Riskli ürünlerde gün içi fiyat oynaklığının arttığı bu dönemler, konusunda uzman portföy yöneticileri tarafından yönetilen ve günlük tek fiyat açıklayan yatırım fonlarının önemini bir kez daha gösteriyor. Bu nedenle özellikle piyasalara yeni katılan yatırımcıların, yatırım fonları üzerinden birikimlerini değerlendirmesi daha doğru görünüyor.  Buradan hareketle yatırım fonları ile ilgili bilgi serimize devam edelim.

Önceki yazıda fonlarla ilgili olarak güvenilirlik, içindeki varlıkların izlenmesi, alım-satım fiyat ve valör kavramlarını ve nemalandırmayı değerlendirmiştik. Bu yazıda fonlarda ücret/komisyon ve vergilendirme kavramlarından bahsedeceğiz. 

Öncelikle en çok merak edilen ücret/komisyon tarafına bakalım. Hisse senedi yatırımı olan yatırımcılar her alım/satım işleminde aracı kuruluşa belirli bir yüzdede komisyon ödemesi yapıyor. Bu ödeme işlem bazında komisyon şeklinde gerçekleşiyor. Fonlarda ise böyle bir komisyon bulunmadığını peşinen söyleyelim.

Yani alım veya satım işlemi sonrasında fon yatırımcısından kesilen bir ücret/komisyon yok. Fonlarda yönetim ücreti diye adlandırılan bir ücret bulunuyor, o da portföy yönetim şirketinin fonu oluşturup yönetimini sağlaması karşılığında fon varlığı içinden kesiliyor ve fon fiyatına yansıyor.

Genel olarak yıllık yüzde olarak ifade edilen yönetim ücreti, bizim piyasamızda yıllık %0,2 ila %3,5 arasında değişiyor. Para piyasası fonları veya endekse bağlı yönetilen fonlarda yönetim ücreti genelde düşük ancak farklı enstrümanlar ve özellikle yabancı varlık içerikli fonlarda yönetim ücreti biraz daha yukarı çıkıyor.

Peki nasıl kesiliyor bu ücret derseniz, anlatmaya çalışalım. Yıllık %x oranında belirlenen yönetim ücreti her gün toplam fon varlığından %x/365 oranında kesiliyor ve bu kesinti yapıldıktan sonra fiyat oluşuyor. Dolayısıyla Tefas sisteminde gördüğümüz fiyat ve getiriler yönetim ücreti düşülmüş olarak yayınlanıyor.

Müşteri özelinde ek bir ücret kesintisi alım veya satımda yapılmıyor. Rakamsal ifade edersek, A fonu yönetim ücreti %3, B fonu yönetim ücreti %1 olarak düşünelim ve Tefas’ta iki fonun aylık getirisinin %5 olarak belirtildiğini varsayalım. Yatırımcı açısından getiri anlamında iki fon arasında hiçbir fark yok, iki fonda da yatırımcı %5 almış oluyor.

Peki yönetim ücreti dışında bir kesinti yapılıyor mu diye sorarsak, vergi ve yasal ücretler karşımıza çıkıyor. Yasal ücretler tarafında dönemsel olarak Merkezi Kayıt Kuruluş ücretlerini görüyoruz. Sermaye piyasamızda işlem gören ve içeride oluşturulmuş tüm menkul kıymetlerin kaydileştirilmesi ve saklaması MKK nezdinde yapılıyor.

Bu kapsamda bir önceki yazıda da bahsettiğim gibi MKK e-yatırımcı uygulaması üzerinden tüm bu kıymetleri kurum bağımsız görmeniz mümkün.

MKK bu hizmet karşılığında belirli bir tarifede ücret kesiyor ve bu da yatırımcı hesaplarına yansıtılıyor. Bu ücretin fona göre Onbinde 0,5 ila 1 arasında değiştiğini söyleyebiliriz. Fon bakiyesi üzerinden hesaplanan bu ücretler her banka ve kurum için aynı ve aylık/3’er aylık dönemlerde hesaplara yansıtılıyor.

Fonlarda vergi de önemli bir konu ve aslında diğer yatırım ürünlerine göre oldukça basit bir matematiği var. Temel olarak fonlarda alım/satım kazancı üzerinden %10 stopaj alınıyor ve satış işlemi gerçekleştikten sonra eğer kazanç varsa %10 düşülerek hesabınıza tutar yatırılıyor. Tabi bazı fonlarda muafiyet ve istisna mevcut.

Örneğin Hisse senedi yoğun fonlarda stopaj oranı %0 dolayısıyla kazanç üzerinden bir vergi alınmıyor. Benzer şekilde %51 hisse senedi bulunduran ve bunu izahnamesinde belirten değişken fon paylarının 1 yıl elde tutulmasından elde edilen kazançlarda da stopaj %0 olarak uygulanıyor.  Bir de 2020 yılı sonundan itibaren hayatımızda olan stopaj istisnası ve bu istisnaya tabi fonlar var. Bununla ilgili detaylı bir yazı kaleme almıştım.

Özetle 31.12.23 tarihine kadar alınacak olan para piyasası, kısa/orta/uzun/özel sektör borçlanma araçları, kıymetli madenler, katılım (döviz hariç) ve fon sepeti fonların (ünvanında yabancı ifadesi geçenler hariç) satışından elde edilecek kazançlar - satış tarihi 31.12.23 sonrası herhangi bir zaman da olsa - stopaj istisnasına tabi ve dolayısıyla %0 stopaj uygulanıyor olacak.

Bu da yatırımcılar için çok değerli bir avantaj. Görüldüğü üzere birçok farklı finansal enstrümana yatırım yapmayı sağlayan yatırım fonlarının basit bir vergi ve ücret mantığı mevcut, bu da başta söylediğim gibi birikimlerini değerlendirmek isteyen finansal piyasalara yeni yatırımcılar için fonları cazip kılıyor. Dönem dönem bu türde bilgileri paylaşmaya devam edeceğim.

Kaynak: Dünya | E. Onur DUYGU