Pek çok iş insanı yapay zekâyı verimlilik ve kar­lılık ile özdeşleştiriyor. Bun­da iş dünyasına pompalanan ana akım “AI sizi kurtaracak” mesajının da etkisi büyük. Geçenlerde yönetim kurulu üyesi olduğum şirketin Yöne­tim Kurulu Başkanı olan dos­tum şaka yollu takılarak “ho­cam yönetim danışmanları­nın, hatta bağımsız üyelerin dahi işi bitiyor, yakında yapay zekâlı yönetim kurulu üye­leri göreceğiz, sen ne yapa­caksın?” diye takıldı. “Ben de Ege’ye yerleşip bir cafe aça­rım” diye şakayla cevap ver­dim. Aslında bu tüm meslek­ler için geçerli.

AI sihirli değnek mi?

Yapay zekâ, özellikle de agentic AI, bugün pek çok tek­rarlayan, rutin, veriye dayalı işi ele aldı ve götürüyor. Yakında iş gücüne katılacak insansı ro­botların da bazı mavi yaka iş­lerini devralmasıyla, esasen iş gücü talebinde azalma olması beklenebilir. Dı­şarıdan şirketlere hizmet veren pek çok iş kolu (siber­güvenlik, mali da­nışmanlık, yöne­tim danışmanlığı) da muhakkak et­kilecek. Patronlar artık birine sora­cağı şeyi AI’a so­rup cevap alabili­yor. Buna vergi, sermaye artı­rımı, risk yönetimi veya finans gibi kompleks konular da dahil.

Öte yandan, burada dikkat edilmesi gereken bazı konular ortaya çıkıyor.

1 Yapay zekâ işletmenin bü­tününe, özellikle de kültür, insan, teamüller, dengeler ve ilişkilere hakim değil. Gerçek zamanlı hakimiyet kurması da zor. Bildiğiniz üzere kültür stratejiyi kahvaltı olarak yer.

2 AI, sahip olduğu veri seti ve öğrenme modelleri ile size bir görüş veriyor. Bazen ve hatta bazı konularda sıklık­la yönetsel, stratejik, hukuki konularda, bu taraftaki eksik­ler nedeniyle hata yapıyor. Bu da daha şimdiden şirketlerde daha ciddi sorunlara yol açma­ya başladı.

3 AI modellenen bir sistemi işletme ve raporlama da iyi olsa da modeli kurma tarafın­da özellikle insani tecrübeler, içgörüler ve sezgiler bence çok etkili. Bunun yerine geçme ih­timali en az birkaç sene daha yok.

4 Özellikle yönetim kurulu ve CEO seviyesinde, dönü­şümcü liderlik ve gözetim ih­tiyacını hala karşılayamıyor. Verileri bir araya getirip, kül­tür ve insanı da göz önünde bulundurup, içgörü ve sezgi ile harmanlanan kararları yine en tepede insan vermek zorunda. En az on sene böyle diyorum.

Dolayısıyla bizim Ege’de ca­fe açma işine daha on sene var. Emekli olmaya karar verip, kendi kararımla gidersem o ayrı. Aslında bu dönemde, yö­netim danışmanları olarak te­lefonumuz her zamankinden çok çalıyor. Sebep, AI ile bir­likte ülkedeki zorlu makro ko­şullar, jeopolitik/jeoekonomik değişim ve şirketlerin yönet­sel karmaşalarının stratejileri, iş modellerini, yetenek yapı­sını, operasyonları ve perfor­mans izleme ihtiyaçlarını de­rinden etkilemesi.

AI ile bunları çözerim de­mek iyimser. Patron dostla­rımda bu şirketi biz kurduk, en doğrusunu biz biliriz, üste­lik artık yanımızda AI da var düşüncesi hakim. Buna say­gı duyuyorum ama katılmı­yorum. İSO 1000 sonuçlarına bir bakın. Ülkede özellikle sa­nayi hiç de iyi durumda değil. Kar ve EBITDA rakamları bi­ze başka bir hikaye anlatıyor. Bize eski tecrübeler, eski yö­netim biçimleri ve AI desteği yetmiyor. Karlı değiliz. Üstelik reel olarak da büyümüyoruz. Reel büyüme yoksa, küçülüyo­ruz demektir.

AI bize yetmeyecek

Bize, sağlam yönetim fel­sefeleri ve sistemleri lazım. Bu modelleri uygulayabile­cek yetenekler lazım. Elbette bize bu modelleri getirebile­cek, dönüşümcü yönetim ku­rulu üyeleri ve danışmanlar lazım. AI merakımızı gidere­bilir, bizi daha bilgili ve hazır­lıklı kılabilir ama AI bir yöne­tim modeli değil! Şirketinizi uçtan uca yönetmeyecek. Bu­nu siz yapacaksınız, ama doğ­ru model ve felsefeler ile.

Stratejik rezonans modeli, AI’ı nasıl daha etkin kullana­cağınızı da tanımlayan, başa­rılı ve bu topraklardan çıkmış bir yönetim modeli. Bir göz atmanızı öneririm.

Dr.Bertan Kaya