Değerli okurlar, KDV Kanununun 36'ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, KDV indirim hakkını kısmen veya tamamen kaldırmaya veya yeniden koymaya ve bu şekilde indirim hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirlemeye, süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve indirim yoluyla giderilmek üzere sonraki dönemlere devreden katma değer vergisinin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak yazılmasına imkân vermeye, iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirlemeye yetkili bulunuyor.

KDV'de "indirim" esas olduğu için KDV Kanunun sistematiğine uygun olmayan bu düzenlemeye istinaden 24 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalatta gözetim ve korunma uygulamaları kapsamında hesaplanan KDV’nin indirim hakkı kaldırıldı.

Bu Karara göre, ithalatta gözetim uygulaması, ithalatta korunma önlemleri ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin mevzuat kapsamında ithal edilen malların KDV matrahında bu uygulamalar nedeniyle ortaya çıkan artış tutarları ile bu artış tutarlarına ilişkin her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün değil.

Ancak, söz konusu uygulamalar kapsamında ithal edilen mallara ilişkin KDV matrahında bu uygulamalar dışında kalan bedeller ile bu bedellere ilişkin her türlü vergi, resim, harç ve paylar dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün bulunuyor.

31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 57 seri no.lu KDV Genel Tebliği ile bu kapsamda ithalat yapan mükelleflere;

- Takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla ithalat bedeli 46 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirlenen tutarı (2 milyon 600 bin TL) aşmayan ithalatlara ilişkin KDV’nin, işlemin yapıldığı döneme ait KDV beyannamesinde doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığını altışar aylık dönemleri izleyen ayın (ilgili yılın Temmuz ve izleyen yılın Şubat) sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine bildirme,

- Takvim yılının altışar aylık dönemleri itibarıyla ithalat bedelinin belirlenen tutarı (2 milyon 600 bin TL) aşması halinde, söz konusu uygulamalar nedeniyle ödenen KDV’nin doğru bir şekilde indirim konusu yapılıp yapılmadığının yine altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna kadar ibraz edilecek Özel Amaçlı YMM Raporu ile tevsik etme zorunluluğu getirildi.

Tebliğ’de, mükellefin ithalatın yapıldığı yıl için süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesinin bulunması ve düzenlenecek raporda 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalata ilişkin ödenen KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına yönelik açıklama bulunması halinde Özel Amaçlı Yeminli Mali Müşavir (YMM) Raporu ibrazına gerek bulunmadığı açıklandı.

Bu düzenleme hakkındaki görüşlerim…

İthalatta gözetim uygulaması, korunma önlemleri ve ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuata göre ödenen KDV'nin indiriminin denetimin özel amaçlı YMM Raporu ibrazına bağlanmasını doğru bulmakla birlikte, tam tasdik raporu kapsamına alınmasını doğru bulmuyorum.

Çünkü bu konunun tam tasdik ile herhangi bir ilişkisi/bağlantısı bulunmuyor.

Üstelik bu yükümlülük 31 Ocak 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi, bu tarihe kadar 2026 yılına ilişkin tam tasdik sözleşmeleri zaten imzalanmıştı.

Bu sözleşmelere ilişkin ücret de bu konu dikkate alınmadan belirlenmişti. Zaten dikkate alınması mümkün bulunmuyordu, çünkü ortada böyle bir düzenleme mevcut değildi.

Şimdi indirim denetiminin tam tasdik kapsamına alınması mükellefle YMM’yi karşı karşıya getirdi.

Çünkü YMM, tam tasdik raporunda, 7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında gerçekleştirilen ithalata ilişkin ödenen KDV’nin indirim konusu yapılıp yapılmadığına yönelik açıklama yapmazsa mükellef özel amaçlı rapor ibraz etmek zorunda kalacak!

Üstelik özel amaçlı rapor, altışar aylık dönemleri izleyen ayın sonuna kadar ibraz edilmek zorunda. Oysa tam tasdik raporunun izleyen yılın altıncı ayı sonuna kadar (son yıllarda olduğu şekilde kurumlar vergisi beyannamesini verme süresi mayıs ayına ertelendiğinde temmuz ayı sonuna kadar) teslim edilmesi gerekiyor.

Yani özel amaçlı raporlarla tam tasdik raporunun teslim süresi arasında ciddi bir fark bulunuyor.

Maliyenin hem bu süreleri uyumlaştırma hem de mükellefle YMM arasında sıkıntı yaşanmasını ortadan kaldırmak için özel amaçlı raporun tam tasdik ile bağlantısını acilen ortadan kaldırması gerekir.

Bu yazı için son sözlerim…

Bu konunun taraflarını birkaç noktada uyarmak istiyorum:

* Eğer YMM ile mükellef bu konuya tam tasdik raporunda yer verme konusunda anlaşırlarsa mükelleflerin bu hususu bir yazı ile vergi dairesine bildirmelerinde yarar var. Yoksa geç ibraz nedeniyle sıkıntı yaşayabilirler.

* Maliyenin bu konuyu sadece özel amaçlı YMM raporuna bağlaması isabetli olur. Çünkü konunun tam tasdik ile hiçbir bağlantısı bulunmuyor.

* Maliyenin bu konudaki sorumluluğu açıkça düzenlemesi gerekir.

* YMM tarifesinin gerek bu konuda gerekse istisna ve indirimlerin tasdiki konusunda yeniden düzenlenmesi şarttır.

* Tasdik raporu şartı sadece bu kapsamdaki ithalatların belli bir tutarı aşması halinde söz konusu, yoksa kapsam dışındaki ithalatlar için böyle bir yükümlülük bulunmuyor.

* YMM raporu ibraz şartı KDV Tebliği ile getirilemez!

* Özel amaçlı rapor ibraz süresi çok kısa belirlenmiş bulunuyor. En azından üçüncü ayın sonuna kadar verilmesi yönünde bir değişlik yapılması isabetli olur.

Kaynak: T24 | Erdoğan SAĞLAM