli 7887 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren kurulan anonim şirketlerde asgari sermaye tutarının 250 bin TL, Limited şirketlerde ise asgari sermaye tutarının 50 bin TL olması zorunlu hale getirilmişti. 29 Mayıs 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7511 sayılı kanunla getirilen düzenlemeyle 2024 öncesi kurulan ve asgari sermaye tutarının altında kalan mevcut şirketlere bir uyum süresi tanımıştır. Buna göre sermayeleri asgari sermaye tutarının altında olan anonim ve limited şirketler, 31/12/2026 tarihine kadar sermayelerini asgari sermaye tutarlarına yükseltmeleri gerekecektir.
Binlerce şirketi ilgilendiriyor
Gerek Ticaret Bakanlığı, gerekse Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından asgari sermaye yükümlülüğü konusunda şirketlerin hak kaybına uğramamaları, hukuki statülerini koruyabilmeleri ve ticari faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmeleri amacıyla duyurular ve bilgilendirmeler yapılmaktadır. Ticaret Bakanlığı verilerine göre ülkemizde Haziran/2026 dönemi itibariyle 227.867 adet Anonim Şirket, 1.428.820 adet Limited Şirket aktif faaliyette bulunmaktadır. Mevcut durumda asgari sermaye sınırının altında kalan şirketlerin sayısına ilişkin resmi bir istatistik bulunmamaktadır. Faal şirket sayılarını da göz önüne alarak, geçmiş yıllarda düşük sermayelerle kurulmuş, bilanço yapısı uzun süredir güncellenmemiş binlerce faal şirketin hâlâ bu kritik eşiğin gerisinde kalmaya devam ettiğini söyleyebiliriz.
Sermaye artırımı için 31 Aralık son tarih
7511 sayılı kanun gereğince sermayelerini yeni tutarlara yükseltmeyen şirketler için tanınan süre 31 Aralık 2026 tarihinde sona eriyor. Bu tarih itibarıyla gerekli sermaye artırımını gerçekleştirip ticaret siciline tescil ettirmeyen şirketler, kanunen infisah etmiş (dağılmış) sayılacak. Sonuç olarak, Anonim ve Limited Şirketlerin kanunun öngördüğü sermaye yapısını sağlamaları kanuni bir zorunluluk haline gelmiş bulunmaktadır. Belirtilen süre içerisinde sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmeyen Anonim ve Limited Şirketler Türk Ticaret Kanununun Geçici 15 inci maddesi gereğince başka işleme gerek kalmaksızın infisah etmiş (münfesih) sayılacak; Bu zorunluluk için 31 Aralık 2026 tarihi önemli bir dönüm noktasıdır. Bu eşiği sağlayamayan şirketler için bu durum, sadece bir hukuki statü kaybı değil; şirket ortakları ve yöneticileri açısından ticari faaliyetlerin durması, tasfiye süreçlerinin zorunlu hale gelmesi ve telafisi güç mali ve hukuki sorumluluklar demektir.
Planlama ve yol haritası
Şirketlerin sermaye artışını kanuni bir zorunluluk olarak değil, aynı zamanda enflasyon karşısında eriyen sermaye yapısını güçlendirmek ve kurumsallaşmaya katkı sunmak olarak görmek ve bir an önce harekete geçmek gerekir. Ayrıca artırılan sermayenin finansman gideri kısıtlaması yönünden vergi avantajı olduğu da unutulmamalıdır. Sermaye artırım süreci genel kurul kararıyla başlayan ve kararın ticaret siciline tescili ile tamamlanan bir süreçtir. Yılsonu yoğunluğu ve Ticaret Sicil Müdürlüklerindeki olası yığılmalar göz önüne alındığında, şirket genel kurulların acilen toplanması ve sermaye artırım kararlarının bir an önce alınması şarttır.
Dünya | Mahmut Bülent YILDIRIM





