DÜNYA Gazetesi tarafından düzenlenen 'Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi'nin kapanış konuşmasını yapan DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ticaret savaşlarına dikkat çekerek, dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
- İhracatçının geçen yıl konuştuğu konular arasında; parite ile enflasyon arasındaki fark, krediye yeterli miktarda ve ucuz ulaşma, artan üretim faaliyetleri vardı. Kamudan beklentimiz var, taleplerimizi iletiyoruz.
- Bizim yaş grubumuz globalleşmeyle büyüdü. Güvenilir dostlarla ticarete devam ettik. Farklı başlıklarla koruma duvarları hayatımıza girdi. Ticaret savaşları gündemimize girdi.
- Nasıl ifade ederiz diye düşünüyorum. Hastada ani bir ateş yükselmesi görürüz. Bir ilaç tedavisi başlar. Ateşi düşürdük derken, başka bir yerden, böbrekten sinyalini alırız. Bakıldığında bu, teşhisi konulamamış bir hastalık gibi, sanki dünyanın şu anki ticaret ortamı da böyle düşünüyorum.
Hesabımızı ona göre yapmalıyız
- Dünya ticaretinde büyüme ivmesinin yavaşladığı bir süreç var. Hesabımızı ona göre yapmalıyız. Yavaşlama varsa biz de bundan etkileneceğiz.
- Sayın Trump'ın ilk döneminde hatırlarsınız Sayın Cumhurbaşkanımızla Amerika ile ikili ticaretimizi 20'den 100 milyar dolara çıkarma hedefi koyulmuştu.
- Biz de ilk olarak bir çalışma yaptık. Hem Türk tarafından hem de Amerikan tarafından rağbet gördü ve Wilbur Ross, dönemin ticaret bakanı, Türkiye'ye geldi.
- 6 gün burada hepimizle konuştu. Birçok başlık vardı. "Beyler biz Çin ile 600 milyar dolar dış ticaret açığı veriyoruz. Aleyhimize bu rakam ve bunu azaltmaya kararlıyız. Çin çıkarken sizin girmeniz daha kolay olur. Bana göre adım atalım" demişti.
Amerika'nın o Çin'e karşı azalttığı paydan ne almışız?
- O günkü 20 milyarlık ticarette biz 8 milyar satıp 12 milyar alıyorduk. Peki bugün neredeyiz? Geçen yılki rakamları yuvarlatarak söylüyorum. 8'i 16 milyara getirdik. Güzel. Peki Amerika-Çin olayında o 600 milyar dolarlık açık nereye geldi diye baktığımızda yaklaşık 400 milyar dolar Amerika o açığını azaltmış durumda.
- Bizim hedefimiz 20 milyarı 100'e çıkartırken 8'i de 50'ye çıkartmaktı. 8'i 16'ya çıkarttık ama Amerika'nın o Çin'e karşı azalttığı paydan ne almışız diye baktığımızda kendimize sormalıyız.
Üretip denize mi döktü?
- Peki Çin, Amerika gibi büyük bir pazara 400 milyar dolarlık malı satamadı; ne yaptı? Üretimde frene mi bastı? Hepimiz biliyoruz, yapmadı. Üretip denize mi döktü? Böyle bir saçmalık da olmayacağına göre bu mallar dünyadaki diğer pazarlara girdi. İhracatçımızın zorlandığı alanlardan birisinin de bu olduğunu iyi analiz etmemiz gerekiyor.
- Yeni bir pazara daha fazla girerken de daha agresif girersiniz. Çin de doğal şekilde bu agresifliğiyle bizi etkiliyor. Hesabımızın içerisinde bu da olmalı.
Dünya





