Şehir merkezleri ile havalimanları arasında yolcu taşıması beklenen uçan taksiler, şirketlerin ilk açıkladığı takvimlerde ticari hizmete giremedi. Yeni nesil hava araçlarının sertifikasyon, batarya, üretim ve finansman süreçleri tahmin edilenden daha uzun sürdü.
Elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen hava araçları geliştiren şirketler, sivil projeleri tamamen bırakmadan askerî pazara daha fazla kaynak ayırmaya başladı. Savunma sözleşmeleri, tip sertifikası beklemeden sınırlı görevlerde kullanım ve daha görünür kamu bütçeleri nedeniyle şirketlere daha kısa bir gelir yolu sunuyor.
Sertifika takvimi dört yıl kaydı
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi
Uçan taksi sektöründeki gecikmenin en belirgin örneklerinden biri Vertical Aerospace oldu. İngiltere merkezli şirket, üç yıl önce 2025 olarak gösterdiği ticari sertifikasyon hedefini son planında 2029’a taşıdı.
Şirket, Valo adlı hava aracının kritik tasarım incelemesini 2026 sonunda tamamlamayı hedefliyor. Sertifikasyona uygun test araçlarının üretimi ve uçuş denemeleri ise yeni takvimin en uzun bölümünü oluşturuyor.
Gecikmeler yalnızca Vertical Aerospace ile sınırlı kalmadı. Sektörün büyük geliştiricilerinin hisselerinde son bir yıldaki kayıplar yüzde 50’yi aştı. Yatırımcıların sabrı azalırken şirketlerin yeni sermaye bulma ihtiyacı büyüdü.
Uçan taksi girişimleri, hava aracını geliştirdikten sonra üretim tesisleri kurmak, bakım ağı oluşturmak, pilot yetiştirmek ve şehir içi hava koridorları için izin almak zorunda. Her aşama, ticari hizmetten önce yeni maliyet yaratıyor.
Savaşlar yeni talep yarattı
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi
Ukrayna ve Orta Doğu’daki çatışmalar, pist gerektirmeyen ve insansız görev yapabilen hava araçlarına talebi artırdı. Ordular, geleneksel helikopterlere göre daha düşük maliyetle kullanılabilecek yeni platformları değerlendiriyor.
Elektrikli veya hibrit hava araçları yük taşıma, keşif, gözetleme, yaralı tahliyesi ve askerî birliklere malzeme ulaştırma görevlerinde kullanılabiliyor. Dikey kalkış yeteneği, hasar görmüş pistlere veya sınırlı alanlara bağımlılığı azaltıyor.
Askerî modellerde yolcu güvenliği için gereken sivil sertifikasyon sürecinin tamamı aynı biçimde uygulanmıyor. Belirli görevler için geliştirilen araçlar, kontrollü testler ve kamu sözleşmeleriyle daha erken sahaya çıkabiliyor.
Savunma bütçelerinin büyümesi de şirketlerin yönünü etkiliyor. Bir askerî programın kazanılması, yeni kurulmaya çalışılan şehir içi yolcu pazarına kıyasla daha öngörülebilir sipariş ve finansman sağlayabiliyor.
Archer insansız modeli çıkardı
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi
Archer Aviation, savunma teknolojileri şirketi Anduril ile geliştirdiği insansız hibrit hava aracını Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda tanıttı. Platformun muharebe ve lojistik görevlerinde kullanılması planlanıyor.
Hibrit-elektrikli sistem, tamamen bataryalı uçan taksilere göre daha uzun menzil ve daha yüksek faydalı yük kapasitesi sunmayı amaçlıyor. İnsansız yapı ise riskli bölgelerde pilot kaybı ihtimalini ortadan kaldırıyor.
Archer buna rağmen sivil Midnight programını sürdürmeye devam ediyor. Şirket, ABD’deki pilot uygulamalar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki uçuş programları kapsamında 2026’da yolculu denemelere başlamayı hedefliyor.
Şirketin savunma stratejisi, sivil platform için geliştirilen motor, batarya ve uçuş kontrol teknolojilerini askerî ürünlerde de kullanmaya dayanıyor. Böylece savunma gelirlerinin sivil sertifikasyon sürecini finanse etmesi amaçlanıyor.
Joby ve Vertical çift hat kurdu
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi
Joby Aviation, L3Harris Technologies ile birlikte hibrit ve otonom bir dikey kalkış platformu geliştiriyor. Araç, daha uzun menzil isteyen lojistik ve düşük irtifa destek görevleri için hazırlanıyor.
Joby’nin gösteri aracı ilk uçuşunu tamamladı. Şirket, 2026 içinde kamu kurumlarına yönelik görev gösterileri yapmayı planlıyor. Platform, Joby’nin sivil uçan taksisinde kullandığı elektrikli tahrik ve otonom uçuş altyapısını temel alıyor.
Vertical Aerospace da Valo’nun hibrit-elektrikli bir sürümünü geliştiriyor. Şirket bu modelde yaklaşık 1.000 mile kadar menzil ve kısa mesafelerde 1.100 kilograma kadar yük kapasitesi hedefliyor.
Vertical, hibrit modelin ilk uçuş testlerini 2027’nin ilk yarısında başlatmayı planlıyor. Düşük ses ve ısı izi, aracı özel görevler ve askerî lojistik için uygun hale getiren özellikler arasında gösteriliyor.
Beta aynı parçalarla maliyeti azaltıyor
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi
Beta Technologies, rakiplerinden farklı olarak sivil ve askerî modellerini uzun süredir aynı anda geliştiriyor. Şirketin insansız askerî aracı MV250, Farnborough fuarında sergilendi.
Beta, askerî ve ticari modellerde aynı motorları, rotorları, uçuş kontrol sistemlerini ve ana bileşenleri kullanıyor. Ortak parça yapısı, üretim maliyetini ve geliştirme süresini azaltmayı hedefliyor.
Şirket ayrıca elektrikli, geleneksel kalkış ve iniş yapabilen Alia modelini de geliştiriyor. Bu uçak dikey kalkış yerine normal pist kullanıyor ve sertifikasyon sürecinin daha erken tamamlanabileceği değerlendiriliyor.
İngiliz bölgesel havayolu şirketi Loganair, model için beş geçici sipariş ve beş ek seçenek verdi. Ticari hizmetin 2029’da başlaması planlanıyor.
Bilanço dayanıklılığı kritik
Uçan taksi hayalinde savaş baskısı, şirketler askerî pazara yöneldi - Resim : 6
Askerî projeler uçan taksi şirketlerine yeni gelir kapısı açsa da sivil pazarın yerini tamamen almıyor. Şirketlerin büyük değerleme hedefleri, uzun vadede şehir içi yolcu taşımacılığının genişlemesine dayanıyor.
Savunma programları sertifikasyon süreci devam ederken nakit sağlayabilir, üretim teknolojisini geliştirebilir ve uçuş saatlerini artırabilir. Ancak askerî siparişler sınırlı kalırsa şirketlerin sermaye ihtiyacı sürecek.
Sektörde bundan sonraki kritik aşamalar, Archer’ın insansız platformunun uçuş programı, Joby’nin kamu görev gösterileri ve Vertical Aerospace’ın 2029 sertifika takvimi olacak.
Uçan taksi şirketlerinin savaş ekonomisine yaklaşması, şehir içi hava ulaşımı fikrinin sona erdiğini göstermiyor. Ancak ilk ticari gelirlerin yolculardan değil savunma bütçelerinden gelme ihtimali giderek güçleniyor.
Murat Ali Oral-Dünya





