Türkiye’de ücretliler açısın­dan vergi sistemi son 20–25 yılda köklü ama çoğu zaman fark edilmeyen bir değişim geçirdi. Bu değişimin en net göstergesi tek bir oranla özetlenebilir: 2000 yı­lında ilk vergi dilimi asgari ücre­tin yaklaşık 21 katıyken bugün bu oran yaklaşık 5,8 kata kadar geri­lemiş durumda.

Bu ne anlama geliyor?

Eskiden bir çalışan yıl boyun­ca düşük vergi diliminde kalabi­liyordu bugün ise aynı çalışan yı­lın çok daha erken döneminde üst vergi dilimlerine giriyor. Yani so­run sadece vergi oranlarının yük­sekliği değil verginin ne kadar er­ken devreye girdiğidir.

Başka bir ifadeyle sistem artık şöyle çalışıyor:

Aynı maaşı alıyorsunuz ama yıl ilerledikçe daha yüksek vergi öde­diğiniz için net geliriniz düşüyor.

Bu durumu somut görmek için farklı maaş seviyelerinden gerçek örneklere bakalım,

Brüt 50.000 TL maaş alan bir çalışan

Yılın başında net maaş yaklaşık 40.200 TL yıl sonunda net maaş yaklaşık 36.500 TL

Aylık kayıp yaklaşık 3.700 TL

Bu seviyede çalışan ilk 4 ay yüz­de 15 vergi diliminde kalıyor, yüz­de 27 dilime ise yılın son çeyre­ğinde giriyor.

Brüt 100.000 TL maaş alan bir çalışan

Ocak ayında net maaş yaklaşık 75.900 TL yıl içinde en düşük net yaklaşık 65.700 TL

Aylık kayıp yaklaşık 10.000 TL

Bu seviyede yüzde 15 dilim sa­dece 2 ay sürüyor, yüzde 27 dili­me geçiş Haziran ayında gerçek­leşiyor.

Brüt 150.000 TL maaş alan bir çalışan

Ocak ayında net maaş yaklaşık 111.700 TL yıl sonunda net maaş yakla­şık 95.400 TL

Aylık kayıp yaklaşık 16.000 TL

Bu seviyede yüzde 15 dilim yalnızca 1 ay sü­rüyor, yüzde 27 dilime geçiş Nisan ayında ger­çekleşiyor, yılın sonuna doğru yüzde 35 etkisi hissediliyor. Çalışan yılın büyük kısmını yük­sek vergiyle geçiriyor.

Brüt 200.000 TL maaş alan bir çalışan

Ocak ayında net maaş yaklaşık 147.400 TL, yıl sonunda net maaş yaklaşık 114.800 TL

Aylık kayıp 32.000 TL’nin üze­rinde

Bu seviyede yüzde 27 dilime ge­çiş Nisan ayında, yüzde 35 dilime geçiş Eylül ayında gerçekleşiyor. Yılın önemli kısmı yüksek vergi altında geçiyor.

Brüt 297.000 TL maaş alan bir çalışan

Ocak ayında net maaş yaklaşık 213.800 TL, yıl ortasından sonra net maaş yaklaşık 167.000 TL se­viyesine düşüyor.

Aylık kayıp yaklaşık 47.000 TL

Bu seviyede yüzde 27 dilime geçiş Mart ayında, yüzde 35 di­lim yıl ortasında, yüzde 40 dilim Temmuz’dan sonra devreye giri­yor. Çalışan yılın yarısından faz­lasını en üst vergi dilimlerinde geçiriyor.

Bu örnekleri birlikte düşün­düğümüzde ortaya çıkan tablo çok net

-50.000 TL maaşta yüzde 15 dilim 4 ay sürüyor

-100.000 TL maaşta yüzde 15 dilim 2 ay sürüyor

-150.000 TL ve üzeri maaşta yüzde 15 dilim sadece 1 ay sürü­yor

Yüzde 27 dilime geçiş

-50.000 TL’de yılın sonuna doğru

-100.000 TL’de yıl ortasında

-150.000 TL ve üzeri maaşta yılın ilk aylarında

Üst dilimler

Orta gelirde yıl sonuna doğru, yüksek gelirde yıl ortasında dev­reye giriyor

Buradaki en kritik gerçek şu ge­lir arttıkça sadece ödenen vergi artmıyor, verginin başlama zama­nı öne çekiliyor ve yüksek vergiye maruz kalınan süre uzuyor.

Bu durumun temel nedeni ise vergi dilimlerinin ücret artış­larını takip edememesi!

2000 yılında ilk vergi dilimi as­gari ücretin 21 katıyken, bugün 5,8 katına düşmüş olması

çalışanların çok daha erken üst vergi dilimlerine girmesine yol açıyor.

Vergi Diliminin Asgari Ücrete Göre Daralması (2000-2026)

Aşağıda, yıllar içinde ilk vergi diliminin asgari ücrete oranının nasıl düştüğünü sade ve net şekil­de görebilirsiniz:

2000 yılı

-Brüt asgari ücret: 118,8 TL

-İlk vergi dilimi: 2.500 TL

-Oran: 21 kat

-Çalışan: Neredeyse tüm yıl %15 vergi diliminde kalıyordu. Üst dilime geçmek çok zordu.

