Vergisiz kısmi bölünme müessesesiyle bir yandan şirketlere vergi avantajı sağlanmakta diğer yandan şirketlerin uzmanlaşmaya yönelerek etkin ve verimli bir şekilde çalışmaları sağlanmaktadır. Söz konusu maddede 7456 Sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle “taşınmazlar” ibaresi kanun metninden çıkarılmış ve böylelikle şirket aktifine kayıtlı taşınmazların kısmi bölünme yolu ile devrine son verilmiştir.

Kısmi bölünmeye ilişkin taşınmazların devrine yönelik değişiklik maddesi 01 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girecektir. Kanunun değişiklik maddesi yürürlüğe girmeden önce vergisiz bölünme yapmak isteyen şirketlerin bölünme işlemlerinde geçecek yasal süreleri de dikkate alarak geç kalmamalarını tavsiye ederiz.


Taşınmazların vergisiz kısmi bölünmesi Kurumlar

Vergisi Kanunu’nun 7456 Sayılı Kanun’la değişmeden önceki 19. Maddesi’ne göre tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi kısmî bölünme hükmündedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 20. Maddesi’nde kısmi bölünme işlemlerden doğan kârların hesaplanmayacağı ve vergilendirilmeyeceği, kısmî bölünme işlemlerinde, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarından varlıkları devralan kurumların devraldıkları varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olacakları hüküm altına alınmıştır. Kısmi bölünme kapsamında taşınmazlar, kayıtlı değerleri üzerinden mevcut ya da yeni kurulan şirkete devredilerek taşınmaz üzerinde bulunan vergi yükü mevcut veya yeni kurulan şirkete geçmektedir. Bölünen şirket, taşınmazın kayıtlı değeri üzerinden ayni sermaye olarak bir başka sermaye şirketine devredilebilmektedir.

Devir neticesinde taşınmazın devredildiği şirket nezdinde oluşan sermaye artırımı sebebiyle çıkarılan hisseler, bölünen şirkete verilebileceği gibi bölünen şirketin ortaklarına da verilebilmektedir. Taşınmazı devralan şirket ise devirden sonraki bir dönemde taşınmazı elden çıkarması halinde, satış değeri ile kayıtlı değer arasındaki fark kurum kazancına dâhil edilerek vergilendirilecektir. Bu nedenle taşınmazların kısmi bölünme yoluyla işletmelerden çıkarılması, işletmeler için bir vergi planlama aracı olarak kullanılmaktadır.

Bölünme işleminin diğer vergisel avantajları

Kısmi bölünme işlemleri, KDV Kanunu’nun 17/4-c maddesi kapsamında KDV’den istisna, birleşme, devir ve bölünmeler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden istisna, Harçlar Kanunu’nun 123. Maddesi uyarınca tapu harcından istisnadır. 7456 Sayılı Kanun’la yapılan değişiklik neticesinde, 1 Ocak 2024 tarihi itibariyle şirket aktifine kayıtlı taşınmazlar vergisiz olarak kısmi bölünmeye konu edilemeyecektir. Vergisel avantajlar nedeniyle aktifindeki taşınmazları kısmi bölünme kapsamında devretmek isteyen şirketlerin kısmi bölünme projelerinin tamamlanması için geçecek süreleri de dikkate alarak geç kalmamalarını öneririz.

Kaynak: Dünya | Mahmut Bülent YILDIRIM