Akıl olsaydı yönetenlerin bizi uygarlığın taşrasına itmesine izin vermezdik. Ahlak olsaydı: “Bu arsa benim” diye kaçak villa dikilmez, orman yakılıp otel yapılmaz, “benden sonrası tufan” denmezdi
Türkiye, potansiyel aşuresi gibi; 7 iklim 4 mevsim, faunası, tabiat güzellikleri, suyu, florası, endemik zenginliği… Peki, böylesi zenginliğin değere dönüşmemesinin sebebi ne ola ki? Benim bir tezim var: Akıl (planlama, öngörü, sistem kurma) ve ahlak (sorumluluk, liyakat, gelecek bilinci) eksikliği yüzünden.
Elmas madeninde kömür arıyor gibiyiz. Orkide, dağ çayları, tıbbi aromatik bitkiler; farmakoloji ve kozmetikte milyar dolarlık hammadde potansiyeli taşıyor. Akıl olsaydı, üniversiteler ve devlet enstitüleri bunları sistematik tarayıp, yerli patentlerle, yüksek katma değerli ürüne çevirebilirdik.
BEN GÖNLÜMÜ TOPRAK SANDIM TAŞ İMİŞ, MEĞER TAŞA TOHUM EKİLMEZ İMİŞ
Ahlak olsaydı; “bu topraklar bizim” demekle yetinmeyip “bu bitkiler gelecek nesillerin mirası” bilinciyle koruma alanları oluşturur, kaçak toplamaya göz yumulmazdı. Ya da “hobi evi” diyerek cennet vatanın mümbit arazilerine imar kurup cinnet vatana dönüştürmezdik. Yazık değil mi?
Elması taş sanıp kömür arıyoruz zira yeterince akıllı değiliz. Dört mevsimi bir günde yaşayıp, bir mevsimi bile yönetememek, az akılsızlık değil hani… Sırf bu yüzden darı ambarı üzerinde açlık çeken tavuklara döndük, gıda enflasyonunda dünya şampiyonu olduk, kendi hazinemizin dilencisi gibiyiz.
İKİ SORU İKİ CEVAP / Potansiyel ziyanına dair…
Akıllılarımız yok mu?
Olmaz mı? Her toplumun %2’si zeki ve yeteneklidir ama bu %2’ye nasıl davrandığımız önemli. Ya devlet başa yapar ufukların efendisi oluruz ya da kuzgun leşe atar, uygarlığın taşrasına düşeriz.
Ahlaklılarımız yok mu?
Olmaz mı? Nükleer fizikte kural şudur: Zincirleme reaksiyonun başlaması için aktif madde miktarının kritik kütleye ulaşması gerekir. Bizdeki ahlaklıların sayısı, toplumsal atılım kritik kütlesine erişemedi.
NOT
UYGARLIK TALEBİ OLANLARIMIZ İLE KONFOR RANTİYELERİMİZİN MÜCADELESİ…
Türkiye, elinde yedi renkli bir palet, dört mevsimlik bir tuval ve endemik çiçeklerle dolu bir bahçe olan ressam gibi. Ama ressamın fırçası (akıl) kırık, boyaları karıştırma ahlakı yok. Tuval boş kalıyor; ya da üzerine rastgele, aceleyle, bazen de başkasının resmi çiziliyor. Halimize bakıp utanmamız gerekir.
POTANSİYEL SÖZLÜĞÜ
Potansiyel: Gizli kalmış, henüz ortaya çıkmamış, gelecekte gerçekleşmesi mümkün olan güç, yetenek
Gerçekleştirme: Potansiyelin ve becerinin, fark edilip değere dönüştürülmesi, hayata geçirilmesi
Atıl kapasite: Varlığın değerlendirilmemesi. Ev genci gibi… İmkân setinin etkin kullanılmaması
Tefessüh: Akılsızlık ve ahlaksızlığın bir toplumu kokuşturması, bencil bireylerle çürüme ortamı
Şeref OĞUZ-Ekonomim





