Temmuz ayının enflasyon verileri iyi kötü tahmin edildiği gibi geldi… TÜİK temmuz ayındaki TÜFE artışını yüzde 1,78 olarak açıkladı. Yedi aylık artış yüzde 19,86, yıllık artış ise yüzde 31,75 oldu.

TÜFE’nin yıllık artışında bir yılı aşkın süredir bu düzeylere takılıp kalındı. Hani yapışkan enflasyon diye tanımlanan bir durum var ya, tam olarak o yaşanıyor. Yıllık enflasyon yüzde 30-33 arasına yapıştı kaldı. Bu konuyu yakında daha detaylı olarak ele almak gerek. Bugün, temmuza ilişkin ilk açıklamaya ve hem içinde bulunduğumuz ağustos ayında, hem gelecek aylarda neler olabileceğine odaklanmakta yarar var.

Aylık enflasyonda geçen yılla bu yıl arasında çok büyük bir fark yok. 2025 temmuzunda yüzde 2,06 olan artış, bu yıl yüzde 1,78.

İlk yedi ay geçen yıldan biraz kötü. Geçen yıl yüzde 19,08 olan oran bu yıl yüzde 19,86.

Yıllık oranlar arasında ise 1,77 puanlık bir iyileşme var. Geçen yılın temmuzundaki yıllık artış yüzde 33,52 düzeyindeydi.

Bu oranların çok özet olarak söylediği şu:

“Enflasyonda yerimizde sayıyoruz, bir ilerleme, tabii ki olumlu yönde bir ilerleme, bir gelişme yok.”

Sonrası daha belirsiz

Bu yılın ilk yedi ayındaki enflasyonun geçen yıldan az da olsa yüksek oluşmasında İran savaşının ve bu savaşın yol açtığı fiyat artışlarının tabii ki büyük rolü var.

Ham petrol fiyatlarının bu yılın ortalamasında 60 dolar civarında olacağı öngörülmüş ve dengeler buna göre kurulmuşken bir ara 125 dolarların görüldüğünü biliyoruz. Şimdi dengenin 90 dolar civarında oluşması umuluyor. Daha yukarıdaki her fiyat yurt içindeki fiyat artışı baskısını daha da artıracak.

Ham petrol fiyatlarının yurt içinde akaryakıt fiyatlarına yansımasını azaltmak amacıyla devreye alınan eşel mobilin de "nefesi kesildi", zam durumunda ÖTV'den kullanılabilecek tutar motorin için kalmadı, benzinde ise çok azaldı.

Motorinde 13,90 lira ÖTV vardı ve bu tutarın tümü eşel mobil ile kullanıldı, mevcut durumda motorine gelecek tüm zamlar pompaya yansıyacak.

Benzinde kullanılabilecek tutar 4,30 lira, otogazda ise 10,96 lira.

Akaryakıtta indirim söz konusu olduğunda bu indirimin bir kısmının pompaya yansıtılması uygulaması da yok artık. Yasada yazan ÖTV tutarları tamamlanana, o ÖTV tutarına gelininceye kadar indirim pompaya yansımayacak. O tutarlar motorinde 13,90 lira, benzinde 14,82 lira, otogazda 11,38 lira.

Zam, motorinde tümüyle, benzin ve otogazda sınırlı bir şekilde pompaya yansıyacak ama indirimler eksik ÖTV'nin tamamlanmasına gidecek.

Akaryakıtta görünmeyen zam...

Gizli bir zamdan söz ediyor değilim tabii ki. Fiyat endeksinin ay ortalamasındaki fiyatlar üzerinden hesaplandığı gerçeğinin unutulmaması gerektiğini hatırlatmak için "görünmeyen zam" ifadesini kullanıyorum.

Çünkü akaryakıtta bugün geçerli olan fiyatlar ağustos ayı boyunca hiç değişmese bile enflasyona yine de önemli bir etkide bulunacak.

