Orta Doğu’da yaşanan gerilim ekonomiler ve küresel ticaret zinciri üzerinde ciddi baskı oluştururken, bu durumun meydana getirdiği tahribatın yıllar sürebileceği Dünya Ticaret Örgütü tarafından ifade edilmişti. Özellikle bölgedeki çatışma ortamı gemilerin risk primlerinde de anormal düzeyde yükselişleri tetiklemişti. Her ne kadar bölgedeki barış pamuk ipliğine bağlı olsa da alternatif rotalar ve gerilim seviyesinin düşmesi gemilerdeki risk primlerinin sert geri çekilmesine neden oldu.
Türkiye Liman İşletmecileri Derneği, bu durumu gözler önüne seren önemli bir raporu paylaştı. Raporda, Orta Doğu’da yaşanan gerilimin gemilerde savaş risk sigorta primlerinin yüzde 0,7 ila 1 seviyesine kadar çıkmasına neden oluğuna yer verilirken, normalleşme ve Orta Doğu’da Süveyş rotasının daha cazip hale gelmesi sigorta risk primlerinin yüzde 0,2 ila yüzde 0,4 bandına çekilmesine neden olduğuna dikkat çekildi. Olası bir yeni savaş senaryosuyla bu durumun değişebileceğine dikkat çekiliyor.
Riskler devam ediyor
Raporda İran ile ABD/İsrail arasındaki olası bir gerilimin tırmanış senaryosunda İran’a desteğini açıkça beyan eden Yemen’deki Husilerin Bab el-Mendep Boğazı ve Kızıldeniz hattında yeniden ikinci bir cephe oluşturarak deniz trafiğini sekteye uğratma riskinin devam ettiğine yer verildi. Mevcut senaryolarda gemilerdeki risk primlerinin artması ve deniz ticaretinin olumsuz yönde etkilenmesi halinde küresel mal ticaretinde başta gübre olmak üzere birçok alanda yeni bir yükseliş eğilimi görülebilir. Sektör temsilcileri, risk primlerinde olası bir yükselişin tedarik zincirindeki fiyatlamalara domino etkisi yapacağının altını çiziyor.
LNG’de yükseliş petrolde dalgalı seyir
Denizyoluyla gerçekleştirilen enerji ticareti de raporun öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Buna göre fosil yakıtlara yönelik kısa vadeli talep ile uzun vadeli iklim hedefleri arasındaki gerilim daha görünür hale geliyor. 1990-2025 yılları arasında ham petrol taşımalarına bakıldığında 1,2 milyar tonla başlayıp 2,1 milyar tona kadar çıkıldığı görülüyor. Özellikle 2015 ve 2025 arası dönemde gerçekleştirilen taşımalarda dalgalı seyir olduğu görülüyor. Bu dönemde yapılan taşımalarda 1,8 milyon varilin altına kadar iniliyor. Buna karşın denizlerde LNG ile yapılan enerji taşımalarında ise 2025 itibarı ile 400 milyon varil eşiği aşıldı. Orta Doğu’da yaşanan savaş nedeniyle meydana gelen fosil yakıt krizinin 2026 sonunda denizlerde gerçekleşen LNG taşımalarında parabolik bir yükselişe neden olabileceğine dikkat çekiliyor.
900 milyon tondan geri dönüş
Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından devreye alınan çevreci regülasyonlar denizcilik sektöründe de etkisini göstermeye başladı. Raporda, deniz ticaretinden kaynaklanan karbon emisyonları 2024 yılında bir önceki yıla kıyasla %5 artarak 900 milyon ton sınırını geçmişti. Bu artışta güvenlik nedeniyle rota sapmaları ve seyir artışları etkili olmuştu. 2025'te de benzer bir tablo söz konusu. IMO'nun gemilerde ortaya koyduğu karbon emisyon sınıflandırmasının devreye girmesiyle 2026'da denizlerdeki karbon salınımının azalacağına vurgu yapılıyor.
Barış Sedef-Ekonomim






