Kıdem tazminatı denildiğinde pek çok kişinin aklına hâlâ aynı formül geliyor: 15 yıl sigortalılık, 3.600 prim günü. Oysa bu şart herkes için geçerli değil. Kişinin kıdem tazminatını alarak işten ayrılıp ayrılamayacağını belirleyen asıl unsur, ilk kez hangi tarihte sigortalı olduğu. Çünkü emeklilik şartları değiştikçe, yaş dışındaki şartları tamamlayarak kıdem tazminatı alma koşulları da değişiyor. Bu nedenle bugün bir çalışan 15 yıl ve 3.600 günle, bir başkası 25 yıl ve 4.500 günle, bir diğer çalışan ise yalnızca 4.600 prim günüyle kıdem tazminatına hak kazanabiliyor. Kanundaki düzenlemenin özü şu: Emeklilik için gerekli yaş şartı dışında kalan diğer koşulları tamamlayan çalışan, kendi isteğiyle işten ayrıldığında kıdem tazminatı alabiliyor. Burada yalnızca normal emeklilik koşullarına bakılmıyor.

1999 ÖNCESİ 3.600 GÜN

Yaştan emeklilik için gerekli sigortalılık süresi ve prim günü koşullarının tamamlanması da bu hakkın kullanılmasına imkân veriyor. İlk kez 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlar bakımından kamuoyunda bilinen 15 yıl ve 3.600 gün şartı geçerli. Bu dönemde sigortalı olanların normal emeklilik koşulları erkeklerde 25 yıl, kadınlarda 20 yıl sigortalılık süresi ve 5.000 ila 5.975 arasında prim günü aranıyor. Yaştan emeklilikte ise 15 yıl sigortalılık süresi ve 3.600 prim günü yeterli. Çalışan bu iki şartı tamamladığında emeklilik yaşını beklese bile yaş dışındaki koşulları sağlamış oluyor. Bu nedenle SGK'dan gerekli yazıyı alarak işten ayrılması ve kıdem tazminatını talep etmesi mümkün.

9 EYLÜL 1999 DETAYI

İlk kez 9 Eylül 1999 ila 30 Nisan 2008 arasında sigortalı olanlar için tablo farklı. Bu grupta normal emeklilik için 7.000 prim günü gerekiyor. Yaştan emeklilikte ise 25 yıl sigortalılık süresi ve 4.500 prim günü aranıyor. Dolayısıyla bu dönemde sigortalı olan bir çalışan, 7.000 prim gününü tamamladığında kıdem tazminatını alarak ayrılabilir. İkinci yol ise 25 yıllık sigortalılık süresiyle birlikte 4.500 günü tamamlamak. Bu kişilerin 4.500 prim günü de varsa kıdem tazminatı hakkını kullanmaları mümkün. Kesintisiz veya uzun süreli çalışması bulunan bazı kişiler ise 7.000 günü daha önce tamamlamış olabilir. Bu durumda 25 yıllık süreyi beklemelerine gerek kalmaz.

2008 SONRASI FARKLI

Asıl dikkat çekici değişiklik, ilk kez 1 Mayıs 2008 ve sonrasında sigortalı olanlar açısından ortaya çıkıyor. Bu kişiler için yaş dışındaki şartların tamamlanması nedeniyle kıdem tazminatı alınmasında ayrıca bir sigortalılık süresi şartı bulunmuyor. İlk sigorta giriş tarihine göre belirlenen prim gün sayısının tamamlanması yeterli. İlk kez 1 Mayıs 2008 ila 31 Aralık 2008 arasında sigortalı olan bir kişinin 4.600 prim gününü tamamlaması halinde, 25 yılı beklemeden kıdem tazminatını alarak işten ayrılması mümkün. Gerekli prim günü, ilk sigorta giriş yılına göre her yıl 100 gün artıyor ve 5.400 güne kadar çıkıyor.

GİRİŞ TARİHİ ŞARTLARI DEĞİŞTİRİYOR

Buradaki en çarpıcı örnek, 30 Nisan 2008 ila 1 Mayıs 2008 tarihleri arasındaki fark. İlk kez 30 Nisan 2008 tarihinde sigortalı olan bir çalışan, 25 yıl sigortalılık süresi ve 4.500 prim günüyle bu hakkı kullanabiliyor. İlk sigorta girişi yalnızca bir gün sonra, yani 1 Mayıs 2008 olan çalışan için ise 25 yıllık süre aranmıyor. Bu kişinin 4.600 prim gününü tamamlaması yeterli oluyor. Bir günlük fark, kıdem tazminatı hakkının kullanımında 25 yıllık sigortalılık süresini bekleyip beklemeyeceğinizi belirleyebiliyor.

BİR KERE KULLANILABİLİYOR

Diğer yandan bu haktan yararlanabilen işçilerin emeklilik için yaş dışındaki diğer şartları tamamlaması nedeniyle kıdem tazminatı alma hakkını bir kez kullanması mümkündür. Bu hakkın birden fazla kez kullanılması Yargıtay'a göre mümkün değildir. Ancak işçi bir kez emeklilik için yaş dışındaki diğer şartları sağladığı için kıdem tazminatı alıp daha sonra bu kez yaş şartını da tamamlayarak emekli aylığı bağlatacaksa ve son işyerinde en az bir yıllık kıdemi de varsa kıdem tazminatı alabilir.

Kaynak: Akşam | Okan Güray BÜLBÜL