Meclis'in açılması ile beraber yasa teklifleri birbiri ardına Meclis'e sunulmaya başlandı. Daha 7 Ekim 2022 tarihinde sunulan teklif yasalaşmadan, bu defa 20 Ekim 2022 tarihinde TBMM Başkanlığı'na “Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” sunuldu. Bu teklif içinde yer alan ve halk arasında “grey market“ olarak bilinen paralel ithalatı bitirmeye yönelik düzenlemeyi sizlerle paylaşacağım.

Gayrimenkul sektörü yeniden değerlemede ısrarlı Gayrimenkul sektörü yeniden değerlemede ısrarlı

KONU HEP GÜNDEMDE

Lüks araçların yüksek Özel Tüketim Vergisi oranları (%220) ile vergilendirilmesi; bu araçların çifte fatura ve düşük beyan yolu ile ithal edilerek, hem paralel ithalatçıların hem de bu otomobilleri talep edenlerin alınmayan vergiler kadar menfaat sağladıkları bir düzeni yarattı. Bu pazarın ihtisas gümrükleri ve referans fiyat uygulamasına rağmen nasıl oluşabildiği ayrı merak konusu! Zaman zaman yapılan operasyonları gazetelerde okudunuz. Şu ünlü sanatçının ya da futbolcunun aracına savcılık tarafından tedbir konuldu, Ağır Ceza Mahkemeleri'nde yargılanacaklar gibi.

İktidar ne yaptı? İlki 2017 yılında bu kapsamda olan 53.000 araca ve ikincisi 2019 yılında 41.312 araca olmak üzere 2 af yasası çıkardı. Konu alınan önlemlerle gündemden çıktı derken, 3 ay önce 20 paralel ithalatçıya 2.5 milyar TL vergi kaybı nedeniyle soruşturma başlatıldığını öğrendik. Bu soruşturma ile birlikte fiyatı 15 ile 20 milyon TL bandında olan gümrüğe gelmiş araçların ithali fiilen engellendi. Gümrük Bakanı bu yollarla ithal edilen araçlar nedeniyle devletin yılda 100 milyon Euro zarara uğratıldığını açıkladı.

MOTORLU ARAÇ TİCARETİ YAPANLARDAN TEMİNAT ALINACAK

Kanun teklifinin genel gerekçesinde; “Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda tanımlı bulunan motorlu araç ticareti yapan mükelleflerin faaliyetlerini yerine getirirken sebep olabilecekleri vergisel kayıpları karşılamak amacıyla teminat yükümlülüğü getirilmesi ve bu yükümlülüğe uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi” amaç olarak ortaya konuldu.

ÖTV Kanunu'nda; motorlu araç ticareti yapanlar, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanları imal, inşa veya ithal edenler ile fabrika, ana bayi, bölge bayi, bayi, yetkili satıcı ve acenteler ile Maliye Bakanlığı'nca bu nitelikte oldukları tespit edilenler olarak ifade edilmiştir. (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için; motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler özel tüketim vergisinin mükellefidirler.

Teklif yasalaştığında; Hazine ve Maliye Bakanlığı motorlu araç ticareti yapan mükelleflerden, doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla; 30 milyon Türk Lirası'na kadar teminat alabilecek. Ayrıca mükelleflerin; faaliyet alanı, hukuki statüsü, mükellefiyet süresi, aktif veya öz sermaye büyüklüğü, çalışan sayısı, hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı, iş veya üretim hacmi ile ürün ve mükellef gruplarını ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, teminatın; türünü, tutarını, verilmesi gereken zamanı, iadesi ile tamamlanmasına ilişkin hususları belirlemeye, bentte yer alan tutarı sıfıra kadar indirmeye ve iki katma kadar artırmaya, hangi hâllerde teminat aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye de yetkili kılınmıştır.

VERGİ ORANLARI DÜŞMEDEN SORUN ÇÖZÜLMEZ

Ülkemizde, 2.000 cc'nin üzerinde otomobil alanlar; bir araç kendilerine, 3 araç maliyeye (ÖTV ve KDV olarak) hatta kredi kullanırlarsa bir araç da bankaya (faiz ödemesi olarak) almış oluyorlar.

Çip krizi ve kur yükselişi nedeniyle ülkeye son iki yıldır çok az araç gelmesine rağmen; paralel ithalatı engellemeye çalışmak, kaybın büyüklüğünün işareti olsa gerek. Otomotivde daha çok vergi almanın yolunun vergi oranlarını düşürmek ve banka kredilerini açmak olduğu aşikâr. Ama sorun vergi değil, talebin lüks ithal otomobillere olması ve kıt olan dövizin buralara gitmesinin istenmemesi.

Sözcü | Nedim TÜRKMEN