Bugünkü fiyatlar, ay boyunca sabit kalırsa ay ortalamasındaki fiyat haline gelir. İşte mevcut fiyatlar da temmuz ortalamasının benzinde yüzde 3,8, motorinde yüzde 13,6 üzerinde bulunuyor.

Bu zamların TÜFE'ye olabilecek doğrudan etkisi çok fazla değil. Ama dolaylı etki, özellikle motorindeki yansıma etkisi çok çok yüksek.

Ama yarın savaşla ilgili çok olumlu gelişmeler olur, petrol fiyatları hızla geriler, Maliye indirimlerle ÖTV eksiğini tamamlar ve sonrasındaki indirimler pompaya yansır, bu da genel fiyat düzeyini çok olumlu etkiler. Biraz Nasrettin Hoca'nın peşin para hikayesine benzedi biliyorum ama olur mu olur.

Peki ya tam tersi olur ve savaşın boyutuna ve petrol fiyatlarının seyrine bağlı olarak işler daha da kötü giderse?

Aylık 1,6'nın altında kalınabilir mi?

2026 için yola yüzde 16 enflasyon hedefiyle çıkılmıştı, o oranı geride bırakalı çok oldu.

Şimdi hedef yüzde 24, tahmin yüzde 26. Bu oranlarda kalmanın mümkün olmadığı da ortada.

Merkez Bankası 13 Ağustos'ta açıklayacağı yılın üçüncü enflasyon raporunda hedefi muhtemelen değiştirmez ama belki 26'lık tahmin yukarı çekilir.

İyi de kaça çekilecek ki? Yüzde 30'un altında bir oran da pek gerçekçi olmaz. Çünkü yüzde 30'un altında bir gerçekleşme sağlamak çok zor görünüyor.

Yılın kalan beş aylık döneminde her ay için ortalama yüzde 1,6'yı aşmayacak bir düzey yakalanabilirse, beş ayın toplamı yüzde 8,5 eder ve yüzde 30 aşılmaz.

Biraz önce aktardığım akaryakıt fiyatları ve gelecek zamların benzin ve otogazda kısmen, motorinde tümüyle pompaya yansıyacak olması, ancak indirimin tümüyle ÖTV'ye gideceği gerçeği karşısında en azından bu iki ay boyunca görece yüksek fiyat artışı görülmesi kaçınılmaz gibi.

Kaldı ki, eşel mobil uygulaması yeni bir düzenlemeye gidilip uzatma kararı alınmadığı takdirde ekim ayı başında bitiyor. Düşünün, bugün için yaklaşık 81 lira olan motorin, eylül sonunda da bu fiyatta olursa 1 Ekim'de yaklaşık 95 liraya çıkacak. Bu, yüzde 17 zam demek. Bu da fiyatlar düşüp ÖTV aşama aşama yerine konulamadığı takdirde eşel mobilin uzatılmasının kaçınılmaz olacağını gösteriyor.

Son altı yılın en düşük artışı!

Yüzde 30'un altı için son beş ayda yüzde 8,5'lik bir alan var. Geçen yılın son beş ayındaki artış yüzde 9,9 olmuştu. Önceki yılların son beş ayındaki artışı da hatırlatayım:

"2021 yüzde 23,25, 2022 yüzde 12,73, 2023 yüzde 25,65, 2024 yüzde 12,13."

Yani bu yıl beş ayda yüzde 8,5'te kalınabilirse, bu oran son altı yılın en düşük oranı olacak. Olabilirse!

Hani bir söz var ya, "Doluya koysan almıyor, boşa koysan dolmuyor" diye, aynı o durum yaşanıyor. Bir türlü olmuyor, 2026 enflasyonunun yüzde 30'un altına inmesi mümkün görünmüyor.

Kaldı ki hadi inildi ve gerçekleşme yüzde 29 oldu. Bu çok büyük başarı mı yani?

Şimdi biliyorum; "Ama savaş" denilecek. İyi güzel de savaş yalnızca Türkiye'yi mi etkiliyor?

Alaattin Aktaş-Ekonomim