Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamalar, ülkeye döviz kazandırma ve artık gelenekselleşen varlık barışının yanısıra, Türkiye’nin uluslararası yatırım çekme stratejisinde iddialı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Zamanlaması doğrudur; zira bölgesel jeopolitik gelişmeler nedeniyle uluslararası sermayenin yeni limanlar aradığı bir dönemden geçilmektedir.
Getirilmesi planlanan düzenlemeler
Kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen düzenleme paketinde şu konular yer almaktadır:
* İstanbul Finans Merkezi (İFM) kapsamında transit ticaret ve aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için %100 kurumlar vergisi indirimi (fiilen vergisiz yapı)
* İFM dışındaki transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazançlara %95 oranında vergi istisnası
* Bu teşviklerin, özellikle bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşıyan küresel şirketler için 20 yıl süreyle geçerli olması
* Bu merkezlerde çalışan nitelikli personele, ücret gelirleri için belirli şartlarla gelir vergisi istisnası
* Şirket kuruluşu, çalışma ve ikamet izni, vergi ve SGK işlemleri, İŞKUR süreçleri, arazi, teşvik ve ÇED izni gibi yatırımla ilgili tüm işlemlerin tek bir merkezden takibine izin verecek “Tek Durak Büro” uygulaması
* İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranının %9’a, diğer ihracatçı kurumlar için ise %14’e indirilmesi
* Mimarlık, mühendislik, yazılım gibi sektörlerde yurt dışına hizmet yoluyla elde edilen gelir ve kazançların tamamının gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirimi
* Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye’ye yerleşmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançlarının vergilendirilmemesi ve bu kişilere veraset ve intikal vergisinin %1 oranında uygulanması
* Yurt dışında bulunan para, altın ve menkul varlıkların Türkiye’ye getirilmesini teşvik eden düşük vergi imkanı
* Dijital şirket uygulamasıyla, şirket kuruluş ve yönetiminin hızlı ve esnek hale getirilmesi
* Startup ve girişim sermayesi ekosistemine yönelik hisse opsiyonu teşviki ile hisseye dönüştürülebilir sade borçlanma mekanizmaları ile finansmana kolay erişim
* Terminal İstanbul Projesi’nin ilk aşaması yoluyla güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturulması
* Büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlara proje bazında hukuki öngörülebilirlik
Değerlendirme
Getirileceği ilan edilen düzenlemeler bir vergi teşvik paketi olmanın ötesinde, Türkiye’nin kendisini bölgesel bir yönetim, yatırım ve yüksek katma değerli sektörler bakımından hizmet merkezi olarak konumlandırma isteğine işaret etmektedir.
Ancak, kısa bir süre önce yürürlüğe giren yerel asgari kurumlar vergisi (2025 kazançlarından itibaren) ile küresel asgari kurumlar vergisi (2024 kazançlarından itibaren) getirilmek istenen vergi istisnalarının etkinliğini sınırlayabilecektir. Diğer yandan, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarındaki düzenlemeler de, Türkiye’de alınmayan verginin yurt dışında alınması gibi bir sonuca yol açabilirler. Bu bağlamda, vergi teşviklerinden ziyade doğrudan destekler şu aşamada daha doğru bir yöntem olarak görükmektedir.
Bir diğer önemli konu hukuk güvenliği garantisidir. Geçmiş yıllarda getirilen vergi teşvikleri yolun ortasında birden kaldırıldı ve yargı bu konularda ne yazık ki her zaman beklentileri karşılayamadı. Bu açıdan, tüm yatırımcılara yasal düzeyde kazanılmış hak garantisinin verilmesi önemlidir. TBMM’den geçecek paket ve buna bağlı ikincil düzenlemeler, sadece yerli yatırımcılar değil Körfez’den ayrılmak isteyen çokuluslu şirketler, Avrupa’ya yakın üretim yapmak isteyen Uzak Doğu’lu üreticiler, Türk Diasporası, Unicorn adayları gibi yatırımcılar açısından kuşkusuz yakınen takip edilecektir.
Prof. Dr. Funda BAŞARAN YAVAŞLAR-Dünya





