Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23. maddesi ile 5520 sayılı Kanun’un ‘safi kurum kazancı’nı düzenleyen 6. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Resmi Gazete’de 15 Nisan 2022 tarihinde yayımlanan 7394 sayılı ‘Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 23. maddesi ile 5520 sayılı Kanun’un ‘safi kurum kazancı’nı düzenleyen 6. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
 
“(3) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 376’ncı maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.”
 
7394 sayılı Kanun ile 5520 sayılı KVK’nın 6. maddesine eklenen bu fıkra ile TTK’nın 376. maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarların kurum kazancının tespitinde dikkate alınmayacağı, başka bir ifade ile kurumlar vergisine tabi olmayacağı hükme bağlanmıştır.
 
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, son yıllık bilançolarında sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılan şirketlerin kendiliğinden sona ermiş sayılmaması için genel kurulca sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar verilmektedir. Bu amaçla ortaklar tarafından sermaye tamamlama fonu olarak aktarılan tutarlar söz konusu kanun çerçevesinde sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde kabul edilmemekte ve karşılıksız bir ödeme niteliğini haiz olduğu belirtilmektedir. Ayrıca yapılan bu ödemeler, gelecekte yapılacak sermaye artırımına mahsuben bir avans olarak da nitelendirilmektedir.
 
Bu düzenleme ile sermayenin tamamlanmasına karar verilmesi halinde ortaklarca şirketlere bu kapsamda aktarılan tutarların kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaması sağlanmaktadır.
 
Teklif gerekçesinden de anlaşılacağı üzere Türk Ticaret Kanunu Tebliğ doğrultusunda bir düzenleme yapılmıştır. Böylece özelgelerle yapılan düzenlemeden vazgeçilerek kanun düzenlemesi yapılmış ve Türk Ticaret Kanunu ve vergi kanunları arasında uyum sağlanmıştır.
 
Katma Değer Vergisi Kanunu’nda ise sermaye tamamlama fonuna ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak Katma Değer Vergisi açısından sermaye tamamlama fonu adı altında firmaya aktarılan bedellerin, Türkiye’de ifa edilen hizmetlerin karşılığı olduğundan bahisle vergiye tabi olduğu belirtildiğinden ve 7394 sayılı Kanun ile TTK’nın 376. maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarların kurumlar vergisine tabi olmayacağı hususu hükme bağlandığından Katma Değer Vergisi açısından da vergiyi doğuran olayın ortadan kalkacağı değerlendirilmektedir.
 
Şirketlerin zararlarının telafisi için gönderilen ancak uzun süre şirket bilançolarında kalan ve sermaye aktarımı yapılarak sermayeye dönüştürülmeyen tutarların Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında örtülü sermaye olarak eleştirilebileceği hususu dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu fonlara ilişkin muvazaalı işlemlerin incelemelerde eleştiri konusu yapılabileceği hususu dikkat çekicidir. Sermaye tamamlama fonunun yalnızca zararlardan mahsup edilebileceği hususu düzenleme altına alındığından başka şekillerde mahsup yapılması veya işletmeden çekilmesi durumunda da tartışmaya konu olması kanımızca açık bulunmaktadır.

Varlık Barışı Hakkında Duyuru Varlık Barışı Hakkında Duyuru

itoHaber | Dr.Veysi SEVİĞ