2005 yılı

-Brüt asgari ücret: 488 TL

-İlk vergi dilimi: 6.600 TL

-Oran: 13,5 kat

-İlk ciddi daralma burada baş­ladı

-Ama sistem hâlâ çalışanı ko­ruyordu

2010 yılı

-Brüt asgari ücret: 760 TL

-İlk vergi dilimi: 8.800 TL

-Oran: 11,5 kat

-Çalışan artık: Yıl içinde daha erken üst dilime geçmeye başladı.

2015 yılı

-Brüt asgari ücret: 1.273 TL

-İlk vergi dilimi: 12.000 TL

-Oran: 9,4 kat

-Üst dilime geçiş: Daha erken ve daha yaygın hale geldi.

2020 yılı

-Brüt asgari ücret: 2.943 TL

-İlk vergi dilimi: 22.000 TL

-Oran: 7,5 kat

2026 yılı

-Brüt asgari ücret: 33.030 TL

-İlk vergi dilimi: 190.000 TL

-Oran: 5,8 kat

-Çalışan: Yıl ortasında %20 di­lime, yıl içinde %27 dilime geçi­yor

Büyük resim

-2000 - 21 kat

-2005 - 13,5 kat

-2010 - 11,5 kat

-2015 - 9,4 kat

-202- 7,5 kat

-2026 - 5,8 kat

-25 yılda koruma alanı yakla­şık 4 kat daraldı

Bunun temel nedeni

-Vergi dilimleri:

-Her yıl yeniden değerleme oranı kadar arttı

-Yani artış sınırlı ve mekanik

-Asgari ücret:

-Enflasyon + ek artışlarla ver­gi dilimine göre çok daha hızlı bü­yüdü

Sonuç: Vergi sistemi ücret artı­şını yakalayamadı.

-Eskiden:

-Çalışan yıl boyunca %15 vergi ödüyordu

-Bugün:

-Kısa sürede %20 - %27’ye çı­kıyor

-Bu durumda:

-Net maaşın yıl içinde düşme­sine

-Çalışanın daha fazla vergi yü­kü hissetmesine neden oluyor

Sonuç: sistem neye dönüştü?

Bugünkü yapı artık şunu üre­tiyor, çalışan yılın başında daha yüksek net maaş alır yıl içinde vergi dilimi yükselir, hiç zam al­madan net maaşı düşer.

Bu sistem klasik anlamda çok kazanan çok öder yapısından uzaklaşmış durumda!

Bugün daha çok şu gerçek or­taya çıkıyor, maaş artıyor ancak cebine girmesi gereken para ver­giye gidiyor. Maaşın yükselmesi bu durumda olanlara bir şey ka­zandırmıyor, yüksek vergiyi daha erken ödemeye başlıyor ve daha uzun süre ödüyor. Yıl boyunca net gelir kaybı yaşıyor.

Çözüm önerileri

Bu tabloyu düzeltmek teknik olarak mümkündür ve birkaç te­mel adım yeterlidir

Birinci adım

Vergi dilimleri asgari ücrete ve­ya ortalama ücrete endekslenme­lidir Şayet ilk dilim yeniden en az asgari ücretin 15–20 katı seviye­sine çıkarılırsa, çalışan yıl boyun­ca makul vergi dilimde kalabilir ve sistem yeniden maaşı koruyu­cu hale gelir.

İkinci adım

Vergi dilimleri yılda bir değil yıl içinde güncellenmelidir.

Yüksek enflasyon dönemlerin­de yıllık güncelleme yetersiz kal­maktadır, en az 6 aylık güncelle­me mekanizması kurulmalıdır.

Üçüncü adım

Ücretliler için sabit bir “vergi tamponu” uygulanmalıdır

Örneğin her çalışan için belirli bir gelir kısmı yıl boyunca düşük dilimde sabit tutulabilir. Bu yön­tem, yıl içindeki net maaş düşüşü­nü engeller.

Dördüncü adım

Ücret gelirleri ile diğer gelir­ler ayrıştırılmalıdır. Bugün ücret­li çalışan ile sermaye geliri elde eden kişi aynı dilim yapısına ta­bidir. Oysa ücret geliri sabittir ve esnek değildir, bu nedenle daha koruyucu bir yapı gerektirir.

Beşinci adım

Net maaş istikrarı sağlanmalı­dır, çalışan için en önemli unsur öngörülebilirliktir. Aynı maaşın yıl içinde düşmesi çalışma barışını zedeler. Bu nedenle net maaşın yıl boyunca belirli bir bantta kalması­nı sağlayan model kurulmalıdır.

Sonuç:

Vergi sistemi sadece bütçe ge­liri üretmez, aynı zamanda gelir dağılımını belirler. Çalışma mo­tivasyonunu etkiler. Toplumdaki adalet algısını şekillendirir. Bu­gün gelinen noktada sorun vergi oranlarından çok vergi dilimleri­nin konumudur. 21 kattan 5,8 ka­ta düşen bu yapı düzeltilmeden ücretliler üzerindeki vergi baskı­sının azalması mümkün değildir.

Bu nedenle yapılması gereken nettir. Vergi sistemini yeniden ça­lışanı koruyan bir yapıya döndür­mek ve ücretliler için öngörülebi­lir, dengeli ve adil bir model kur­mak.

Özgür Erdursun-Dünya