2023 yılında üst mahkemeye gitmede kullanılacak parasal sınırlar her yıl olduğu gibi bu yıl da yeniden değerleme oranında artırılacak.

Örneğin, 2022 yılı için vergi davasına konu bedel 9 bin TL veya altında ise vergi mahkemesinin vereceği karar kesin olmakta ancak 9 bin TL'nin üstünde ise ayrıca Bölge İdare Mahkemesine yani istinafa götürülebilmektedir. Bölge İdare Mahkemesinde görülen dava konusu tutar 261 bin TL veya daha az ise Bölge İdare Mahkemesinin vereceği karar kesindir ancak görülen dava tutarı 261 bin TL'nin üstünde ise Danıştay'a temyize götürülebilecektir.

EYT çalışması teknik olarak bitti EYT çalışması teknik olarak bitti

2021 yılı için ise istinafa götürme sınırı 7 bin TL, temyize götürme sınırı ise 192 bin TL idi.

Buraya kadar bir sorun yok gibi ancak bu parasal sınır tutarların tespitinde, davayı açtığımız tarihteki tutarlar mı yoksa mahkemenin karar verdiği yıldaki parasal tutarlar mı dikkate alınacak? İşin vahameti de burada başlıyor.

Örneğin 2021 Eylül ayında 8 bin TL'lik bir vergi cezası tebliğ edilmiş olsun ve bunu da vergi mahkemesine götürdüğümüzü varsayalım. Vergi mahkemesi aleyhte karar versin ve biz de bunu istinafa götürmek niyetindeyiz. Bölge İdare Mahkemesine yani istinafa götürme sınırı 2021 yılı için 7 bin TL, 2022 yılı için ise 9 bin TL'dir. Vergi mahkemesi de kararını bugün yani 13 Eylül 2022'de versin ve aynı hafta da tebliğ etmiş olsun. 2021 yılı parasal tutara göre istinafa gidebiliyoruz ama 2022 yılı parasal tutara göre istinafa gidemiyoruz. Çünkü dava konusu tutar 8 bin TL ve 2021 yılında istinafa gitme alt sınırı 7 bin TL ama 2022 yılı için ise 9 bin TL'dir. Davayı 2021'de açtık ama karar 2022'de verildi. İstinafa gidebilecek miyiz yoksa gidemeyecek miyiz?

Bu konu yargıya da taşındı ve aşağıda da görüleceği üzere yargı, karar verilen tarihteki tutarlara bakılacak, davayı açtığın tarihteki tutarlar değil dedi. Danıştay bir kararında “konusu para ile ölçülebilen davalara ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabî olup olmadığının, istemde bulunulan parasal tutarın bölge idare mahkemelerince karar verildiği tarihteki temyiz sınırının altında olup olmadığına göre belirlenmesi gerektiğine karar vermiştir[1]. İzmir Bölge İdare Mahkemesi de vergi mahkemesi tarafından verilen karara ilişkin dava konusu tutarın karar tarihi itibariyle 2020 yılı için geçerli bulunan yasal haddin altında kaldığından istinaf başvurusunun incelenmesine olanak bulunmadığına karar vermiştir[2].

Hatta bu yıl enflasyon verileri dikkate alındığında önümüzdeki yıl parasal sınır tutarlarının yeniden değerleme oranı ölçüsünde yani oldukça yüksek bir tutarda artırılacaktır. Ve bu çok ciddi bir sorun doğuracak. Şöyle ki; 2022 yılında istinaf hakkı olan davalar 2023'te karar verilirse bir kısım davanın istinaf yolu kapanmış olacak. Aynı sorun Danıştay'da temyiz için de geçerlidir.

Yani Bölge İdare Mahkemesi kararı 2022'de verse temyize gidebiliyorken 2023'te kararı verse aynı dava için belki temyize gidilemeyecek ve hak kayıpları yaşanacak.

Bu nedenle, kişilerin hak arama özgürlüğünün temini için 2577 sayılı Kanun'a istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilmesi için öngörülen parasal sınırların davanın açıldığı tarihteki tutara göre belirleneceği şeklinde bir ifadenin ivedilikle eklenmesinin yerinde olacağı kanaatindeyim.

Ve maalesef ki enflasyonun bu denli yüksek olduğu hele şu dönemlerde bu sorun, aleni bir şekilde hak arama hürriyetini, mahkemeye erişim hakkını ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal etmektedir.

İvedi bir şekilde vatandaş lehine bir düzenleme yapılmalı.

[1] Dan. 13. D. 10.09.2020 tarih ve E. 2020/2231, K. 2020/2039 sayılı kararı.

[2] İzmir BİM 3. VDD, 10.09.2020 tarih ve E.2020/626, K. 2020/918 sayılı kararı.

T24| Murat BATI