Şeref OĞUZ'un yazısı:

Bundan 30 yıl önce sanayinin ekonomideki ağırlığı %30’a koşuyordu. Şimdi ise %15’e doğru geriliyor. Oysa sanayi olmadan ne savunma ne ihracat ne de sürdürülebilir kalkınma olmaz

1- SORUN: Üretmeden kaynak yaratmak için Merkez’in doludizgin banknot basması, filigranlı kâğıt gerektirir. Orta Vadeli Program’ın ekonomiyi yanlış yerden soğutmasıyla enflasyonu çözemediğimiz gibi üretimden de olduk. Sistemin döviz ihtiyacını ancak sanayi üretimiyle karşıladığımız bir gerçek.

2- ETKİSİ: Bizim dövize ihtiyacımız var. Döviz basamıyoruz zira kalpazanlar buna yeltendiğinde, 6’ncı Filo gelir tepene çöker. Ancak bizim 2 döviz banknot matbaamız var. Biri turizm, öteki ihracat… Hele ki ihracat, sanayi üretimiyle yürüyorsa, sanayisizleştirme yerine, sanayiciyi el üstünde tutmak gerekir.

“CİDDİ BİR ŞEKİLDE OKSİJENSİZ KALDIK”

3- ÇÖZÜM: Nasıl ki banknot matbaası filigranlı kâğıt olmadan para basamıyorsa, ihracat makinemiz sanayi de ancak hayatta tutulduğunda döviz üretebilir. Hele ki “ciddi şekilde oksijensiz kaldık” diye feryat ediyorsa… Finansa erişimini zorlaştırdığımız gibi oksijen hortumuna basıp soluğunu kesiyoruz.

4- YÖNTEM: İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, soluksuz kalan sanayimiz için hayati uyarılarına devam ediyor: “Sanayicilerimiz için çok özel bir kredi paketine ivedilikle ihtiyaç duyuyoruz. Bu konuda gerekli adımların vakit kaybetmeden atılmasını tüm sanayicilerimiz adına talep ediyoruz.

İKİ SORU İKİ CEVAP / Sanayisizleşmeye dair…

Tehlikeye kim dikkat çekiyor?

Kayahan; “odalarda ışıksız kaldım” diyordu şarkısında… İSO Başkanı da 360 oda içinde cesurca haykırıyor; odalarda nefessiz kaldıklarını… Oksijen solumayan sanayi, nasıl değer üretebilir ki

Sanayi sektörü neden gerekli?

Şeyh Edebali;İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyordu. Erdal Bahçıvan da “Sanayiyi yaşat ki üretim sürsün, ihracat gelişsin, savunma sanayisi büyüsün, OSB’ler soluk alsın” diyor. Duyulmuyor mu?

not/ Sanayiye sahip çıkmak türkiye’ye sahip çıkmaktır

Bahçıvan’dan: “Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi, kalıcı refahı, nitelikli istihdamı ve küresel rekabet gücü ancak güçlü bir sanayi yapısıyla mümkündür. Üretimin zayıfladığı, yatırımların ertelendiği, teknolojik dönüşümün yavaşladığı ekonomide sağlıklı ve dengeli bir kalkınmadan söz edemeyiz.”

SANAYİ LÛGATI

İmalat sanayisi: Endüstrimizin bel kemiği, ihracatımızın dayandığı üretim kabiliyetimiz

Savunma sanayisi: 3 tarafı deniz, 4 tarafı sorunla çevrili bu coğrafyada var olma savaşımız

Sanayi teşvikleri: Hak edene ve değer üretmeye verilmesi gereken ama zombilere giden…

Yapısal reform: Kamudan beklenen ama sanayicinin de yapması gereken verimlilik reformları

Şeref OĞUZ-Ekonomim