Yeniden değerleme, işletmeye dahil ta­şınmazlar ve amortismana tabi diğer ik­tisadi kıymetlerin vergi usul kanununa göre tespit edilen değerlerinin ve amor­tismanlarının yeniden değerleme ora­nı ile çarpılması suretiyle tespit edilme­si işlemidir. Vergisiz yeniden değerleme olarak adlandırılan ve Vergi Usul Kanu­nunun mükerrer 298/ç maddesinde dü­zenlenmiş olan uygulama hem işletme­lerin öz kaynaklarını artırmakta hem de daha az vergi ödenmesini sağlamaktadır.

Yeniden değerleme uygulamasından kimler yararlanabilir?

Yeniden Değerleme uygulamasından, tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefle­ri ve kurumlar vergisi mükellefleri (kol­lektif şirketler, adî komandit şirketler ve adî şirketler dâhil) yararlanabilmekte­dir. Uygulama zorunlu değil, mükellefle­re sağlanmış bir haktır.

Yeniden değerleme uygulamasından; Dar mükellefiyet esasında vergilendiri­lenler, İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, Serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbapları, Münhasıran sürekli olarak işlenmiş al­tın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler, Kayıtlarını TL dışında­ki başka para birimi üzerinden tutanlar yararlanamaz. Yeniden değerleme ora­nı ilgili yıl için ve geçici vergi dönemle­ri için Gelir İdaresi tarafından ilan edilir.

Hangi kıymetler yeniden değerlemeye tabi?

Değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibarıyla aktifte bulunan amortismana tabi taşınmazlar, gayrimenkullerin mü­temmim cüzileri ve teferruatları, tesisat ve makinalar, gemiler ve diğer taşıtlar, gayri maddi haklar, demirbaşlar, şerefi­yeler, aktifleştirilen Ar-Ge harcamaları, özel maliyet bedelleri, aktifleştirilen ku­ruluş giderleri yeniden değerlemeye tabi. Buna göre 31.12.2024 tarihli bilançoda bulunan ve 2025 dönem sonunda aktif­te bulunmaya devam eden amortismana tabi sabit kıymetler için yeniden değer­leme yapılabilir. 2025 hesap döneminde aktife giren ancak dönem sonunda aktif­te olmayan sabit kıymetler için yeniden değerleme yapılamaz.

Boş arsa ve araziler ile yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutar­lar amortismana tabi olmadığından bu kıymetler için yeniden değerleme yapı­lamaz. Ayrıca, iktisadi kıymetlerin alım, satım, inşa işleriyle devamlı olarak uğra­şanların bu amaçla aktiflerinde bulunan emtia niteliğindeki kıymetler de yeniden değerlemeye tabi değildir.

Yeniden değerlemenin avantajları

Yeniden değerleme uygulamasının en önemli özelliği; uygulamanın vergisel bir maliyeti olmadığı gibi, sabit kıymetlerin yeniden değerlenmiş tutarı üzerinden amortisman ayrılabilmesi neticesinde vergi matrahını düşürerek daha az vergi ödenmesine yol açmasıdır.

Yeniden değerleme uygulamasının ver­gisel avantajları olduğu gibi işletmele­rin öz kaynak yapılarının güçlenmesine de olumlu katkıları bulunmaktadır. Bu avantajları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

-Öz kaynaklarda artış sağlar.

-Ek amortisman gideri yapılır.

-İktisadi kıymetin satışında yüksek maliyet bedeli dikkate alınarak kârı azal­tır.

-Finans kurumları nezdinde kredibili­te artışı sağlar.

-Finansman gider Kısıtlaması uygula­masında vergi avantajı sağlar

-Ortaklardan daha yüksek tutarda borçlanma imkanı sağlanır.

-Öz kaynakların artışı nedeni ile bor­ca batıklık veya teknik iflastan uzaklaş­ma sağlar.

Dünya | Mahmut Bülent YILDIRIM