9-11 Eylül 2023 tarihleri arasında Hindistan’da yapılan G20 Zirvesi’nde görüşülen konulardan biri de vergiler. G20’de alınan kararların hukuki bir bağlayıcılığı olmamakla birlikte, politik bağlayıcılığı var ve bu nedenle sonuçları görülüyor. Özellikle de, 2009’da G20 devlet/hükümet başkanları düzeyine yükseltildiğinden beri.

Küresel GSYH'nin yaklaşık yüzde 85'ini, küresel ticaretin yüzde 75'inden fazlasını ve dünya nüfusunun yaklaşık 2/3’ünü temsil eden G20’nin bu yılki bildirgesi, devletlerin vergi kaybını önlemek amacıyla vergi mükelleflerinin alındığı kıskacı biraz daha daraltıyor. Bildirgedeki uluslararası vergilendirmeye ilişkin açıklamalar şöyle:

İki sütunlu uluslararası vergi paketi

G20/OECD, çok uluslu işletmelerin matrah aşımı ve kar aktarımı yoluyla devletleri vergi kaybına uğratmalarına karşı önce eylem planları, ardından -ekonominin dijitalleşmesine ortaya çıkardığı vergisel sorunları çözmeye yönelik iki sütunlu bir vergi paketi geliştirdi.

Bu paketin ilki (Sütun 1), çok uluslu şirketlerin kazançları üzerinde devletlerin vergilendirme yetkisinin daha adil şekilde paylaşımını konu almakta. G20’de Sütun 1 ile ilgili olarak, transfer fiyatlandırmasında uygulanması gereken emsallere uygunluk ilkesinin ülke içi temel pazarlama ve dağıtım faaliyetlerine basitleştirilmiş ve kolaylaştırılmış bir şekilde uygulanmasına yönelik bir çalışma ile Çok Taraflı Sözleşme metninin 2023 sonuna kadar imzaya hazır hale getirilmesi öne çıkartılmış. Sütun 2 ise, çok uluslu şirket kazançlarına yönelik asgari efektif yüzde 15 vergi getirilmesine ilişkin.

Halihazırda elliden fazla devletin kabul ettiği bu çözüm önerisinde, vergiye tabi kuralının (Subject to Tax Rule) geliştirilmesine yönelik çabaların tamamlanması üzerinde durulmakta. Devletlerarası anlaşmaya dayalı bir kural olan “vergiye tabi kuralı”, kaynak devlete sınırlı ve koşullu bir ek vergilendirme yetkisi vererek asgari düzeyde bir vergilendirme sağlamakta. Bu paketin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesine yönelik kararlılık, G20’de bir kez daha dile getiriliyor.
 

Kripto varlıkların raporlanması

Kripto varlık piyasasının hızla büyümesine binaen, G20’den gelen talep üzerine OECD Mali İşler Komitesi, Ağustos 2022’de Kripto Varlık Raporlama Çerçevesi kural ve yorumları ile Ortak Raporlama Standartı’ndaki değişikliklerle ilgili bir rapor yayınladı. Bu, kripto varlıklara ilişkin vergi bilgilerinin standart bir şekilde raporlanmasını ve bu bilgilerin yıllık olarak vergi mükelleflerinin ikamet ettiği devletlerle otomatik olarak paylaşılmasını konu almakta. Kripto varlıklar yoluyla vergi kaçırılmasının önüne geçmek üzere, G20, söz konusu Çerçeve’deki kural ve standart’taki değişimlerin biran önce uygulanması çağrısı yapıyor.
 

Taşınmazda uluslararası vergi şeffaflığının artırılması

 OECD, Hindistan G20 Dönem Başkanlığı’nın talebi üzerine, 17.07.2023’de Taşınmazda Uluslararası Vergi Şeffaflığının Artırılmasına ilişkin bir rapor hazırlamıştı. Üç bölümden oluşan raporda, (i), yabancılara ait taşınmazlara ilşikin vergi şeffaflığının mevcut durumu ve vergi uyum riskleri ele alınarak, vergi şeffaflığının artırılmasının faydaları vurgulanmakta, ve (ii) başarılı bir vergi şeffaflığı çerçevesi için gerekli (ulusal) yapısal iyileştirmeler tanımlanmaktaydı. G20 bildirgesinde, bu raporun sadece not alındığı belirtilmekte birlikte, önümüzdeki zaman diliminde taşınmazlar konusunda da daha fazla şeffaflık ve bilgi paylaşımı gelecekmiş gibi görünüyor.

Bilgilerin vergi dışı amaçlarla kullanılması

 Yasadışı finansal akışların, kara para aklama, terörizmin finansmanı ve yolsuzluk gibi vergi kaçakçılığının ötesine geçen çeşitli suçları da içermesi nedeniyle, uluslararası vergi anlaşmaları kapsamında değiş tokuş edilen bilgilerin vergi dışı amaçlarla kullanılması düşünülüyor. Bu bağlamda, yine Hindistan’ın talebi üzerine OECD’nin Vergi Amaçlı Şeffaflık ve Bilgi Değişimi Küresel Forumu Sekretaryası tarafından bir rapor hazırlandı. G20, bu Vergi Anlaşmalarıyla Değişimi Yapılan Bilgilerin Vergi Dışı Amaçlarla Kullanımının Kolaylaştırılmasına ilişkin raporu da -şimdilik sadece- “not ettiğini” duyuruyor. Ancak, vergi mükelleflerinin daha şimdiden hangi bilgilerinin paylaşıldığı konusunda çok hassas olmalarında kuşkusuz yarar var.